İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer (İş K. m.6/1). Devir, tek başına fesih sebebi değildir.
İşyeri devrinde iş sözleşmeleri sona ermez; taraf değiştirerek devam eder. Kanun bunu açıkça düzenler: işyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer (İş K. m.6/1).
Geçiş kendiliğinden gerçekleşir; işçinin veya devralanın ayrıca bir kabul beyanı gerekmez. Yeni bir sözleşme imzalanması da şart değildir.
Devrin "hukukî bir işleme dayalı" olması aranır: satış, bağış, kira, intifa veya birleşme gibi. Fiilî bir el değiştirme bu kapsamda değerlendirilmez.
Devrin işçi bakımından en önemli sonucu kıdemin korunmasıdır: devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür (İş K. m.6/2).
Bu kural ihbar süresi, yıllık izin süresi ve kıdem tazminatı gibi kıdeme bağlı tüm haklarda uygulanır. İşçi, devirle birlikte "sıfırdan" başlamış sayılmaz.
Dolayısıyla devralan işveren, ileride sözleşme sona erdiğinde kıdem tazminatını işçinin devreden işveren yanındaki işe başlama tarihinden itibaren hesaplamak zorundadır.
İşe iade bakımından aranan altı aylık kıdem de aynı mantıkla değerlendirilir; kıdem devirle kesintiye uğramaz.
Devirden önce doğmuş alacaklar bakımından kanun ikili bir sorumluluk kurar: devir hâlinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar (İş K. m.6/3).
Sorumluluğun iki koşulu vardır: borcun devirden önce doğmuş olması ve devir tarihinde ödenmesi gereken bir borç olması.
Devreden işverenin sorumluluğu süresizdir sanılmamalıdır: bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır (İş K. m.6/3).
İki yıllık süre geçtikten sonra işçi, devirden önce doğmuş alacakları için yalnızca devralan işverene başvurabilir.
Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona ermesi hâlinde ise birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz (İş K. m.6/4).
Kanun devri, her iki taraf için de fesih sebebi olmaktan çıkarmıştır: devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz (İş K. m.6/5).
Bu hüküm iki yönlü çalışır. İşveren "işyerini devrettim" gerekçesiyle fesih yapamaz; yapılan fesih geçersiz sayılır.
İşçi de yalnızca devri gerekçe göstererek haklı nedenle fesih yapıp kıdem tazminatı talep edemez.
Buna karşılık devirle birlikte çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılırsa, bu ayrı bir hukuki sebep oluşturur ve İş K. m.22 çerçevesinde değerlendirilir.
Devir yasağı, fesih haklarını tümüyle ortadan kaldırmaz. Kanun bazı hakları açıkça saklı tutmuştur: devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır (İş K. m.6/5).
Buradaki ayrım incedir: fesih sırf devirden kaynaklanıyorsa geçersizdir; devirden bağımsız ekonomik veya teknolojik bir sebebe ya da iş organizasyonu değişikliğine dayanıyorsa geçerli olabilir.
İspat bakımından yük işverendedir; işe iade davasında feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir (İş K. m.20/2).
Son olarak bir istisna daha vardır: yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri hâlinde uygulanmaz (İş K. m.6/son).
İşçi bakımından ilk adım, devir tarihinin ve devreden işverendeki işe başlama tarihinin belgelenmesidir. SGK hizmet dökümü, işe giriş bildirgesi ve bordrolar bu tespiti sağlar.
Devirle birlikte yeni bir iş sözleşmesi imzalatılması sık rastlanan bir uygulamadır. Bu sözleşmede işe başlama tarihinin devir tarihi olarak gösterilmesi, kıdemin sıfırlanması sonucunu doğurmaz; kanun kıdemin devreden işverendeki tarihten işleyeceğini emredici biçimde düzenlemiştir (İş K. m.6/2).
Devir sırasında alınan ibranameler bakımından da dikkatli olunmalıdır; ibranamenin geçerliliği genel hükümlere tabidir ve devirden önce doğmuş alacaklardan birlikte sorumluluk iki yıl sürer (İş K. m.6/3).
İşveren bakımından ise en kritik nokta, devir sonrası yapılacak fesihlerin devirden bağımsız ve somut bir sebebe dayandırılmasıdır; aksi hâlde fesih İş K. m.6/5 uyarınca geçersiz sayılır.
Devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer; devir tek başına fesih sebebi değildir (İş K. m.6/1 ve 6/5).
Hayır. Devralan işveren, hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmak zorundadır (İş K. m.6/2).
Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur (İş K. m.6/3).
Devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır (İş K. m.6/3).
Devir, işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz (İş K. m.6/5). Sırf devre dayanan fesihte kıdem tazminatı talebi yerinde görülmez.
Hayır. Devreden veya devralan işveren, sözleşmeyi sırf devirden dolayı feshedemez (İş K. m.6/5).
Ekonomik ve teknolojik sebeplerin veya iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesihler ile haklı sebeple derhal fesih hakları saklıdır (İş K. m.6/5).
Hayır. Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona ermesi hâlinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz (İş K. m.6/4).
İflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu yapılan devirlerde m.6 hükümleri uygulanmaz (İş K. m.6/son).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.