İşveren sizi SGK'ya bildirdiği hâlde primi ödemiyorsa, 4/a (SSK) sigortalısı olarak bildirilen günleriniz emeklilik hesabında kural olarak sayılır; çünkü Kanun 4/a sigortalılar için primin “bildirilmiş” olmasını arar, prim borcu bulunmaması şartını yalnız 4/b (Bağ-Kur) sigortalıları için öngörür (5510 sayılı Kanun m.28). Ödenmeyen prim, işverenden ve şirket yöneticilerinden tahsil edilir (5510 sayılı Kanun m.88).
Hizmet akdiyle çalışan (4/a) sigortalıların primlerini ödeme yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, sigortalı hissesine düşen prim tutarını işçinin ücretinden keser, kendi payını ekler ve toplamı Kurumca belirlenen günün sonuna kadar SGK'ya öder (5510 sayılı Kanun m.88/1).
Ücretin ödenmemiş olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz: hak edilen ancak ödenmemiş ücretler üzerinden hesaplanacak primler için de aynı kural uygulanır (5510 sayılı Kanun m.88/2). Yani işveren maaşı geciktirse bile o aya ait primi bildirmek ve ödemek zorundadır.
Primler süresinde ödenmezse SGK alacağı amme alacağı niteliğinde ve imtiyazlıdır; 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilir. Tüzel kişi işverenlerde şirket yönetim kurulu üyeleri dahil üst düzey yöneticiler ve kanuni temsilciler, haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen primlerden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur (5510 sayılı Kanun m.88).
Kural olarak hayır. Yaşlılık aylığı şartları sayılırken Kanun “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması” ifadesini kullanır; 4/a kapsamındakiler için 7200 gün, 4/b kapsamındakiler için 9000 gün şartı aranır (5510 sayılı Kanun m.28). Malullük aylığında da ölçüt, en az on yıllık sigortalılıkla birlikte 1800 günlük primin bildirilmiş olmasıdır (5510 sayılı Kanun m.26).
Prim borcu bulunmaması şartı ise yalnız 4/b sigortalıları için açıkça düzenlenmiştir: bunlara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için yazılı talep tarihinde GSS primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle hiçbir prim borcu bulunmamalıdır (5510 sayılı Kanun m.28). 4/a sigortalısı için böyle bir şart yoktur; işverenin prim borcu işçinin aylığına engel olarak gösterilmemiştir.
Buradaki kritik ayrım, bildirim ile ödeme arasındadır. İşveren sizi hiç bildirmemişse veya günlerinizi eksik bildirmişse sorun prim borcu değil, hizmetin kayıtlara hiç girmemesidir; bu durumda sigortasız çalışma kuralları ve hizmet tespiti davası gündeme gelir.
Genel sağlık sigortasından yararlanmak için 4/a sigortalılarında, sağlık hizmeti sunucusuna başvurudan önceki son bir yıl içinde toplam 30 gün GSS prim ödeme gün sayısı aranır. Başvuru tarihinde prim borcu bulunmaması şartı ise Kanunda 4/b sigortalıları ve bazı diğer gruplar için öngörülmüştür (5510 sayılı Kanun m.67/1). Konunun ayrıntıları GSS Prim Borcu yazısında anlatılmıştır.
Hastalık hâlinde geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası) için 4/a sigortalısının iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması yeterlidir; 4/b sigortalılarında ise prim borcunun bulunmaması ayrıca aranır (5510 sayılı Kanun m.18).
Kanun ayrıca, aylık prim ve hizmet belgesinin işveren tarafından verilmediği veya kazançların ya da gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse, sigortalıya hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemelerin yapılacağını hükme bağlar (5510 sayılı Kanun m.86).
Ay içinde bazı günlerde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve sayısı işverence beyan edilir; bu nedenleri ispatlayan belgeler istenip ibraz edilmezse Kurum eksik bildirilen süreler için belgeyi resen düzenler ve primi tahsil eder (5510 sayılı Kanun m.86/4-5). Hizmet dökümünde sürekli 30 günden az gün görünüyorsa gerekçesi işverenden yazılı olarak istenmelidir.
