İşçinin ikramiye isteyebilmesi için bir anlaşma, çalışma şartı ya da işverenin tek taraflı taahhüdü bulunmalıdır; sözleşme ikramiye döneminden önce biterse çalışılan süreye düşen kısım ödenir (TBK m.405). Prim ve ikramiye dahil ücret alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır (İş K. m.32).
TBK m.405 uyarınca işveren bayram, yılbaşı veya doğum günü gibi belirli günler dolayısıyla işçilerine özel ikramiye verebilir; ancak işçinin ikramiyeyi isteme hakkı, bu konuda bir anlaşma, çalışma şartı veya işverenin tek taraflı taahhüdü varsa doğar.
Bu nedenle ikramiye kural olarak işverenin iyi niyetine bırakılmış bir ödeme değildir; iş sözleşmesinde, toplu iş sözleşmesinde, personel yönetmeliğinde veya yazılı bir duyuruda yer alıyorsa işçi bunu hukuken talep edebilir.
Yazılı bir düzenleme olmasa da ikramiyenin yıllarca düzenli ve koşulsuz ödenmesi, işyeri uygulaması yoluyla çalışma şartına dönüşebilir. Bu durumda işverenin ödemeyi tek taraflı olarak kesmesi tartışma konusu olur ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Kanunda “prim” için ayrı bir tanım yoktur; uygulamada satış, performans veya hedef primi olarak ücrete ek ödeme biçiminde karşımıza çıkar. İş Kanunu m.32, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakı birlikte anar ve bunların kural olarak Türk parası ile, işyerinde veya banka hesabına ödenmesini öngörür.
Asıl ücrete ek olarak cirodan veya kârdan pay verilmesi kararlaştırılmışsa, payın hesap dönemini izleyen en geç 3 ay içinde belirlenerek ödenmesi şarttır (TBK m.406). Üretilenden pay öngörülen hâllerde ise pay belirlenir belirlenmez ödenmelidir.
Aracılık karşılığı ücret kararlaştırılmışsa işçinin istem hakkı, aracılık yapılan işlemin üçüncü kişiyle geçerli olarak kurulmasıyla doğar ve işveren bu ücrete ilişkin yazılı hesap vermekle yükümlüdür (TBK m.404).
Evet. Hizmet sözleşmesi ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ermişse, ikramiyenin çalışılan süreye yansıyan bölümü ödenir (TBK m.405). Uygulamada buna kıst ikramiye denir.
Örneğin yıllık ikramiye yıl sonunda ödeniyorsa ve işçi yılın ortasında ayrılmışsa, çalıştığı döneme düşen oranda ikramiye talep edebilir. Sözleşmedeki “yıl sonunda işte olanlara ödenir” gibi kayıtların bu kanuni kural karşısındaki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
İş sözleşmesinin sona ermesinde işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülebilen menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur (İş K. m.32). Prim ve ikramiye alacakları da bu kapsamdadır.
İhbar tazminatı ve bildirim süresine ait ücretin hesabında, çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilen sözleşme ve kanundan doğan menfaatler de dikkate alınır (İş K. m.17).
Yargıtay uygulamasında süreklilik gösteren prim ve ikramiye ödemeleri, kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücrete yıllık tutarın günlük karşılığı olarak eklenmektedir. Arızi, bir defaya mahsus veya performansa bağlı olarak düzensiz ödenen primlerin hesaba katılıp katılmayacağı ise olayın özelliklerine göre tartışmalıdır.
Bu nedenle bordrolar ve banka kayıtları, ödemenin düzenli olup olmadığını göstermek açısından belirleyicidir.
Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri K. m.3). Arabulucu başvuruyu görevlendirmeden itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla 1 hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur (7036 sayılı K. m.3). Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde alacak davası açılır.
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır (İş K. m.32). Her ikramiye veya prim alacağı için süre, ilgili ödemenin muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
İkramiye veya prim talebinin temeli, ödemenin hangi belgeye dayandığıdır. İş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, personel yönetmeliği, prim sistemi duyuruları ve e-postalar bu nedenle saklanmalıdır.
Önceki yıllarda yapılan ödemeleri gösteren bordrolar ve banka hesap dökümleri, ödemenin düzenli bir çalışma şartına dönüştüğünü göstermek için önemlidir. Prim ve ikramiyeler kural olarak banka hesabına yatırıldığından (İş K. m.32) hesap hareketleri güçlü bir delildir.
Hedef primi talep ediliyorsa, hedeflerin ne olduğunu ve gerçekleştirildiğini gösteren satış raporları ve performans değerlendirmeleri de toplanmalıdır; kâr veya cirodan pay söz konusuysa işverenden hesap istenebilir.
Kanun ikramiyeyi genel olarak zorunlu kılmaz; ancak anlaşma, çalışma şartı veya işverenin taahhüdü varsa işçi isteyebilir (TBK m.405).
Evet. Sözleşme ikramiye döneminden önce sona ermişse çalıştığınız süreye düşen kısım ödenir (TBK m.405).
Cirodan veya kârdan pay, hesap dönemini izleyen en geç 3 ay içinde belirlenip ödenmelidir (TBK m.406).
Ücret alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır (İş K. m.32).
Hayır. Önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı K. m.3).
Arabulucu başvuruyu görevlendirmeden itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde en fazla 1 hafta uzatılabilir (7036 sayılı K. m.3).
Prim ve ikramiye kural olarak Türk parası ile işyerinde veya banka hesabına ödenir; banka zorunluluğu kapsamındaki işverenler banka dışında ödeyemez (İş K. m.32).
Yargıtay uygulamasında süreklilik gösteren ikramiye ve primler giydirilmiş ücrete eklenmektedir; ihbar tazminatında da para ile ölçülebilen menfaatler dikkate alınır (İş K. m.17).
Düzenli ve koşulsuz ödeme çalışma şartına dönüşmüşse tek taraflı kesilmesi tartışmalıdır; sonuç somut olaya ve belgelere göre değişir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Prim ve ikramiye alacakları sözleşme, işyeri uygulaması veya toplu iş.
Devamını oku ›MakaleÖdenmeyen ücret alacağı işçiye haklı fesih ve iş görmekten kaçınma.
Devamını oku ›Makaleİşçilik alacaklarında zamanaşımı kaç yıldır? Kıdem, ihbar, fazla.
Devamını oku ›