Mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz (TMK m.39); düzeltme davası yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde, nüfus müdürü veya görevlendireceği memur huzurunda görülür (5490 sayılı Kanun m.36). Dayanak belgeye aykırı yazılmış maddi hatalar ise dava gerekmeksizin nüfus müdürlüğünce düzeltilir (5490 sayılı Kanun m.35, 38).
Mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz (TMK m.39); kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kaydın anlamını değiştirecek şerh konulamaz (5490 sayılı Kanun m.35).
Bu kural, nüfus kayıtlarının resmî sicil niteliğinden kaynaklanır. Resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; ancak içeriklerinin doğru olmadığının ispatı, kanunda aksine hüküm yoksa herhangi bir şekle bağlı değildir (TMK m.7).
Dolayısıyla doğum tarihi, ad, soyadı, ana-baba adı veya doğum yeri gibi bir kaydın gerçeği yansıtmadığını ileri süren kişi, tanık dahil her türlü delille bunu mahkemede ispat edebilir. Kararın kesinleşmesiyle kayıt düzeltilir.
Olayların aile kütüklerine tescili sırasında yapılan maddi hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir (5490 sayılı Kanun m.35).
Dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kütüğe hatalı veya eksik tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler ile mükerrer kayıtlar maddi hata sayılır ve Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlüklerince düzeltilir veya tamamlanır (5490 sayılı Kanun m.38). Örneğin doğum raporunda doğru yazılan bir tarihin kütüğe yanlış aktarılması bu kapsamdadır.
Doğum yılı yazılıp ay ve günü yazılmamış olanların yaşının hesaplanmasında o yılın 1 Temmuz günü, ayı yazılıp günü belli olmayanlar için de o ayın ilk günü esas alınır (5490 sayılı Kanun m.39). Hatanın dayanak belgeden kaynaklandığı durumlarda ise idari yol yeterli olmaz ve dava açılması gerekir.
Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen kişiler ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 sayılı Kanun m.36).
Kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuruyla görülür ve karara bağlanır. Bu nedenle dava dilekçesinde nüfus müdürlüğünün davaya katılımının sağlanması ve kayıt örneklerinin eklenmesi gerekir.
Genel Müdürlük ve nüfus müdürlükleri mahkeme kararlarına karşı her türlü kanun yoluna başvurmaya yetkilidir (5490 sayılı Kanun m.37). Nüfus idaresinin karara itiraz etmesi, düzeltmenin tescil edilmesini kesinleşmeye kadar geciktirebilir.
Adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir; değişiklik nüfus siciline kaydedilir ve ilan olunur, bundan zarar gören kişi öğrendiği günden itibaren 1 yıl içinde kararın kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27).
Haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltmenin yeniden yapılması hâkimden istenebilir (5490 sayılı Kanun m.36). Ad değişikliğinde çocukların ana veya baba adı kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadı da nüfus müdürlüğünce düzeltilir.
Yaş düzeltme davalarında Yargıtay uygulamasında daha sıkı bir ispat aranmakta; tanık beyanlarının yanında okul kayıtları, kardeşlerin doğum tarihleri ve tam teşekküllü hastaneden alınan kemik yaşı raporu gibi bilimsel verilerin birlikte değerlendirildiği görülmektedir. Yaş düzeltmesinin emeklilik, askerlik veya ceza sorumluluğu gibi sonuçları olabileceği de gözetilmelidir.
Mahkeme kararıyla yapılan düzeltme, kesinleşmeyle nüfus kütüğüne işlenir; kesinleşmemiş kararla kayıt değiştirilemez (5490 sayılı Kanun m.35).
Ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK m.27). Yani adın veya soyadın değişmesi kişinin mirasçılık, borç veya soybağı ilişkilerini etkilemez; yalnızca kimlik bilgisini günceller.
Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder (5490 sayılı Kanun m.36). Başka bir kişiye ait kaydın kullanıldığına ilişkin başvurular ise dava yoluyla değil, Bakanlıkça incelenip sonuçlandırılır.
Önce nüfus müdürlüğünden kayıt örneğinizi ve kaydın dayanak belgesini isteyin. Hata dayanak belgeyle çelişiyorsa bir dilekçeyle maddi hata düzeltmesi talep edin; bu yol dava açmaktan çok daha kısa sürer.
Hata dayanak belgeden kaynaklanıyorsa, düzeltilmesini istediğiniz bilginin doğruluğunu gösteren okul, hastane, askerlik ve aile kayıtlarını toplayın. Tanık gösterecekseniz olayı yakından bilen kişileri tercih edin.
Sık yapılan hata, farklı resmî kurumlardaki kayıtların birbirini tutmadığını fark etmeden dava açmaktır. Düzeltme kesinleştikten sonra tapu, banka, sosyal güvenlik ve diploma kayıtlarının da güncellenmesi için ilgili kurumlara ayrıca başvurulmalıdır.
Yalnız dayanak belgeye aykırı maddi hatalar nüfus müdürlüğünce düzeltilir; diğerleri için mahkeme kararı gerekir (5490 sayılı Kanun m.35, 38).
Yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 sayılı Kanun m.36).
Evet, dava nüfus müdürü veya görevlendireceği memur huzuruyla görülür (5490 sayılı Kanun m.36).
Hata kütüğe aktarımda olmuşsa nüfus müdürlüğüne, dayanak belgede ise mahkemeye başvurmalısınız (5490 sayılı Kanun m.35).
Haklı sebep gerekir ve hâkimden istenir (TMK m.27).
Haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuda yeniden düzeltme istenebilir (5490 sayılı Kanun m.36).
Evet, nüfus müdürlüğü çocukların ana veya baba adı kaydını da düzeltir (5490 sayılı Kanun m.36).
Zarar gören kişi öğrendiği günden itibaren 1 yıl içinde kararın kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27).
Yalnız yıl yazılıysa o yılın 1 Temmuz günü esas alınır (5490 sayılı Kanun m.39).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Tapu kaydındaki yanlışlık, ilgililerin yazılı rızası yoksa ancak.
Devamını oku ›MakaleDoğum tarihinin düzeltilmesi, yerleşim yeri asliye hukuk.
Devamını oku ›MakaleGörevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine dosya, kanuni süre içinde.
Devamını oku ›