İkale, işçi ile işverenin iş sözleşmesini karşılıklı anlaşarak sona erdirdiği bozma sözleşmesidir; Kanunda ayrıca düzenlenmemiş olup genel sözleşme hükümlerine tabidir. Yanılma, aldatma veya korkutmayla imzalanan ikale, bunun öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde geçersizliği bildirilerek hükümsüz kılınabilir (TBK m.39).
İkale, iş sözleşmesinin tek taraflı fesihle değil, iki tarafın anlaşmasıyla sona erdirilmesidir. 4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu ikaleyi ayrı bir madde ile düzenlemez; bu nedenle sözleşme serbestisi ve irade sakatlıklarına ilişkin genel hükümler uygulanır.
Fesihte bir taraf sözleşmeyi tek başına sona erdirir ve feshin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı denetlenir. İkalede ise ortada bir fesih bulunmadığından iş güvencesi hükümleri ve işe iade davası kural olarak gündeme gelmez. İşçinin ikaleyi kabul etmesi, bu korumalardan vazgeçmesi anlamına gelir.
Bu yüzden Yargıtay uygulamasında ikale, işçi aleyhine sonuç doğurabilecek bir işlem olarak sıkı denetime tabi tutulur. Özellikle teklifin işverenden gelmesi hâlinde, işçinin bu anlaşmadan makul bir yarar sağlayıp sağlamadığı ayrıca incelenir.
İkale, taraflarca karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasıyla kurulur; yanılma, aldatma veya korkutma ile sakatlanan irade sözleşmeyi bağlayıcı olmaktan çıkarır (TBK m.30, m.36 ve m.37). Kanun ikaleyi şekle bağlamamıştır; ancak ispat kolaylığı için yazılı yapılması uygulamada kuraldır.
Yargıtay uygulamasında öne çıkan ölçüt makul yarar ilkesidir: teklif işverenden gelmişse, işçiye kıdem ve ihbar tazminatının yanı sıra ek bir menfaat sağlanıp sağlanmadığına bakılır. Yalnızca yasal alacakların ödendiği ve işçinin iş güvencesini kaybettiği bir ikalenin geçerliliği tartışmalı hâle gelebilir.
Teklifin işçiden gelmesi hâlinde durum farklıdır. İşçi, örneğin yeni bir işe geçmek için ayrılmayı kendisi talep etmişse, makul yarar şartı aynı sıkılıkla aranmayabilir. Teklifin kimden geldiği bu nedenle belgelenmelidir.
Kanunda ikale için kıdem veya ihbar tazminatı ödeneceğine dair açık bir hüküm yoktur; ödenecek tutarlar tarafların anlaşmasına bağlıdır. Ancak Yargıtay uygulamasında işveren teklifiyle yapılan ikalede işçiye en az kıdem ve ihbar tazminatı kadar ödeme yapılması ve buna ek bir menfaat sağlanması, makul yararın göstergesi kabul edilir.
İkale ile sözleşme sona erdiğinde, işçinin kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücret, sona erme tarihindeki ücret üzerinden ödenir (TBK m.425/3). Ödenmemiş ücret, fazla çalışma ve benzeri alacaklar da ikale ile kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Sözleşmenin sona ermesiyle, sözleşmeden doğan bütün borçlar muaccel olur (TBK m.442/1). Bu nedenle ikale metninde ödenecek her kalemin türü, tutarı ve ödeme tarihi ayrı ayrı gösterilmelidir.
İşsizlik ödeneğine hak kazandıran sona erme hâlleri 4447 sayılı Kanun m.51’de tek tek sayılmıştır; bu hâller, işveren feshi, işçinin haklı sebeple feshi, belirli süreli sözleşmenin bitmesi ve işyerinin kapanması gibi durumlardır. İkale bu listede ayrıca yer almaz.
Bu nedenle ikale ile ayrılan işçinin işsizlik ödeneğinden yararlanması kural olarak mümkün görülmemektedir. İşten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodu da bu açıdan önem taşır ve gerçek ayrılış sebebini yansıtmalıdır.
