Kamulaştırmasız el atma, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma yapmaksızın taşınmaza fiilen el koyması veya taşınmazı kamu hizmetine tahsis etmesidir. Malik, taşınmazın bedelinin ödenmesini dava edebilir; 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasındaki el koymalarda 2942 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi uyarınca önce uzlaşma başvurusu yapılması dava şartıdır.
İdare, özel mülkiyetteki taşınmazı ancak kamulaştırma usulüyle edinebilir. Bu usul işletilmeden taşınmaza fiilen el konulması — yol, park, okul yapılması, enerji nakil hattı geçirilmesi gibi — kamulaştırmasız el atma olarak adlandırılır.
El atma fiili olabileceği gibi hukuki de olabilir: taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılıp uzun süre kamulaştırılmaması da mülkiyet hakkını kısıtlayan bir müdahale oluşturur ve tazminat doğurabilir.
2942 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi; 9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya üzerinde tesis yapılan taşınmazlar için özel bir usul öngörür: mülkiyetten doğan taleplerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
Bedel; kıymet takdir komisyonunca, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınarak ve Kanunun 11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir.
İdarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine uzlaşma komisyonu, en geç altı ay içinde talep sahibini görüşmeye davet eder; uzlaşma, trampa, sınırlı ayni hak tanınması, imar hakkı kullandırılması veya nakdi bedel üzerinden yapılabilir.
Görüşmeler, davete icabetten itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır ve tutanağa bağlanır; uzlaşılırsa sözleşme uyarınca taşınmaz resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir; mahkeme, taşınmazın dava tarihindeki değerini bilirkişi incelemesiyle tespit eder ve taşınmazın idare adına tesciline hükmeder.
Tescile ilişkin hüküm kesindir; taraflar yalnızca bedele ilişkin kanun yoluna başvurabilir. Bu davalarda harç ve vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir.
4 Kasım 1983 sonrasındaki fiili el atmalarda malik, genel hükümlere göre taşınmaz bedelinin tahsilini ister; fiili el atmalarda yargı yolu adli yargıdır ve dava taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır.
İmar planından kaynaklanan hukuki el atmalarda ise uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gündeme gelir; el atmanın fiili mi hukuki mi olduğu, görevli yargı yerini belirleyen kilit sorudur.
Geçici 6 ncı madde uyarınca kesinleşen alacaklar için idare bütçelerinden pay ayrılır; ödemeler gerektiğinde sonraki yıllara yayılarak taksitlerle yapılır ve taksit süresince kanuni faiz işler.
Bu madde uyarınca ödenecek bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez; bu hüküm, tahsilat aşamasında maliklerin karşılaştığı en önemli sınırlamadır.
Uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez; bu güvence, maliklerin uzlaşma masasına oturmasını kolaylaştırır.
Fiili el atmalarda taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde; imar planından doğan hukuki el atmalarda idari yargıda açılır.
1956-1983 dönemi el koymalarında evet; geçici 6 ncı madde uyarınca uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
Uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılabilir.
Taşınmazın nitelikleri esas alınarak, Kanunun değer biçme esaslarına göre bilirkişi incelemesiyle belirlenir; davada tespit edilen bedel dava tarihindeki değerdir.
Evet; ödemeler bütçe imkânlarına göre sonraki yıllara yayılabilir, taksit süresince kanuni faiz ödenir.
Tapu, imar ve kamulaştırma uyuşmazlıklarında hukuki destek için bize ulaşın.