Borçlu mirasçının paylaşılmamış miras payı haczedilebilir; icra dairesi haczi diğer mirasçılara bildirir ve taşınmazdaki tasfiye payı için tapuya şerh verdirir (İİK m.94). Borçlu mirası alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla reddederse, alacaklılar 6 ay içinde reddin iptalini dava edebilir (TMK m.617).
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır (TMK m.599). Birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar aralarında miras ortaklığı doğar ve terekeye elbirliğiyle sahip olurlar (TMK m.640).
Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur; her birinin hakkı ortaklıktaki malların tamamına yaygındır (TMK m.701). Bu nedenle borçlu mirasçının terekedeki belirli bir taşınmazın “yarısı” gibi somut bir payı haczedilemez.
Haczedilen şey, borçlunun tasfiye sonunda kendisine düşecek haktır. Bu ayrım, haczin nasıl yapılacağını ve payın nasıl paraya çevrileceğini belirler.
Taksim edilmemiş bir miras hissesi haczedildiğinde icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen diğer mirasçılara haczi ihbar eder (İİK m.94/1). Böylece diğer mirasçıların borçlunun payını alacaklı aleyhine tasarrufta bulunması engellenir.
Borçlunun belirli bir taşınmazdaki tasfiye sonundaki payı haczedilmişse, icra memuru haciz şerhinin tapu kaydına işlenmesi için tapu müdürlüğüne yazı gönderir (İİK m.94/1). Taşınmazların tapuda hâlâ mirasbırakan adına kayıtlı olması bu haczi engellemez.
Haciz öncesinde borçlunun mirasçı olduğunun ve mirasçılar arasındaki oranının tespiti için mirasçılık belgesi gerekir. Mirasçılık belgesi sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir (TMK m.598); alacaklı da bu belgeyi almak için başvurabilir.
Borçlunun reddetmediği miras yoluyla kazandığı ancak henüz tapuya tescil ettirmediği mülkiyet hakkının borçlu adına tescili alacaklı tarafından istenebilir (İİK m.94/2). İcra dairesi, alacaklının bu işlemi takip edebileceğini tapu dairesine bildirir.
Bu yolla taşınmaz, mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti şeklinde tescil edilir; ardından borçlunun hissesine haciz şerhi konulur. Tescil için gereken yasal masraflar alacaklı tarafından yapılır ve ayrıca hükme gerek olmadan borçludan tahsil edilir (İİK m.94).
Tescil sırasında veraset ve intikal vergisi gibi yükümlülüklerin de gündeme gelebileceği unutulmamalıdır; bu konuda ilgili vergi mevzuatı ayrıca incelenmelidir.
Taksim edilmemiş bir miras payının satılması gerektiğinde icra memuru, satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar (İİK m.121). Mahkeme ilgilileri dinledikten sonra açık artırma yaptırabilir, satış için memur atayabilir veya gereken başka bir tedbiri alabilir.
Uygulamada sık başvurulan tedbir, alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisi verilmesidir. Her mirasçı her zaman paylaşmayı isteyebileceğinden (TMK m.642), yetki alan alacaklı da sulh hukuk mahkemesinde paylaşma isteyebilir.
Paylaşmada mallar kural olarak aynen, bu mümkün değilse satış yoluyla paylaştırılır (TMK m.642/2). Satıştan borçlunun payına düşen bedel, icra dosyasına aktarılarak alacaklıya ödenir.
Miras, yasal mirasçı için kural olarak ölümün öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde reddedilebilir (TMK m.606). Mirası reddeden kişi mirasçı sıfatını kaybeder ve alacaklıları da bu paya ulaşamaz.
Ancak malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla mirası reddederse, alacaklılar kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (TMK m.617).
Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir ve reddeden mirasçının payına düşen değerlerden önce davayı açan alacaklıların, sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir (TMK m.617/2).
İlk adım, borçlunun mirasçı olduğu mirasbırakanı ve terekedeki malları tespit etmektir. Mirasçılık belgesi alınarak borçlunun oranı belirlenir; tapu kayıtları ve banka hesapları araştırılır.
İkinci adımda icra dairesinden miras payının haczi istenir. Taşınmazlar için tapuya şerh, gerekirse İİK m.94/2 uyarınca mirasçılar adına tescil talep edilir; diğer mirasçılara haciz ihbarı yapılır.
Son adımda icra mahkemesinden satış yöntemi hakkında karar istenir ve genellikle ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisi alınır (İİK m.121). Borçlunun mirası reddettiği öğrenilirse altı aylık reddin iptali süresi derhâl takvime işlenmelidir.
Evet. Borçlunun tasfiye sonunda kendisine düşecek payı haczedilir ve diğer mirasçılara bildirilir (İİK m.94).
Evet. Alacaklı borçlu adına tescil isteyebilir ve tasfiye payına ilişkin haciz şerhi tapuya işlenir (İİK m.94).
İcra memuru satış yöntemini icra mahkemesinden sorar; mahkeme açık artırma veya başka bir tedbire karar verir (İİK m.121).
Uygulamada icra mahkemesinden alınan yetkiyle alacaklı paylaşma davası açabilir (İİK m.121; TMK m.642).
Ret alacaklılara zarar vermek amacıyla yapıldıysa ret tarihinden itibaren 6 ay içinde reddin iptali davası açılabilir (TMK m.617).
Yasal mirasçı için kural olarak ölümün öğrenilmesinden itibaren 3 aydır (TMK m.606).
Tereke üzerinde birlikte tasarruf edilir (TMK m.640); haciz ihbarından sonra alacaklı aleyhine tasarruf alacaklının haklarını etkiler.
Uygulamada alacaklı da hukuki yararını göstererek mirasçılık belgesi için başvurabilir (TMK m.598).
Hayır. Alacaklı miras payı dışında borçlunun diğer mal ve haklarını da haczettirebilir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Borçlunun hisseli taşınmazdaki payı haczedilebilir mi? Paylı.
Devamını oku ›MakaleToplu yapılarda yönetim ve ortak giderler; blok, ada ve toplu yapı.
Devamını oku ›MakaleMirasın gerçek reddi ve hükmen reddi: üç aylık süre, sürenin.
Devamını oku ›