Sağ kalan eş, her zümreyle birlikte mirasçı olur ve payı birlikte bulunduğu zümreye göre değişir: altsoyla birlikte mirasın dörtte biri, ana-baba zümresiyle birlikte yarısı, büyük ana-büyük baba zümresiyle birlikte dörtte üçü; bunlar da yoksa mirasın tamamı. Miras payından önce mal rejiminin tasfiyesi yapılır ve eşin katılma alacağı ayrıca belirlenir.
Mirasbırakanın altsoyu (çocuk, torun) ile birlikte sağ kalan eş mirasın dörtte birini alır; kalan kısım altsoy arasında paylaşılır.
Ana-baba zümresiyle birlikte eşin payı yarıdır; büyük ana ve büyük baba zümresiyle birlikte dörtte üçtür. Bu zümreler de yoksa mirasın tamamı eşe kalır.
Ölümle mal rejimi sona erer ve önce tasfiye yapılır: edinilmiş mallara katılma rejiminde eş, katılma alacağı ve varsa değer artış payı talep eder.
Bu alacak miras payından bağımsızdır ve terekeden öncelikle karşılanır. Uygulamada eşin toplam hakkı, çoğu zaman miras payından çok bu tasfiyeden doğar.
Sağ kalan eş, aile konutu ve ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet veya intifa ya da oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; talep paylaşmada dikkate alınır.
Bu düzenleme eşin barınma güvenliğini korumaya yöneliktir ve diğer mirasçıların paylarından mahsup edilerek uygulanır.
Aile konutu üzerinde hak talep edecek eş, konutun tapu kaydını ve ortak yaşamın orada sürdüğünü gösteren yerleşim yeri kayıtlarını paylaşmadan önce hazırlamalıdır.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkının seçilmesi, diğer mirasçılarla uzlaşmayı kolaylaştırabilir; tercih yapılırken eşin yaşı ve konutun değeri birlikte düşünülmelidir.
Sağ kalan eş saklı paylı mirasçıdır; mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufları eşin saklı payını zedeleyemez.
Zedeleyen tasarruflar tenkis davasıyla indirilir; eş, tenkis davası açma hakkına sahiptir.
Boşanma kararı kesinleşmişse eş mirasçı olamaz; dava sırasında ölüm hâlinde ise davaya mirasçıların devam etmesi ve kusur şartlarının ispatı hâlinde eşin mirasçılığı sona erebilir.
Ayrılık kararı mirasçılığı kendiliğinden sona erdirmez; evlilik birliği hukuken devam eder.
Ölüm anında boşanma davası sürüyorsa dosyanın durumu ve kusur delilleri hemen incelenmeli; davanın devam ettirilip ettirilmeyeceği eşin mirasçılığını etkiler.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Mirasçılık belgesi alınırken eşin medeni hâlinin nüfus kaydında güncel olduğu kontrol edilmelidir; kayda işlenmemiş bir boşanma hatalı belgeye yol açabilir.
Ayrılık kararı bulunan eşlerde mirasçılık sürse de kararın tarihi ve içeriği, mal rejimi tasfiyesinin esası bakımından ayrıca incelenmelidir.
Doğru sıra şudur: mal rejimi tasfiyesi → eşin katılma alacağının ayrılması → kalan terekenin miras payları oranında paylaşılması.
Bu sıra atlanırsa eşin hakkı önemli ölçüde eksik hesaplanır; paylaşma davalarında en sık rastlanan hata budur.
Mal rejimi sözleşmesi varsa (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı) tasfiye o rejime göre yapılır; sözleşme tarihleri incelenmelidir.
Katılma alacağının hesabında malların edinme tarihleri önem taşıdığından, tapu ve araç kayıtlarının tarihçeli dökümleri tasfiye öncesinde alınmalıdır.
Mirasçılar arasında yazılı iletişim tercih edilmeli; sözlü mutabakatlar ispat sorunlarına yol açmaktadır.
Uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi her aşamada mümkündür ve çoğu zaman yargılama giderlerinden tasarruf sağlar.
Taşınmaz içeren terekelerde tapu kayıtlarının ve şerhlerin güncel örneği alınmalı; devir kısıtlamaları önceden görülmelidir. Eşin payı, onunla birlikte mirasçı olan kişilere göre değiştiğinden ölenin kardeşlerinin durumu da önem taşır; bu konu kardeşlerin mirasçılığı başlığında açıklanmıştır.
Altsoyla birlikte 1/4, ana-baba zümresiyle 1/2, büyük ana-baba zümresiyle 3/4; bu zümreler yoksa mirasın tamamı.
Hayır; ayrı bir alacaktır ve miras paylaşımından önce terekeden karşılanır.
Aile konutu ve ev eşyası üzerinde mülkiyet, intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; talep paylaşmada değerlendirilir.
Evet; ölüme bağlı tasarruflar eşin saklı payını zedeleyemez, zedelerse tenkis istenebilir.
Mirasçılar davaya devam edebilir; kusur şartlarının ispatı hâlinde eşin mirasçılığı sona erebilir.
Tereke, paylaşma ve mirasçılık işlemlerinde destek için bize ulaşın.