Kazanç kaybı, bedensel zarara uğrayan kişinin çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı gelirdir ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54/2 uyarınca istenebilecek bağımsız bir tazminat kalemidir. Geçici iş göremezlik döneminde fiilen elde edilemeyen gelir, kalıcı sakatlıkta ise çalışma gücündeki kayıp oranına göre bakiye ömür süresi boyunca oluşacak gelir azalması hesaplanır.
Hesabın çıkış noktası zarar görenin olay tarihindeki net geliridir. Ücretli çalışanlarda bordro, hizmet dökümü ve işveren kayıtları; serbest çalışanlarda vergi beyannameleri, meslek odası kayıtları ve ticari defterler esas alınır.
Gelir belgelenemiyorsa veya belgelenen gelir gerçeği yansıtmıyorsa, mesleğe göre elde edilebilecek asgari gelir düzeyi üzerinden hesap yapılır. Meslek kuruluşlarından alınacak emsal ücret yazıları bu noktada belirleyici olabilir.
Geçici iş göremezlik döneminde hesap basittir: iyileşme süresi boyunca elde edilemeyen net gelir toplanır. Bu süre, sağlık kurulu raporunda gösterilen istirahat ve tedavi süresine göre belirlenir.
Kalıcı sakatlık hâlinde ise çalışma gücündeki kalıcı kayıp oranı esas alınır. Tazminat, bu oranın gelire uygulanmasıyla bulunan yıllık kayıp üzerinden, zarar görenin bakiye ömür süresine göre hesaplanır.
Kalıcı kayıp hesabında bakiye ömür süresi, güncel yaşam tablolarına göre belirlenir. Hesap; aktif çalışma dönemi ve pasif dönem olmak üzere iki bölüme ayrılır ve her dönem için ayrı gelir varsayımı uygulanır.
Bilirkişi raporunun denetime elverişli olması için kullanılan yaşam tablosu, kayıp oranı, gelir tutarı ve iskonto yöntemi açıkça gösterilmelidir. Yöntemi gösterilmeyen hesap raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozma sebebi oluşturur.
Zarar görenin kendi kusuru varsa tazminattan müterafik kusur oranında indirim yapılır. Hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler, bedensel zararların belirlenmesinde gözetilemez ve zarardan indirilemez. Buna karşılık ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
Faiz başlangıcı 7589 sayılı Kanunla açık kurala bağlanmıştır. Zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına, haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilir.
Kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanır. Bu ayrım, hesap raporunun dönemleri ayrı ayrı göstermesini zorunlu kılar.
Kazanç kaybı tazminatı hesabı bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden, dava açılırken talep tutarının tam olarak belirlenmesi çoğu zaman mümkün değildir. Bu nedenle belirsiz alacak davası veya kısmi dava biçiminde talepte bulunulması yaygındır.
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır.
Kalıcı kayıp oranının sonradan artması hâlinde, zararın gelişen nitelikte olduğu kabul edilir ve zamanaşımı yeni durumun kesinleştiği tarihten itibaren değerlendirilir. Bu nedenle tedavi süreci tamamlanmadan kesin oranlı rapor alınmamalıdır.
Değildir. Kazanç kaybı, iyileşme sürecinde fiilen elde edilemeyen geliri karşılar. Çalışma gücü kaybı ise kalıcı sakatlık nedeniyle gelir elde etme kapasitesindeki azalmayı karşılayan ayrı bir kalemdir.
İsteyebilir. Gelir belgelenemiyorsa mesleğe göre elde edilebilecek asgari gelir düzeyi esas alınarak hesap yapılır. Meslek odası emsal ücret yazıları destekleyici delil olur.
Kullanılan gelir tutarı, kayıp oranı, bakiye ömür tablosu veya iskonto yöntemi hatalıysa itiraz edilir. Raporun denetime elverişli olması için bu unsurların açıkça gösterilmesi gerekir.
Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır. Fiil daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır.
Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.