HMK m. 114 uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdestlik) ile aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarındandır. Her ikisi de kamu düzenindendir: hâkim tarafından resen gözetilir ve varlığı hâlinde dava usulden reddedilir.
Derdestlik, aynı davanın halen görülmekte olmasıdır. Amaç, aynı uyuşmazlık hakkında çelişik kararlar verilmesini önlemektir.
Derdestlik için üç unsurun aynı olması aranır: taraflar, dava konusu ve dava sebebi. Bu üçlü kimlik yoksa derdestlik yoktur.
Derdestliğin tespiti için mahkeme, tarafların bildirdiği dosyaları veya UYAP kayıtlarını inceler; gerekirse önceki dosyanın getirtilmesine karar verir.
Sonraki davanın usulden reddi hâlinde davacı, önceki davada talebini genişletme yoluna gidebilir; bu, ikinci dava açmaktan daha ekonomik bir çözümdür.
Kesin hüküm, aynı uyuşmazlığın yeniden dava edilmesini engeller; hükmün kesinleşmesiyle doğar ve maddi anlamda kesin hüküm etkisi taşır.
Burada da taraflar, dava konusu ve sebep bakımından üçlü kimlik aranır. Feragat ve kabul de kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Kesin hüküm, hem tarafları hem de mahkemeyi bağlar; mahkeme aynı uyuşmazlığı yeniden inceleyemez. Bu, hukuki güvenlik ilkesinin doğrudan bir gereğidir.
Şekli anlamda kesinlik, karara karşı olağan kanun yollarının tükenmesini ifade eder; maddi anlamda kesinlik ise uyuşmazlığın esastan ve nihai olarak çözülmüş olmasıdır.
Taraflar aynı olmalıdır; taraf sıfatının yer değiştirmesi (davacı-davalı) kimliği bozmaz. Külli halefler de aynı taraf sayılır.
Dava konusu (talep sonucu) ve dava sebebi (vakıalar) aynı olmalıdır. Yeni vakıalara dayanan dava, kesin hükümle engellenmez.
Derdestlik itirazında sonraki tarihli dava reddedilir; hangi davanın önce açıldığı, dava dilekçesinin mahkemeye verildiği ve harcın yatırıldığı tarihe göre belirlenir.
Kesin hükmün objektif sınırı hüküm fıkrasıdır; gerekçedeki tespitler kural olarak kesin hüküm oluşturmaz. Ancak hüküm fıkrasının anlamlandırılmasında gerekçeye başvurulur.
Kesin hükmün sübjektif sınırı taraflar ve külli haleflerdir. Üçüncü kişiler kural olarak kesin hükümden etkilenmez; istisnaları kanunda düzenlenmiştir.
Derdestlik hâlinde sonraki dava usulden reddedilir; kesin hüküm hâlinde de dava reddedilir. İki hâlde de esasa girilmez.
Bu şartlar davanın her aşamasında resen incelenir; kanun yolunda dahi gözetilir. Taraflar da her zaman ileri sürebilir.
Yabancı mahkeme kararlarının kesin hüküm etkisi doğurabilmesi için tanıma kararı gerekir; tanınmamış yabancı karar Türkiye'de kesin hüküm oluşturmaz.
Hakem kararları da kesinleştiğinde kesin hüküm etkisi doğurur; aynı uyuşmazlık için mahkemede dava açılamaz.
Derdestlik itirazı, ilk itiraz olmayıp dava şartı niteliğindedir; bu nedenle cevap dilekçesiyle sınırlı değildir ve her aşamada ileri sürülebilir.
Aynı alacak için hem icra takibi hem dava yürütülmesi derdestlik oluşturmaz; icra takibi dava değildir. Ancak menfi tespit ve istirdat davalarında dikkat gerekir.
Kısmi dava açıldıktan sonra kalan kısım için açılan ek dava, konu farklı olduğundan derdestlik oluşturmaz.
Aynı olaydan doğan farklı taleplerin ayrı davalara konu edilmesi derdestlik oluşturmaz; örneğin maddi tazminat davası açılmışken manevi tazminat için ayrı dava açılabilir.
Dava dilekçesinde saklı tutulan haklar bakımından da kesin hüküm doğmaz; saklı tutulan bölüm için sonradan dava açılabilir.
UYAP üzerinden taraflar arasındaki derdest ve kesinleşmiş dosyalar sorgulanmalı; aynı konuda önceki dosya varsa dava stratejisi buna göre kurulmalıdır.
Önceki dava usulden reddedilmişse kesin hüküm etkisi doğmaz; esasa ilişkin ret ile usulden ret arasındaki fark belirleyicidir.
Yeni vakıalara dayanan taleplerde, dilekçede farklılık açıkça vurgulanmalıdır.
Aynı davanın halen görülmekte olmasıdır; sonraki dava usulden reddedilir.
Hükmün kesinleşmesiyle; aynı taraflar arasında aynı konu ve sebeple yeniden dava açılmasını engeller.
Taraflar, dava konusu ve dava sebebinin aynı olmasıdır; biri farklıysa itiraz dinlenmez.
Evet; her ikisi de dava şartıdır ve davanın her aşamasında resen gözetilir.
Hayır; esasa girilmeden verilen ret kararları maddi anlamda kesin hüküm etkisi taşımaz.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.