Hizmetleri hiç bildirilmeyen veya Kurumca tespit edilemeyen sigortalı, çalıştığı yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açabilir (5510 sayılı Kanun m.86). Süre kaçırılırsa bu dava yolu kapanabileceğinden beklemek hak kaybına yol açabilir.
Primlerin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması işçiye haklı fesih imkânı da verebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 20.05.2019 tarihli kararında, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesinin işçiye 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-f uyarınca haklı fesih imkânı verdiğini ve kıdem tazminatının kabulü gerektiğini belirtmiştir. Maaşın bir kısmının elden ödenmesi durumu Eksik Maaş Bildirimi yazısında ayrıca ele alınmıştır.
e-Devlet üzerinden alınan SGK tescil ve hizmet dökümünde işe giriş tarihi, her ay bildirilen gün sayısı ve prime esas kazanç kontrol edilmelidir. Bildirilen kazanç gerçek ücretten düşükse veya bazı aylar boş görünüyorsa, durum gecikmeden işverene yazılı olarak bildirilmelidir.
İşveren düzeltme yapmazsa sigortasız veya eksik bildirim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi ALO 170 ya da SGK il müdürlüğü aracılığıyla ihbar edilebilir. Bildirgenin verilmediğinin denetimle tespiti hâlinde işverene sigortalı başına asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır (5510 sayılı Kanun m.102/1-a).
İş sözleşmesi sona ermişse ücret, kıdem ve diğer işçilik alacakları için dava öncesinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m.3); hizmet tespiti davası ise SGK'ya ön başvuru gerektirmeden doğrudan iş mahkemesinde açılabilir (7036 sayılı Kanun m.4). Bildirilmiş ancak ödenmemiş primlerin tahsili ise Kanunda işveren ve yöneticileri yönünden düzenlenmiştir (5510 sayılı Kanun m.88).
Bildirilmişseniz kural olarak evet; 4/a sigortalısı için Kanun primin bildirilmiş olmasını arar, prim borcu bulunmaması şartı 4/b için öngörülmüştür (5510 s.K. m.28).
4/a sigortalısında son bir yılda 30 gün GSS prim ödeme gün sayısı aranır; başvuru tarihinde prim borcu bulunmaması şartı 4/a için değil, 4/b ve bazı diğer gruplar için öngörülmüştür (5510 s.K. m.67/1).
İş göremezlikten önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmişse hastalık hâlinde rapor parası alabilirsiniz (5510 s.K. m.18).
İşverenden tahsil edilir; tüzel kişi işverenlerde üst düzey yöneticiler ve kanuni temsilciler de işverenle birlikte müteselsilen sorumludur (5510 s.K. m.88).
Evet; hak edilen ancak ödenmemiş ücretler üzerinden hesaplanacak primleri de işveren ödemek zorundadır (5510 s.K. m.88/2).
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, primlerin gerçek ücret üzerinden ödenmemesinin işçiye haklı fesih imkânı verdiğini kabul etmiştir (4857 s.K. m.24/II-f); bu durumda kıdem tazminatı istenebilir.
Çalıştığınız yılın sonundan itibaren beş yıl içinde iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açabilirsiniz (5510 s.K. m.86); bu dava için SGK'ya ön başvuru gerekmez (7036 s.K. m.4).
Bildirilmeyen veya eksik bildirilen günler için beş yıllık süre işlemeye devam eder; hizmet dökümünü düzenli kontrol etmek ve eksiklikleri yazılı olarak bildirmek emeklilik planını korur.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Maaşın bir kısmı elden ödenip SGK’ya eksik bildirilirse işçi ne yapar? 5 yıllık tespit davası…
Devamını oku ›MakaleSigortasız çalışan işçi için işe giriş bildirimi kuralı, 5 yıllık hizmet tespit davası süresi,…
Devamını oku ›MakaleRapor parası şartları: son bir yılda 90 gün prim, hastalıkta üçüncü günden başlama, yatarak…
Devamını oku ›