Marka sahibi, hakkına yönelik bir kullanıma uzun süre ve bilerek sessiz kalırsa, sonradan açacağı hükümsüzlük veya tecavüz davası sessiz kalma nedeniyle reddedilebilir.
Marka sahibinin, sonraki bir markanın kullanıldığını bilmesine rağmen makul olmayan ölçüde uzun süre buna ses çıkarmaması, dürüstlük kuralı gereği dava hakkının sınırlanması sonucunu doğurabilir.
Hak kaybının doğması için marka sahibinin sonraki kullanımdan haberdar olması, uzunca bir süre sessiz kalması ve karşı tarafın markayı iyi niyetle kullanması aranır. Kötüniyetli tescil ve kullanımda bu kural uygulanmaz.
Uygulamada genellikle beş yıllık bir sessiz kalma süresi esas alınır. Bu süre dolduğunda marka sahibi, hükümsüzlük veya tecavüzün durdurulması talebinden yoksun kalabilir.
Tescil, itiraz, devir ve tecavüz davalarında TÜRKPATENT nezdinde ve mahkemelerde haklarınızı koruyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak sınai mülkiyet portföyünüzü güvence altına alalım.
Tescilli bir markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılınması ve şartları.
Devamını oku ›MakaleSMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›MakaleKötü niyetli marka başvurusunun sonuçları, itiraz ve hükümsüzlük yolları ile SMK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleTescilsiz markanın önceye dayalı kullanım ve haksız rekabet yoluyla korunması ile yasal dayanak.
Devamını oku ›MakaleResmî Marka Bülteni'nde yayımlanan başvuruya itiraz süreci ve gerekçeleri.
Devamını oku ›MakaleTanınmış markanın tanımı, farklı sınıflarda korunması, sulandırmaya karşı koruma ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›