Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemler, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kanunda yazılı parasal sınırı geçtiği takdirde senetle ispat olunur. Bu sınır 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200 ile belirlenmiş olup, aynı Kanunun ek 1. maddesi uyarınca her takvim yılı başında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır. Uygulanacak tutar, işlemin yapıldığı yıla göre belirlenir.
Kural, belirli bir değeri aşan hukuki işlemlerin yazılı delille kanıtlanmasını gerektirir. Bu işlemlerin miktar veya değeri sonradan ödeme ya da borçtan kurtarma gibi bir nedenle sınırın altına düşse bile, işlem senetsiz ispat olunamaz. Ölçüt, işlemin yapıldığı andaki değerdir.
Parasal sınır kanunda sabit bir rakam gibi görünse de her yıl yeniden değerleme oranında yükseltilir. Bu nedenle bir uyuşmazlıkta hangi tutarın uygulanacağı, işlemin gerçekleştiği takvim yılına bakılarak tespit edilmelidir.
Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler, parasal sınırın altında bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Bu kural senetle ispat zorunluluğundan ayrı ve daha katıdır.
Örneğin senette yazılı borcun aslında ödendiği, bedelsiz olduğu ya da başka bir anlaşmayla değiştirildiği iddiaları tanıkla kanıtlanamaz. Bu iddiaların yazılı delille veya karşı tarafın ikrarı ya da yemini gibi kesin delillerle ortaya konması gerekir.
Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte o işlemi muhtemel gösteren belgedir.
Bu belgenin, kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması aranır. İmzasız bir dekont, karşı tarafın el yazısıyla düştüğü not, gönderdiği elektronik posta veya kısa mesaj somut olayın koşullarına göre delil başlangıcı sayılabilir.
Kanun, senetle ispat zorunluluğunun istisnalarını sayar. Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir. Aynı şekilde işin niteliğine ve tarafların durumuna göre senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş işlemler de bu kapsamdadır.
Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler; hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları; hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları da tanıkla ispat edilebilir.
Ayrıca senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde ya da noterlikte kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâlinde de tanık dinlenir.
Senetle ispatı gereken hususlarda, kanundaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati alınırsa tanık dinlenebilir. Bu muvafakatin duruşmada tutanağa geçirilmesi ve açık olması gerekir.
Susma veya itiraz etmemek tek başına muvafakat sayılmaz. Hâkimin, tanık dinlenmesine karşı çıkma imkânını hatırlatması ve tarafın buna rağmen açıkça kabul beyanında bulunması aranır. Bu nedenle karşı tarafın tanık listesine itiraz süresinde ve açık biçimde beyanda bulunulması önemlidir.
Senet, bir vakıanın kanıtı olmak üzere düzenlenen ve aleyhine delil olarak kullanılacak kişinin imzasını taşıyan yazılı belgedir. Resmî senetler noter veya yetkili memur önünde düzenlenir; adi senetler ise taraflarca hazırlanıp imzalanır.
Adi senetteki imza inkâr edilirse imza incelemesi yapılır. İmza inkâr edilmez veya inceleme sonunda aidiyeti belirlenirse senet, içeriği bakımından sahibi aleyhine kesin delil oluşturur.
Güvenli elektronik imzayla oluşturulan veriler de senet hükmündedir. Buna karşılık imza içermeyen yazışmalar, faturalar ya da tek taraflı tutulan kayıtlar kural olarak senet değil, olsa olsa delil başlangıcı sayılabilir.
Verilen miktar o yıl için geçerli parasal sınırı aşıyorsa kural olarak tanık dinlenemez. Ancak taraflar arasında yakın hısımlık varsa, karşı tarafça gönderilmiş bir yazışma delil başlangıcı sayılabiliyorsa veya karşı taraf açıkça muvafakat ederse tanık dinlenebilir.
Hayır. Senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikteki iddialar, tutarı ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez. Ödemenin makbuz, banka kaydı gibi yazılı delille kanıtlanması gerekir.
Karşı tarafça gönderilmiş ve iddia edilen işlemi muhtemel gösteren bir mesaj, somut olayın koşullarına göre delil başlangıcı kabul edilebilir. Bu durumda tanık dinlenmesinin yolu açılır; mesajın kime ait olduğunun tespiti önem taşır.
Evet. Kanundaki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan tutarların yeniden değerleme oranında artırılmasıyla belirlenir. Uyuşmazlıkta işlemin yapıldığı yıla ait tutar dikkate alınır.
Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tanık dinlenemese de yemin teklif edilebilir. Yemin, tarafın kendi lehine olan bir vakıayı karşı tarafa yemin ettirerek ispat etmesini sağlayan kesin delildir.
Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Dava öncesi ve dava sırasında delil tespitinin şartları.
Devamını oku ›MakaleTarafların ispat vasıtalarını sözleşmeyle belirlemesi ve sınırları.
Devamını oku ›MakaleDava dilekçesinde delil bildirimi ve zorunlu unsurlar.
Devamını oku ›