Müdafi, kural olarak soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Bu yetki, ancak soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla ve yalnızca kanunda sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda kısıtlanabilir. Şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlerin tutanakları kısıtlamanın dışındadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesinin birinci fıkrasına göre müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Bu yetki savunma hakkının kullanılabilmesinin ön koşuludur.
Maddenin beşinci fıkrasına göre bu haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır. Böylece mağdur tarafı da, kısıtlama kararı bulunmadığı sürece dosyayı vekili aracılığıyla inceleyebilir.
Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Karar savcı tarafından değil hâkim tarafından verilir ve gerekçe gösterilmesi gerekir.
Bu karar ancak kanunda sınırlı biçimde sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir. Sayılan suçlar dışında kalan bir soruşturmada kısıtlama kararı verilmesi hukuken mümkün değildir.
Kanun, Türk Ceza Kanunu bakımından kasten öldürme, birinci fıkrası hariç cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarını saymıştır.
Ayrıca 6136 sayılı Kanun'da tanımlanan silah kaçakçılığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde tanımlanan zimmet suçu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda tanımlanan suçlar bakımından da kısıtlama kararı verilebilir.
Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında kısıtlama uygulanmaz. Bu belgeler kısıtlama kararı bulunsa dahi incelenebilir.
Bu istisna, savunmanın en azından isnadın dayanağını ve kendisinin katıldığı işlemleri bilmesini sağlamaya yöneliktir. Uygulamada bu belgelerin verilmemesi, savunma hakkının kısıtlanması iddiasına dayanak oluşturabilir.
Kanunun dördüncü fıkrasına göre müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir. Böylece kısıtlama iddianamenin kabulüyle son bulur.
Kısıtlama kararı 157. maddede düzenlenen soruşturmanın gizliliği ilkesinden farklıdır. Gizlilik, soruşturma işlemlerinin üçüncü kişilere karşı gizliliğini ifade eder ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla uygulanır; kısıtlama ise müdafinin dosya inceleme yetkisine yönelik özel bir sınırlamadır.
Kısıtlama kararı hâkim kararı niteliğinde olduğundan, kanunda öngörülen itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazda, soruşturma konusu suçun kanunda sayılan suçlar arasında bulunmadığı, kararın gerekçesiz olduğu veya soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecek somut bir durumun ortaya konulmadığı ileri sürülebilir.
Ayrıca kısıtlama kararı bulunsa bile, kanunun açıkça dışarıda bıraktığı belgelerin verilmesi talep edilebilir. Bu taleplerin dosyaya yazılı olarak sunulması, sonraki aşamalarda savunma hakkının kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesini sağlar.
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim verir. Savcının tek başına verdiği bir kısıtlama kararı söz konusu olamaz.
Hayır. Karar yalnızca kanunda sınırlı olarak sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir.
İddianamenin mahkemece kabul edildiği tarihten itibaren müdafi dosyayı ve delilleri inceleyebilir; belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
Dosya inceleme haklarından suçtan zarar görenin vekili de yararlanır; kısıtlama kararı verildiğinde bu yetki bakımından da sonuç doğurur.
Hayır. Gizlilik soruşturma işlemlerinin genel olarak gizli yürütülmesini; kısıtlama ise müdafinin dosya inceleme ve örnek alma yetkisinin sınırlanmasını ifade eder.
Şüpheli, sanık, mağdur veya katılan sıfatıyla yürüyen soruşturma ve davalarda savunma hazırlığı, dilekçe düzenlenmesi, delil talepleri ve kanun yolu başvuruları konusunda büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.