HMK m. 400'e göre taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir; bunun için hukuki yararın bulunması gerekir.
Delil tespiti, ileride kaybolma veya değişme riski taşıyan delillerin önceden güvence altına alınmasını sağlayan geçici hukuki korumadır: su baskınının izleri, ayıplı imalat, trafik kazasındaki araç hasarı ve inşaat komşuluğundaki çatlaklar tipik örneklerdir.
Tespit; dava açılmadan önce istenebileceği gibi, görülmekte olan davada henüz sırası gelmemiş deliller için de istenebilir.
Tespit, karşı tarafa gözdağı vermek için değil, ispat imkânını korumak için tasarlanmıştır; bu amaç dışına çıkan talepler hukuki yarar süzgecinde elenir.
Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilindeyse hukuki yarar var sayılır.
Onarım öncesi hasar, bozulabilir mal ve değiştirilebilir dijital kayıtlar gibi hâllerde bu ihtimal açıktır; amaç delil yaratmak değil, mevcut durumu belgelemektir.
Yarar değerlendirmesi tespit anına göre yapılır; sonradan ortaya çıkan gelişmeler talebi geçersiz kılmaz.
Dava açılmadan önce tespit; esas hakkındaki davaya bakacak mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu yer mahkemesinden istenir; dava sırasında talep, davanın görüldüğü mahkemeye yapılır.
Dilekçede tespiti istenen vakıa, deliller ve hukuki yararın dayandığı sebepler açıklanır; talep hakkında karşı taraf dinlenmeden de karar verilebilir, ancak tespit tutanağı ve rapor karşı tarafa tebliğ edilir.
Tespit talebi reddedilirse, koşullar değiştiğinde yeniden istenebilir; ret kararı esasa ilişkin hak kaybı doğurmaz.
Mahkeme; keşif yaparak mevcut durumu tutanağa geçirir, bilirkişiye teknik inceleme yaptırır veya kaybolma riski taşıyan tanık beyanlarını alır; fotoğraf ve ölçümler dosyaya eklenir.
Acele hâllerde tespit, talep günü dahi icra edilebilir; gecikmenin zarara yol açacağı durumlarda bu hız, kurumun asıl değeridir.
Tespit sırasında mevcut durumun değiştirilmemesi için gerekli önlemler tutanakla kayıt altına alınır.
Delil tespiti dosyası, asıl davanın eki sayılır; tespit edilen deliller, asıl davada diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir.
Karşı taraf, tespit raporuna itiraz edebilir ve asıl davada yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir; tespit, kesin hüküm oluşturmaz ama fiili durumu zamanında fotoğraflayan güçlü bir belge üretir.
Uygulamada tespit raporu, sulh görüşmelerinde de güçlü bir müzakere aracı işlevi görür.
Kira ilişkisinde tahliye sonrası hasar tespiti, eser sözleşmesinde ayıplı imalat, komşu inşaatın verdiği zarar ve trafik kazası hasarları, delil tespitinin en yoğun kullanıldığı alanlardır.
Dijital delillerde — mesajlaşmalar, web sayfaları, kayıt sistemleri — değiştirilme riski yüksek olduğundan tespit hızla istenmelidir.
Tespit giderleri talep edence karşılanır; asıl davada haklı çıkılması hâlinde yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebilir.
Evet; ileride açılacak davada ileri sürülecek vakıanın tespiti için dava öncesinde istenebilir.
Dava öncesinde, esas davaya bakacak mahkemeden veya incelenecek şeyin bulunduğu yer mahkemesinden; dava sırasında davanın görüldüğü mahkemeden istenir.
Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa.
Evet; acele hâllerde karşı taraf dinlenmeden karar verilebilir, tutanak ve rapor kendisine sonradan tebliğ edilir.
Kesin hüküm oluşturmaz; asıl davada diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir ve itiraza açıktır.
Dilekçeler, süreler ve kanun yolları konusunda destek için bize ulaşın.