Bir kişinin vücuduna acı veren, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan her kasıtlı eylem kasten yaralama suçunu oluşturur. Suçun cezası; yaralanmanın ağırlığına, kullanılan araca ve mağdurla failin ilişkisine göre önemli ölçüde değişir. Bu yazıda kasten yaralama suçunun türlerini, cezalarını, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını açıklıyoruz.
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinde düzenlenen kasten yaralama; bir kişiye karşı bilerek ve isteyerek gerçekleştirilen, vücuda acı veren veya sağlığını bozan eylemdir. Suç hem fiziksel hem de algılama/irade yeteneğini bozan müdahaleleri kapsar.
Cezanın belirlenmesinde ilk ölçüt, yaralanmanın ağırlığıdır:
Yaralamanın; eşe veya alt-üstsoya karşı, silahla, canavarca hisle, kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi hâlinde ceza artırılır. Örneğin silahla işlenen kasten yaralamada temel ceza yarı oranında artırılır ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar.
Yaralama; duyu veya organ kaybına, yüzde sabit ize, sürekli konuşma/çocuk yapma yeteneğinin kaybına, hayati tehlikeye ya da kemik kırığına yol açmışsa, ceza belirlenen oranlarda ağırlaştırılır. Bu hâllerde ceza, yaralamanın sonucuna göre kademeli olarak artar.
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilen kasten yaralama (TCK m.86/2) şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır; şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Buna karşılık daha ağır yaralamalar ile nitelikli hâller (örneğin silahla işlenen yaralama) şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamı dışındadır; bu suçlar kamu adına soruşturulur.
Kasten yaralama dosyalarında meşru savunma, haksız tahrik, cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) gibi kurumlar sonucu doğrudan etkiler. Hem şüpheli/sanık hem de mağdur açısından, delillerin (darp raporu, tanık, kamera kaydı) doğru toplanması ve sürecin bir ceza avukatıyla yürütülmesi büyük önem taşır.
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.86/2 uyarınca dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası; daha ağır yaralamalarda ise m.86/1 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür. Ceza, nitelikli hâllerin varlığına göre artırılır.
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Buna karşılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.86/3'te sayılan nitelikli hâllerde, örneğin silahla ya da eşe veya alt ve üstsoya karşı işlenmesi durumunda, suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralamanın duyu veya organ kaybı, yüzde sabit iz, iyileşme olanağı bulunmayan hastalık gibi ağır sonuçlara yol açmasıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.87'de düzenlenen bu hâllerde ceza, ortaya çıkan sonucun ağırlığına göre artırılarak belirlenir.
İster şüpheli/sanık ister mağdur olun, kasten yaralama soruşturma ve davalarında haklarınızın korunması için CMY Hukuk & Danışmanlık olarak savunma ve takip hizmeti veriyoruz. Dosyanızı değerlendirelim, vakit kaybetmeden bize ulaşın.
6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakalePatent ve faydalı model kavramları, tescil süreci ve patent davaları.
Devamını oku ›MakaleTasarım tanımı, tescilli/tescilsiz tasarım ve tasarım davaları.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleBelirli suçlarda kamu davası açılmadan önce sanığın belirli bir miktar ödeme yaparak yargılamadan kurtulması olan önödeme TCK m.75 kapsamında anlatılır.
Devamını oku ›Makale5237 sayılı TCK kapsamında hukuka uygunluk sebebi olan meşru savunma ile kusurluluğu kaldıran zorunluluk hâli.
Devamını oku ›