Evet; günlük dilde şahıs şirketi denilen ferdi işletmenin sahibinden ayrı bir tüzel kişiliği yoktur. İşletmeyi kendi adına işleten kişi tacirdir ve işletme borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur (TTK m.12/1). Banka hesabı, araç ve taşınmaz haczedilebilir; yalnız haline münasip ev gibi kanunda sayılan değerler haczedilemez (İİK m.82). İşletmeyi kapatmak borcu sona erdirmez; ticareti terk eden tacir, ilandan itibaren bir yıl iflas yoluyla takip edilebilir (İİK m.44).
Günlük dilde “şahıs şirketi” denilen yapı, bir gerçek kişinin kendi adına işlettiği ticari işletmedir. Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (6102 sayılı TTK m.11/1). Bu işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir (TTK m.12/1).
Teknik anlamda TTK'daki şahıs şirketleri kollektif ve komandit şirketlerdir; ferdi işletme ise bir şirket değil, işletme sahibinin malvarlığının bir parçasıdır. İşletmenin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından işletme adına yapılan her sözleşmenin borçlusu işletme sahibidir.
Ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen sınırı aşmayan kişi ise esnaftır (TTK m.15, TTK m.11/2). Esnaf ile tacir ayrımı sorumluluğun kapsamını değil, iflas gibi tacire özgü sonuçları etkiler. Ayrımın ölçütleri esnaf ile tacir ayrımı yazısında anlatılmıştır.
Evet. İşletme borcu ile işletme sahibinin kişisel borcu arasında hukuken bir ayrım bulunmadığından alacaklı, işletmenin kasası yanında sahibinin banka hesabına, aracına ve taşınmazına da haciz uygulatabilir. Konut kredisiyle alınmış ev, işletmede kullanılmayan araç veya kira geliri de bu kapsamdadır.
Kanun bazı malları haczedilemez sayar: ekonomik faaliyeti bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli eşya, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ailenin ortak kullanımındaki ev eşyası ve borçlunun haline münasip evi bunlardandır (2004 sayılı İİK m.82/1, bent 2, 3 ve 12). Meslek eşyası ve ev bakımından bu istisna, borcun o malın bedelinden doğmaması hâlinde geçerlidir; malın değeri fazlaysa borçlunun ihtiyacını karşılayacak kısım ona bırakılarak satılır (İİK m.82).
Borçlunun malları kaçırmak amacıyla eşine veya yakınlarına devrettiği durumlarda, elinde aciz belgesi bulunan alacaklı tasarrufun iptali davası açabilir (İİK m.277). Borçlu olmayan eşin kendi adına kayıtlı malları ise eş kefil veya müşterek borçlu değilse işletme borcu için takip edilemez.
Her iki durumda da işletme sahibi bütün malvarlığıyla sorumludur. Fark, iflas bakımındadır: tacir her türlü borcu için iflasa tabidir (TTK m.18/1) ve iflas yoluyla takip yalnız tacir sayılan veya tacirlere ilişkin hükümlere tabi kişiler hakkında yapılabilir (İİK m.43). Alacaklı tacire karşı haciz yoluyla takibi de seçebilir.
Esnafa tacirlere özgü hükümlerden yalnız TTK m.20 ve m.53 ile TMK m.950/2 uygulanır (TTK m.15). Bu nedenle esnaf hakkında iflas yoluyla takip yapılamaz; alacaklılar haciz yoluna başvurur. Bedenî çalışmasına dayanan esnafın mesleğini sürdürmesi için gerekli eşyanın haczedilememesi de bu kişiler için ayrıca önem taşır (İİK m.82/1, bent 2).
Hayır. İşletmenin kapatılıp ticaret sicilinden silinmesi, o güne kadar doğmuş borçları ortadan kaldırmaz; bu borçlar işletme sahibinin kişisel borcu olarak devam eder. Alacaklılar, işletme kapandıktan sonra da genel hükümler içinde takip başlatabilir.
Ticareti terk eden tacir, durumu 15 gün içinde kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmek ve bütün aktif ve pasifiyle alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmakla yükümlüdür (İİK m.44/1). Bu ilan tarihinden itibaren bir yıl içinde ticareti terk eden tacir hakkında iflas yoluyla takip yapılabilir (İİK m.44/2).
Ticareti terk eden tacir, mal beyanının verilmesinden itibaren iki ay boyunca haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez; eş, usul, füru ve ikinci dereceye kadar hısımlar bu dönemde yapılan edinimlerde iyiniyet iddiasında bulunamaz (İİK m.44/3-4). Kapanış öncesinde mal devri planlayan işletme sahibinin bu sınırlamayı bilmesi gerekir.
Ticari işletme bir bütün hâlinde devredilebilir; devir sözleşmesi yazılı yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir (TTK m.11/3). Bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan kişi, alacaklılara bildirim veya Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan tarihinden itibaren işletme borçlarından sorumlu olur; önceki borçlu da iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumluluğunu sürdürür (6098 sayılı TBK m.202/1-2).
Bildirim veya ilan yapılmadıkça bu iki yıllık süre işlemeye başlamaz (TBK m.202/4). Şahıs işletmesinin yeni kurulan bir limited şirkete aktif ve pasifleriyle devri de bu kapsamda değerlendirilir; şirketleşme, eski sahibin işletme borçlarından hemen kurtulması sonucunu doğurmaz. Devrin diğer sonuçları ticari işletme devri yazısındadır.
İşletme sahibi ölürse mirasçılar mirası ölümle kazanır ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (4721 sayılı TMK m.599). İşletme borçlarının malvarlığını aştığı düşünülüyorsa mirasçılar mirası üç ay içinde reddedebilir (TMK m.606).
Haline münasip ev haczedilemez; borç evin bedelinden doğmuşsa bu koruma işlemez ve evin değeri fazlaysa ihtiyaca yetecek kısım bırakılarak satılır (İİK m.82).
Eşiniz kefil veya müşterek borçlu değilse kural olarak hayır; mal kaçırma amacıyla yapılan devirler tasarrufun iptali davasına konu olabilir (İİK m.277).
Hayır; iflas yoluyla takip tacirler hakkında yapılır ve esnafa tacirlere özgü hükümlerden yalnız TTK m.20 ve m.53 uygulanır (İİK m.43, TTK m.15).
Evet; ticareti terk eden tacir hakkında ilan tarihinden itibaren bir yıl içinde iflas yoluyla takip yapılabilir (İİK m.44/2).
Hayır; bildirim veya ilandan itibaren iki yıl boyunca devralanla birlikte müteselsilen sorumlu kalırsınız (TBK m.202/2).
Hayır; işletmenin aktif ve pasifleriyle devrinde önceki sahip iki yıl süreyle devralanla birlikte sorumlu kalır (TBK m.202).
Borçlar mirasçılara geçer; mirasçılar mirası üç ay içinde reddedebilir (TMK m.599, m.606).
Sınırlı sorumluluk isteyen işletme sahibi için sermaye şirketine geçiş bir seçenektir; ancak geçiş öncesi borçların akıbeti devir hükümlerine göre ayrıca planlanmalıdır.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Esnaf ile tacir ayrımı TTK m.11 ve m.15 ölçütlerine göre yapılır
Devamını oku ›MakaleTicari işletmenin devri, malvarlığı unsurlarının tek sözleşmeyle geçişini sağlar; devrin…
Devamını oku ›MakaleLimited ve anonim şirket borcu için ortağın evine, maaşına haciz gelir mi? Özel borç ile vergi…
Devamını oku ›