Hatır senedi, gerçek bir borç olmadan lehtarın kredi bulması için düzenlenen bonodur; hatır def’i kural olarak yalnız lehtara karşı ileri sürülebilir (TTK m.687). Kambiyo takibinde bu def’i ödeme emrinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine bildirilmelidir (İİK m.168).
Hatır senedi, düzenleyenin lehtara karşı gerçekte bir borcu bulunmadığı hâlde, lehtarın bu senedi bankaya kırdırması, ciro etmesi veya teminat göstermesi için verilen kambiyo senedidir. Kanunda “hatır senedi” adıyla bir düzenleme yoktur; kavram öğreti ve uygulamada gelişmiştir ve sonuçları TTK m.687 ile TTK m.778 uyarınca bonoya da uygulanan def’i kuralları çerçevesinde belirlenir.
Senedin kendisi şekil yönünden olağan bir bonodan farksızdır. Bono metninde bono kelimesi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, düzenleme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunur (TTK m.776). Hatır niteliği senette görünmez; taraflar arasındaki ayrı bir anlaşmadan (hatır anlaşması) doğar.
Bu nedenle bono düzenleyen kişi, tıpkı poliçeyi kabul eden gibi sorumludur (TTK m.779). Hatır için imza atan kişi, senet dolaşıma girdiğinde gerçek bir borçlu gibi takip edilebilir.
Hatır anlaşması, senedin lehtar tarafından ödenmeyeceği veya vadeden önce karşılığının sağlanacağı yönünde bir kişisel ilişkidir. Bu ilişkiye dayanan def’i, doğrudan taraf olan lehtara karşı her zaman ileri sürülebilir; çünkü TTK m.687 yalnızca senedi devralan hamile karşı kişisel def’ileri sınırlar.
Dolayısıyla hatır gören lehtar senedi kendisi takibe koyarsa, düzenleyen borçlu olmadığını, senedin karşılıksız hatır için verildiğini ileri sürebilir. Ancak bu iddianın ispatı ayrı bir sorundur ve çoğu zaman belirleyici olan budur.
Hatır veren senedi üçüncü kişiye ödemek zorunda kalırsa, ödediği tutarı hatır anlaşmasına dayanarak lehtardan isteyebilir. Bu talep kambiyo hukukundan değil, taraflar arasındaki ilişkiden doğar ve genel hükümlere tabidir.
TTK m.687 uyarınca senetten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle arasındaki kişisel ilişkilere dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Bu hüküm TTK m.778 ile bonolara da uygulanır.
Hatır senedi zaten üçüncü kişilere kullanılmak için verildiğinden, uygulamada hamilin senedin hatır için düzenlendiğini bilmesi tek başına yeterli görülmez; hamilin borçluyu zarara sokmak amacıyla hareket ettiğinin ayrıca ispatı gerekir. Bu konudaki değerlendirme somut olaya göre yapılır.
Tahsil cirosunda durum farklıdır: senet “bedeli tahsil içindir” kaydıyla ciro edilmişse borçlu, cirantaya karşı ileri sürebileceği def’ileri hamile karşı da ileri sürebilir (TTK m.688).
HMK m.201 uyarınca senede bağlı bir iddiaya karşı, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler, miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez. Bu nedenle hatır iddiası kural olarak yazılı delille ispat edilmelidir.
Yazılı delil olarak lehtarın senedin hatır için verildiğini kabul eden yazısı, taraflar arasındaki protokol, mesajlaşmalar veya ödeme kayıtları kullanılabilir. Karşı tarafın verdiği ve iddiayı muhtemel gösteren bir belge delil başlangıcı sayılırsa tanık da dinlenebilir (HMK m.202).
Hatır ilişkisinin yakın akrabalar arasında kurulduğu hâllerde senetle ispat zorunluluğunun istisnası gündeme gelebilir (HMK m.203); ancak senede karşı ispat yasağı ayrıca değerlendirilir. Belge hazırlamadan hatır için imza atmak, ileride ispat imkânını büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Kambiyo senedine dayalı haciz yoluyla takipte borçlu, borçlu olmadığına ilişkin itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirmelidir (İİK m.168/5, m.169). Bu itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz.
İcra mahkemesi itirazı, borcun olmadığının resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatı hâlinde kabul eder (İİK m.169/a). Hatır iddiasının bu dar delil sınırı içinde kanıtlanması çoğu zaman güçtür.
İcra mahkemesinde sonuç alınamazsa borçlu, genel mahkemede menfi tespit davası açarak hatır ilişkisini tüm yazılı delilleriyle ispatlamaya çalışabilir. İtirazın esasa ilişkin nedenle reddi hâlinde en az yüzde yirmi oranında tazminat riski de bulunduğundan (İİK m.169/a) dayanaksız itirazdan kaçınılmalıdır.
Hatır senedi imzalamak, fiilen başkasının borcuna kefil olmaktan daha ağır sonuç doğurabilir: senet dolaşıma girdiğinde hatır veren, iyiniyetli hamile karşı asıl borçlu gibi sorumludur. İmza atmadan önce bu riski ödeme gücünüzle birlikte değerlendirin.
İmza atılacaksa, senedin tutarı, vadesi ve hatır için verildiği lehtarın imzasını taşıyan ayrı bir yazılı belgeye bağlanmalı; mümkünse senedin fotokopisi saklanmalıdır. Lehtarın senedi vadeden önce geri vereceği veya ödeme karşılığını sağlayacağı açıkça yazılmalıdır.
Takip başlamışsa ödeme emrinin tebliğ tarihini not edin; 5 günlük süre çok kısadır. İtiraz sebeplerinin tamamı bu süre içinde ve belgeleriyle birlikte icra mahkemesine sunulmalıdır.
Evet. Şekil şartlarını taşıyan hatır senedi geçerli bir bonodur; hatır niteliği yalnızca taraflar arasındaki kişisel ilişkiye ilişkin bir def’idir (TTK m.776, m.687).
Banka senedi iyiniyetle devraldıysa hatır def’ini bankaya karşı ileri süremezsiniz; ancak bankanın bile bile sizin zararınıza hareket ettiği ispatlanırsa durum değişir (TTK m.687).
Lehtar doğrudan tarafınız olduğundan hatır def’ini ona karşı ileri sürebilirsiniz; ancak iddianızı yazılı delille ispat etmeniz gerekir (HMK m.201).
Borca itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle yapılır (İİK m.168/5 ve m.169).
Kural olarak hayır; senede karşı tanıkla ispat yasağı vardır (HMK m.201). Delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa tanık dinlenebilir (HMK m.202).
Borcun olmadığını gösteren resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunulursa itiraz kabul edilir (İİK m.169/a).
Genel mahkemede menfi tespit davası açılabilir; icra mahkemesi kararı bu davayı engellemez (İİK m.169/a son fıkralar).
Ödediğiniz tutarı hatır anlaşmasına dayanarak hatır gören lehtardan genel hükümler çerçevesinde isteyebilirsiniz.
Bonoyu düzenleyen kişi, poliçeyi kabul eden gibi senedin asıl borçlusudur (TTK m.779).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Yetki itirazı, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı hâllerde.
Devamını oku ›MakaleFatura ve cari hesap alacağında ilamsız takip, 8 günlük fatura.
Devamını oku ›Makaleİtirazın iptali davası, ödeme emrine itiraz üzerine duran takibi.
Devamını oku ›