Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma yerine ayrılık isteyebilir ve hâkim bir yıldan üç yıla kadar ayrılığa karar verebilir (TMK m.167, 171). Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.172).
TMK m.170 uyarınca boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Ayrılık, evlilik birliğini sona erdirmeden eşlerin belirli bir süre ayrı yaşamasına hükmeden bir karardır.
Boşanmada evlilik kesin olarak sona ererken, ayrılık kararında eşler evli kalmaya devam eder. Ayrılığın amacı, eşlere bir düşünme süresi tanıyarak ortak hayatın yeniden kurulması imkânını korumaktır.
Ayrılık için ayrı bir sebep listesi yoktur; boşanma sebeplerinden biri (örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması, TMK m.166) ispatlanmalıdır. Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz (TMK m.184).
TMK m.167 uyarınca boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m.168).
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse hâkim boşanmaya karar veremez (TMK m.170/2). Yani ayrılık isteyen eş, boşanma hükmüyle karşılaşmaz; talep ile bağlılık ilkesi burada açıkça düzenlenmiştir.
Buna karşılık dava boşanmaya ilişkinse hâkim, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde boşanma yerine ayrılığa karar verebilir (TMK m.170/3). Bu olasılık yoksa ayrılık kararı verilemez.
TMK m.171 uyarınca ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Süre, ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
Sürenin belirlenmesinde hâkimin takdir yetkisi vardır; ancak bir yıldan kısa veya üç yıldan uzun ayrılık kararı verilemez. Süresiz ayrılık kanunda öngörülmemiştir.
Karara karşı kanun yoluna başvurulursa süre işlemeye başlamaz; çünkü başlangıç anı kararın verildiği gün değil, kesinleştiği gündür. Bu nedenle kesinleşme tarihinin kesinleşme şerhinden takip edilmesi gerekir.
TMK m.172 uyarınca süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ayrıca bir karar veya başvuru gerekmez; eşler hukuken ayrılık öncesi durumuna döner.
Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu hak yalnız ayrılık davasını açan eşe değil, diğer eşe de tanınmıştır.
Yeni açılan boşanma davasında boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur (TMK m.172/3). Kusur ve tazminat değerlendirmesinde ilk dosya bu nedenle önem taşır.
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169).
Mahkeme ayrılığa karar verirken de ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler; velayet kendisine verilmeyen eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182).
Ayrılık döneminde eşler arasındaki parasal katkı konusunda kanunda ayrılığa özgü bir nafaka maddesi bulunmaz. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, bir eşin istemi üzerine parasal katkı ile konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alabilir (TMK m.197).
Ayrılık, boşanma sebebinin ispatını gerektirir. Deliller, boşanma davasında olduğu gibi eksiksiz sunulmalıdır; ayrılık talebi daha “hafif” bir talep olduğu için ispat yükü azalmaz (TMK m.170, m.184).
Karşı taraf boşanma isterken siz ayrılık istiyorsanız, ortak hayatın yeniden kurulma olasılığını gösteren somut olguları (ortak çocuklar, barışma girişimleri, uzun evlilik süresi) dosyaya koymanız gerekir; aksi hâlde hâkim boşanmaya karar verebilir.
Ayrılık süresinin sonunda ortak hayat kurulmamışsa boşanma davası kendiliğinden açılmış sayılmaz; eşlerden birinin yeni bir dava açması gerekir (TMK m.172).
Bir yıldan üç yıla kadar verilebilir (TMK m.171).
Ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m.171).
Hayır, evlilik devam eder; ayrılık yalnız belirli süre ayrı yaşamaya hükmeder.
Hayır, dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez (TMK m.170).
Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa verebilir (TMK m.170).
Hayır, ayrılık sona erer; boşanma için eşlerden birinin dava açması gerekir (TMK m.172).
Eşlerden birinin yerleşim yerinde veya son altı aydır birlikte oturulan yerde açılır (TMK m.168).
Mahkeme ayrılıkta da kişisel ilişkiyi düzenler; velayeti almayan eş bakım giderlerine gücü oranında katılır (TMK m.182).
Evet, hâkim barınma, geçim ve çocuklara ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
4721 sayılı TMK kapsamında boşanma davası süresince alınabilecek.
Devamını oku ›MakaleMal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı: mülkiyetin ayrı kalması,.
Devamını oku ›MakaleBabalık davası, evlilik dışı doğan çocukla baba arasındaki soybağını.
Devamını oku ›