Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir (İİK m.106). Süre kaçırılırsa o mal üzerindeki haciz kalkar; satış talebiyle birlikte giderlerin tamamının peşin yatırılması zorunludur.
Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir (İİK m.106/1). Bu süre 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş ve taşınır–taşınmaz ayrımı kaldırılarak tek bir süreye bağlanmıştır.
Daha önce taşınırlar için altı ay, taşınmazlar için bir yıl olan ikili ayrım artık yoktur. Bugün her iki mal türü için de süre bir yıldır.
Sürenin başlangıcı haciz tarihidir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir (İİK m.106/1); yani maaş veya banka alacağı haczinde de aynı süre işler.
Süre içinde talepte bulunmak tek başına yeterli değildir: satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur (İİK m.106/3).
Giderler yatırılmazsa sonuç ağırdır: satış talebi vaki olmamış sayılır (İİK m.106/5). Yani talep hiç yapılmamış gibi değerlendirilir ve bir yıllık süre işlemeye devam eder.
Peşin yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü satış isteyene on beş günlük süre verir; bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi yine vaki olmamış sayılır (İİK m.106/6).
Bu giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir (İİK m.106/son).
Kanun, satışı istenmiş ama gerçekleştirilememiş mallar için ek süre tanır: bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar (İİK m.106/2).
Bu uzama kendiliğinden işler ve yalnızca satış isteyen alacaklı bakımından sonuç doğurur. Satış istememiş olan diğer alacaklılar bu uzamadan yararlanamaz.
Uzamanın koşulu, satışın usulüne uygun biçimde istenmiş ve artırmaya çıkılmış olmasıdır; gider yatırılmadığı için vaki olmamış sayılan bir talep bu sonucu doğurmaz.
Motorlu araçlar için kanun daha sıkı bir usul öngörmüştür: sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur (İİK m.106/4).
Burada üç talep tek bir bütün olarak ele alınır. Üçünden biri eksik yapılırsa veya giderlerin tamamı birlikte yatırılmazsa talep geçerli sayılmaz.
Muhafaza gideri de peşin yatırılacak kalemlere dâhildir; araç yediemin otoparkına çekileceğinden bu gider çoğu zaman diğerlerinden yüksek çıkar.
Uygulamada araç haczinde en sık yapılan hata, satış talebinin muhafaza talebinden ayrı ve sonraki bir tarihte yapılmasıdır; bu durumda süre korunmuş olmaz.
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar (İİK m.110/1).
Haczin kalkması kendiliğinden gerçekleşir; ayrıca bir karar verilmesi gerekmez. Resmî sicile kayıtlı mallarda, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczin kalktığının tespiti hâlinde sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir (İİK m.110/2).
Haczin kalkmasının bir de mali sonucu vardır: haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur (İİK m.110/3).
Haciz kalktıktan sonra alacaklı yeniden haciz isteyebilir; ancak bu, sıra bakımından yeni bir haciz sayılır ve arada konulmuş hacizlerin gerisinde kalır.
Kanun satış talebinin geri alınmasına izin verir, ancak bunu sınırlar: hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir (İİK m.110/1).
Talep geri alındıktan sonra kanuni süre içinde yenilenmezse haciz kalkar. Geri alma hakkı bir kez kullanıldığından, ikinci bir geri alma talebi hukuken sonuç doğurmaz.
Bu nedenle satış talebinin geri alınması, yalnızca borçluyla ödeme görüşmesi yürütülen ve sürenin dolmasına zaman bulunan dosyalarda tercih edilmelidir; aksi hâlde alacaklı hem haczi hem sırasını kaybeder.
Hacizden itibaren bir yıldır. Alacaklı veya borçlu bu süre içinde haczolunan malın satışını isteyebilir (İİK m.106/1).
Hayır. 7343 sayılı Kanun ile ikili ayrım kaldırılmıştır; her iki mal türü için de süre bir yıldır.
Satış talebi vaki olmamış sayılır (İİK m.106/5). Talep hiç yapılmamış gibi değerlendirilir ve bir yıllık süre işlemeye devam eder.
İcra müdürü satış isteyene on beş günlük süre verir; bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır (İİK m.106/6).
Bir yıl içinde satışı istenip de artırma sonucu satılamayan mal bakımından süre, satış isteyen alacaklı için bir yıl daha uzar (İİK m.106/2).
Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve giderlerinin tamamının birlikte ve peşin yatırılması zorunludur (İİK m.106/4).
O mal üzerindeki haciz kalkar (İİK m.110/1). Sicile kayıtlı mallarda haciz şerhi, sicili tutan idare tarafından terkin edilir.
Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala yönelik haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur (İİK m.110/3).
Bir defa. Hacizli malın satılması yönündeki talep yalnızca bir kez geri alınabilir (İİK m.110/1).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.