Para ve teminat alacakları için, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı ilamsız icra takibi başlatabilir. Bu yolda borçlu ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurabilir.
Herhangi bir belgeye dayanmaksızın para alacağı olan alacaklılar bu yola başvurabilir. Borçluya ödeme emri tebliğ edilir.
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Alacaklı, takibe devam için dava açmak zorunda kalır.
Alacaklı, itirazın iptali davası açarak veya elindeki belgeyle itirazın kaldırılmasını isteyerek takibe devam edebilir.
Ödeme emrine yedi gün içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz; borca, imzaya veya yetkiye yönelik olabilir. Borçlu imzaya itiraz edecekse bunu ayrıca ve açıkça bildirmelidir; aksi hâlde imzayı kabul etmiş sayılır.
Takibi duran alacaklı, bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir ya da elindeki belgeyle altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
İlamsız takipte yetkili icra dairesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir (İİK m.50). Genel yetkili daire, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. Sözleşmeden doğan para borçlarında, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesinde de takip başlatılabilir. Birden çok borçlunun bulunması hâlinde takip, hepsi bakımından yetkili tek bir dairede yürütülebilir. Kesin yetki kuralının bulunduğu hâller ise bu seçim serbestisinden yararlanmayı engeller. Yetkisiz dairede başlatılan takip, borçlu itiraz etmediği takdirde geçerliliğini korur; bu nedenle yetki kuralları burada kamu düzeninden sayılmaz ve resen gözetilmez.
Borçlu, yetkiye itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde ve yetkili icra dairesini açıkça göstererek yapmak zorundadır. Yetkili daireyi göstermeyen itiraz sonuç doğurmaz. Yetki itirazı, borca itirazla birlikte ileri sürülebilir; bu durumda önce yetki sorunu incelenir. Yetki itirazının kabul edilmesi hâlinde takip, yetkisiz dairede sürdürülemez ve alacaklının yetkili icra dairesinde işlem yapması gerekir. Bu nedenle takip açılmadan önce yetki konusunun doğru belirlenmesi zaman ve emek kaybını önler. Yetki itirazının hangi mercide inceleneceği de önem taşır; itiraz üzerine takip duracağından, alacaklının itirazın kaldırılması ya da iptali için yasal yollara başvurması gerekir.
Ödeme emrine süresinde itiraz edilmez ya da itiraz hükümden düşürülürse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer; itiraz veya dava hâlinde bunların doğduğu andan hükmün kesinleşmesine kadar geçen zaman hesaba katılmaz (İİK m.78). Alacaklı ile borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmesi yapmaları hâlinde, sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre de bu hesaptan çıkarılır. Kesinleşmeden önce yapılan haciz işlemleri geçersiz sayılabileceğinden, takibin hangi tarihte kesinleştiğinin dosya üzerinden açıkça belirlenmesi gerekir.
Haciz uygulandıktan sonra alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir; borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu hükme tabidir (İİK m.106). Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin yatırılması gerekir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satılamayan mal bakımından süre, satış isteyen alacaklı yönünden bir yıl daha uzar. Süresinde satış istenmezse haciz kalkar ve emek boşa gider. Bu nedenle haciz tutanağının tarihi, satış isteme süresinin başlangıcı bakımından dosyada dikkatle izlenmesi gereken en kritik veridir.
İlamsız icra takibi, para ve teminat alacakları için başlatılabilir; alacaklının elinde mahkeme kararı ya da herhangi bir belge bulunması şart değildir. Takip, borçluya ödeme emri tebliğ edilmesiyle yürütülür. Genel haciz yoluyla takip 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.42 ve devamında düzenlenmiştir.
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir ve bu itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Süre 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.62'de düzenlenmiştir. İtiraz borca, imzaya veya yetkiye yönelik olabilir; imzaya itirazın ayrıca ve açıkça bildirilmesi gerekir.
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Elinde kanunda sayılan belgelerden biri varsa altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını da isteyebilir. Bu iki yol 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67 ve m.68'de düzenlenmiştir; süreler hak düşürücü niteliktedir.
İcra takibi başlatmaktan haciz ve ihalelere, itirazlardan menfi tespit davalarına kadar tüm icra süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakalePatent ve faydalı model kavramları, tescil süreci ve patent davaları.
Devamını oku ›MakaleTasarım tanımı, tescilli/tescilsiz tasarım ve tasarım davaları.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile patent, faydalı model ve tasarım hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleSMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›