TMK m. 669 uyarınca yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Çeyiz, kuruluş sermayesi, malvarlığı devri veya borçtan kurtarma gibi altsoya yapılan kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir.
Denkleştirmede iade, mirasçının mirasbırakandan sağlararası olarak ve miras payına mahsuben aldığı karşılıksız kazandırmayı paylaşmada terekeye geri vermesidir. Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi bu yükümlülüğü yasal mirasçılara birbirlerine karşı yükler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak gibi altsoyuna karşılıksız yaptığı kazandırmalar, aksi açıkça belirtilmedikçe iadeye tâbidir.
Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.669Sözlükte gör: Denkleştirme ›Denkleştirme, mirasbırakanın sağlığında bazı mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmaların paylaşmada hesaba katılmasıdır; amaç mirasçılar arasında eşitliği sağlamaktır.
Kazandırma fiilen geri verilebileceği gibi, değerinin mirasçının payından düşülmesi yoluyla da denkleştirilebilir.
Kazandırmanın aynen iadesi mi yoksa değerinin paydan düşülmesi mi seçileceği, özellikle taşınmazlarda mirasçıların elinde kalacak mal dengesini değiştirir.
Çeyiz verilmesi, kuruluş sermayesi sağlanması, malvarlığı devri, borçtan kurtarma ve benzeri karşılıksız kazandırmalar altsoya yapılmışsa kural olarak denkleştirmeye tabidir.
Mirasbırakan aksini açıkça belirtmişse (denkleştirmeden muafiyet), kazandırma hesaba katılmaz; bu irade beyanı yazılı delillerle ispatlanır.
Yükümlülük yasal mirasçılar arasındadır; atanmış mirasçılar kural olarak denkleştirmeye tabi değildir.
Kazandırma yapılan kişi mirasçı sıfatını kaybederse (ret, mirastan çıkarma) denkleştirme yükümlülüğü de kural olarak sona erer.
Denkleştirme talebi paylaşma sırasında ileri sürüldüğünden, kazandırmayı alan mirasçının mirası reddedip reddetmediği erken aşamada netleştirilmelidir.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Hangi mirasçının yasal, hangisinin atanmış olduğu mirasçılık belgesi ve vasiyetname birlikte okunarak belirlenmeli; yükümlüler listesi bu ayrıma göre kurulmalıdır.
Kazandırma alan mirasçı, aldığı değeri kabul eden yazılı bir beyan verirse, bu beyan paylaşma hesabındaki tartışmayı önemli ölçüde daraltır.
Denkleştirme, mirasçılar arasındaki eşitliği sağlar ve yalnız yasal mirasçılar arasında işler; saklı payla ilgisi yoktur.
Tenkis ise saklı payı zedeleyen tasarrufların indirilmesidir ve saklı paylı mirasçıları korur. İki kurum aynı olayda birlikte gündeme gelebilir.
Denkleştirmede kural olarak kazandırmanın mirasın açıldığı andaki değeri esas alınır; bu, enflasyonist ortamda belirleyici bir ilkedir.
Kazandırılan mal elden çıkmışsa değeri hesaba katılır. Hesap, bilirkişi incelemesiyle yapılır ve paylaşma davasında sonuca bağlanır.
Değerleme için mirasın açıldığı tarihe ait emsal satış, kira ve ekspertiz bilgileri toplanmalı; bilirkişinin başka bir tarihi esas alması itiraz konusu yapılmalıdır.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Kazandırılan mal elden çıkarılmışsa satış sözleşmesi, tapu devir kaydı ve ödeme dekontları temin edilmeli; bu belgeler değer tartışmasının çıkış noktasıdır.
Mirasçılar değer konusunda uzlaşırsa esas alınan tarih ve yöntem de tutanağa yazılmalı; yalnız rakam içeren anlaşmalar sonradan yoruma açık kalır.
Bir çocuğa daire alınması, diğerine hiçbir şey verilmemesi tipik denkleştirme konusudur; tapu ve banka kayıtları delil olur.
Düğün, eğitim ve olağan aile giderleri kural olarak denkleştirmeye tabi değildir; olağanüstü nitelikteki kazandırmalar hesaba katılır.
Muvazaalı satış görünümündeki devirlerde ise denkleştirme değil, muris muvazaası ve tapu iptali davası gündeme gelir.
Bir çocuğa yapılan ödemenin borç mu bağış mı olduğu tartışmalıysa, havale açıklamaları ve aile içi yazışmalar kazandırmanın niteliğini gösterir.
Mirasçılar arasında yazılı iletişim tercih edilmeli; sözlü mutabakatlar ispat sorunlarına yol açmaktadır.
Uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi her aşamada mümkündür ve çoğu zaman yargılama giderlerinden tasarruf sağlar.
Çocuğa devredilen dairenin sonradan ipotek edilmesi veya satılması, iadenin aynen mi değer üzerinden mi yapılacağı tartışmasını doğrudan etkiler.
Mirasbırakanın sağlığında bazı mirasçılara yaptığı karşılıksız kazandırmaların paylaşmada hesaba katılmasıdır.
Çeyiz, kuruluş sermayesi, malvarlığı devri ve borçtan kurtarma gibi altsoya yapılan karşılıksız kazandırmalar; mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe.
Kural olarak hayır; yükümlülük yasal mirasçılar arasındadır.
Denkleştirme mirasçılar arası eşitliği sağlar; tenkis ise saklı payı zedeleyen tasarrufları indirir.
Kural olarak kazandırmanın mirasın açıldığı andaki değeri esas alınır.
Tereke, paylaşma ve mirasçılık işlemlerinde destek için bize ulaşın.