İşsizlik ödeneğinin kaybı, işçinin ikaleden elde ettiği yararın hesabında dikkate alınması gereken bir kalemdir. İkale teklifini değerlendiren işçi, önerilen ek ödemeyi kaybedeceği ödenek ve iş güvencesiyle birlikte tartmalıdır.
İkale metnine sıkça eklenen “hiçbir alacağım kalmamıştır” şeklindeki ibra beyanları sıkı şekle bağlıdır: ibranın yazılı olması, sözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş bulunması, alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin eksiksiz ve banka aracılığıyla yapılması gerekir (TBK m.420/2).
Bu şartları taşımayan ibra sözleşmeleri kesin olarak hükümsüzdür. Gerçek tutarı içermeyen ibra belgeleri ise yalnız içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir (TBK m.420/3). İkale ile aynı gün imzalatılan ibra beyanı bu nedenle çoğu zaman sonuç doğurmaz.
İşçi ikaleyi yanılma, aldatma veya korkutma altında imzaladığını ileri sürüyorsa, bunu öğrendiği ya da korkutmanın etkisi ortadan kalktığı andan itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmelidir; aksi hâlde sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39).
Teklifi kimin yaptığı yazılı olsun: Metinde teklifin işverenden mi işçiden mi geldiği açıkça yer almalıdır. Matbu bir “istifa dilekçesi” ile ikale birbirine karıştırılmamalıdır; istifa, işçinin tek taraflı feshidir ve sonuçları farklıdır.
Kalemleri tek tek yazın: Kıdem, ihbar, yıllık izin ücreti, ücret alacakları ve varsa ek ödeme ayrı ayrı gösterilmeli, ödemenin banka yoluyla yapılacağı ve tarihi belirtilmelidir. Toplu ve belirsiz bir “tüm haklar ödendi” ifadesi ileride uyuşmazlık doğurur.
Acele etmeyin: İmza için düşünme süresi istemek işçinin hakkıdır. İşveren baskısı, işten çıkarma tehdidi veya aynı gün imza dayatması varsa, bu durumlar tanık ve yazışmalarla belgelenmelidir; irade sakatlığı iddiasında ispat yükü bunu ileri sürene aittir.
Kanun ikaleyi şekle bağlamamıştır; ancak ispat açısından yazılı yapılması uygulamada kuraldır.
Kanunda zorunluluk yoktur; ancak işveren teklifiyle yapılan ikalede Yargıtay uygulaması kıdem ve ihbar tazminatına ek makul bir yarar sağlanmasını arar.
İkale, işsizlik ödeneğine hak kazandıran hâller arasında sayılmadığından kural olarak alamaz (4447 sayılı Kanun m.51).
Geçerli bir ikalede fesih bulunmadığından işe iade yolu kural olarak kapalıdır; ikalenin geçersizliği ileri sürülürse durum değişebilir.
Korkutma ile yapılan sözleşme bağlayıcı değildir (TBK m.37); etkisi ortadan kalktıktan itibaren 1 yıl içinde bağlı olunmadığı bildirilmelidir (TBK m.39).
Sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir ay geçmeden düzenlenen ibra kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.420/2).
Evet. Sözleşme hangi sebeple sona ererse ersin kullanılmayan izin ücreti ödenir (TBK m.425/3).
İkale teklifinin reddi tek başına fesih sebebi değildir; işveren feshederse feshin geçerliliği ayrıca denetlenir.
Hayır. İstifa işçinin tek taraflı fesih bildirimidir; ikale ise iki tarafın anlaşmasıdır ve sonuçları farklıdır.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İşçi tutuklanır veya gözaltına alınırsa iş sözleşmesi ne zaman.
Devamını oku ›MakaleMali hakların devri sözleşmesi: işleme, çoğaltma, yayma ve temsil.
Devamını oku ›Makaleİhbar tazminatı: iş sözleşmesinde kıdeme göre iki ile sekiz hafta.
Devamını oku ›