Sağlık personeline görevi sebebiyle işlenen suçlar ağırlaştırılmış bir rejime tabidir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek m.12, kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında cezanın yarı oranında artırılacağını ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını düzenler. Özel sağlık kuruluşu personeli de bu suçlar bakımından kamu görevlisi sayılır.
3359 sayılı Kanun Ek m.12, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen belirli suçları özel bir rejime bağlar. Bunlar kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarıdır.
Maddenin (a) bendi, ilgili maddelere göre tayin edilecek cezaların yarı oranında artırılacağını öngörür. (b) bendi ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51 kapsamındaki hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir.
Kasten yaralama bakımından temel ceza 5237 sayılı Kanun m.86/1 uyarınca bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Etkinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde m.86/2 uygulanır.
Ek m.12, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılacağını açıkça belirtir.
Bu nitelendirme, kamu görevlisine karşı işlenen suçlara bağlanan ağırlaştırıcı sebeplerin özel sektörde çalışan sağlık personeli bakımından da uygulanabilmesi sonucunu doğurur. m.86/3 (c) bendi, kasten yaralamanın kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi hâlinde cezanın şikâyet aranmaksızın yarı oranında artırılacağını öngörür.
Maddenin birinci fıkrası 12/5/2022 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olup, yürürlükteki koruma esas olarak 2020 yılında eklenen fıkralarla sağlanmaktadır.
Ek m.12, sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanların kolluk görevlilerince yakalanacağını ve gerekli işlemler yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edileceğini düzenler.
Aynı fıkra, bu suçların soruşturmasında kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadelerinin işyerlerinde alınacağını öngörür. Bu hüküm özel sağlık kuruluşu personeli hakkında da uygulanır.
Düzenleme, mağdur personelin hizmetten uzak kalmasını önlemeyi ve bildirim önündeki pratik engelleri azaltmayı amaçlar.
Ek m.12, şiddetin meydana geldiği sağlık kurum veya kuruluşunda faile ya da yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli bulunması hâlinde hizmetin diğer personel tarafından verileceğini düzenler.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4, işverenin mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri almasını, organizasyonu yapmasını, gerekli araç ve gereçleri sağlamasını ve risk değerlendirmesi yapmasını veya yaptırmasını emreder.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, dışarıdan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını; dördüncü fıkrası ise iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetinin çalışanlara yansıtılamayacağını belirtir. Güvenlik personeli, kamera ve acil çağrı düzeni bu kapsamda değerlendirilir.
Şiddet mağduru personel, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar veren failden tazminat isteyebilir. Tedavi giderleri, iş göremezlik nedeniyle uğranılan kayıplar ve manevi tazminat talep edilebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25, kişilik hakkına yönelik saldırıda tespit, önleme ve tazminat istemlerini ayrıca güvence altına alır.
Kamera görüntüleri, olay tutanağı, tanık beyanları, adli rapor ve çağrı kayıtları temel delillerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199, görüntü ve ses kayıtları ile elektronik ortamdaki verileri belge saymaktadır.
Olayın hemen ardından kurum içi bildirim yapılması, güvenlik biriminin çağrılması ve olay tutanağının düzenlenmesi gerekir. Adli rapor alınması, yaralanmanın derecesinin tespiti bakımından zorunludur.
Şikâyet, kolluğa veya doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir. Kasten yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kaldığı hâller dışında birçok fiil bakımından soruşturma şikâyete bağlı değildir; bu nedenle bildirim önemlidir.
Evet. 3359 sayılı Kanun Ek m.12 uyarınca kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır ve hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.
Evet. Ek m.12, özel sağlık kuruluşlarında görev yapan personelin görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılacağını düzenler.
Ek m.12 uyarınca bu suçların soruşturmasında kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Hüküm özel kuruluş personeli için de geçerlidir.
Şiddetin meydana geldiği kuruluşta mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka personel varsa, hizmet ilgili diğer personel tarafından verilir. Bu kural Ek m.12 ile düzenlenmiştir.
Evet. 6098 sayılı Kanun m.49 uyarınca failden tazminat istenebilir; 4721 sayılı Kanun m.24 ve m.25 kişilik hakkına saldırı nedeniyle tespit, önleme ve tazminat istemlerini ayrıca güvence altına alır.
Tıbbi hata, hasta hakları ve sağlık mevzuatına ilişkin süreçlerde değerlendirme için bize ulaşın.
Hukuka uygun elde edilme ölçütü ve ispat gücü.
Devamını oku ›MakaleMobbing iddiasının ispatı ve işverenin sorumluluğu.
Devamını oku ›Makaleİş sağlığı ve güvenliği örgütlenmesinin çerçevesi.
Devamını oku ›