İkinci el araçta sonradan ortaya çıkan gizli hasar, kilometre oynaması veya ağır onarım geçmişi, aracı ayıplı hâle getirir. Satıcı ticari veya mesleki amaçla hareket ediyorsa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır ve m.12 nin ikinci fıkrası uyarınca ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz. Alıcı, m.11 uyarınca sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme haklarından birini kullanabilir. Satış iki birey arasında yapılmışsa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.219 devreye girer ve satıcı, ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olur.
Belirleyici olan, satıcının sıfatıdır. Satıcı ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden bir galeri ya da yetkili satıcı ise işlem tüketici işlemi sayılır ve 6502 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Satış iki birey arasında gerçekleşmişse tüketici mevzuatı devreye girmez. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun satıcının ayıptan sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır.
TBK m.219, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğunu; ayrıca nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumlu bulunduğunu düzenler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğunu açıkça belirtir. İkinci el araç satışlarında bu kural, satıcının bilgisizlik savunmasını sınırlar.
6502 sayılı Kanun m.8, ayıplı malı, tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış örnek ya da modele uygun olmaması veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal olarak tanımlar.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, ilan ve reklamlarda ya da internet portalında yer alan özelliklerden birini taşımayan, satıcı tarafından bildirilen niteliğe aykırı olan veya tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan maddi, hukuki ve ekonomik eksiklikleri de ayıp sayar.
Uygulamada kilometre bilgisinin gerçeği yansıtmaması, ağır hasar kaydının gizlenmesi, şasi veya motor değişikliğinin bildirilmemesi ve ilanla uyumsuz donanım tipik ayıp hâlleridir.
Buna karşılık aracın yaşı ve kullanım süresiyle bağdaşan olağan yıpranmalar ayıp sayılmaz. Değerlendirmede ölçüt, ilanda ve sözleşmede ortaya konan niteliklerdir.
6502 sayılı Kanun m.10, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğunun kabul edileceğini ve bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatının satıcıya ait olduğunu düzenler. Bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde sözleşmeye aykırılık bulunmayacağını belirtir. Bu nedenle satış öncesi yapılan yazılı bilgilendirmenin kapsamı önem taşır.
Üçüncü fıkra, satışa sunulacak ayıplı malın üzerine veya ambalajına açıklayıcı bilgi içeren etiket konulmasını; bu etiketin tüketiciye verilmesini ya da ayıba ilişkin açıklamanın fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesini zorunlu kılar.
İkinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti ayrıca kendi yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Yönetmelik, yetki belgesi zorunluluğu ile ekspertiz raporu ve bilgilendirme yükümlülüklerine ilişkin kurallar içerir.
6502 sayılı Kanun m.11, malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketiciye dört seçenek tanır: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım isteme ve imkân varsa ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme haklarının üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceğini ve bu konuda satıcı, üretici ile ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler.
Beşinci fıkra uyarınca sözleşmeden dönme veya bedelden indirim seçildiğinde, ödenen bedelin tümü veya indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir. Altıncı fıkra, seçimlik hakların kullanılmasından doğan tüm masrafların ilgili tarafça karşılanacağını ve tüketicinin ayrıca Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat isteyebileceğini belirtir.
İkinci el araçlarda uygulamada en sık başvurulan yol, ayıp oranında bedelden indirim ile aracın değer kaybının talep edilmesidir. Ayıbın niteliğine göre sözleşmeden dönme de gündeme gelebilir.
6502 sayılı Kanun m.12, ayıplı maldan sorumluluğun kural olarak malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenler. İkinci el satışlarda ise ikinci fıkra uyarınca satıcının sorumluluğu bir yıldan az olamaz.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası, ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlenmiş olması hâlinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını öngörür. Kilometre oynaması veya hasar kaydının bilerek gizlenmesi bu kapsamda tartışılır.
Uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun m.68 uyarınca belirli parasal sınırın altında kalıyorsa tüketici hakem heyetine taşınır. Bu sınır her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda m.73 gereğince tüketici mahkemeleri görevlidir. Satıcının tüketici sıfatı taşımadığı bireyler arası satışlarda ise genel hükümlere göre görevli mahkemeye başvurulur.
Aracın hasar ve bakım geçmişini bağımsız bir ekspertizle tespit ettirin. Rapor, sonradan çıkacak uyuşmazlıkta ayıbın teslim anında var olup olmadığının belirlenmesinde kullanılır.
İlanın ekran görüntüsünü alın. 6502 sayılı Kanun m.8, ilan ve internet portalında yer alan özellikleri taşımayan malı ayıplı saydığından ilan içeriği doğrudan hukuki sonuç doğurur.
Satış belgesine aracın kilometresi, bilinen hasar kayıtları ve değişen parçalar yazılmalıdır. m.10 uyarınca ayıba ilişkin açıklama fatura veya satış belgesinde açıkça gösterilebilir.
Ödemeyi banka kanalıyla yapın ve açıklama alanına aracın plakası ile şasi bilgisini yazın. Bu, bedelin ve tarafların ispatını kolaylaştırır.
6502 sayılı Kanun m.12 nin ikinci fıkrası uyarınca ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz. Sözleşmeyle daha uzun süre kararlaştırılabilir.
Bu bir ayıptır ve ağır kusur ya da hile ile gizleme söz konusuysa m.12 nin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Seçimlik haklar m.11 çerçevesinde kullanılır.
6502 sayılı Kanun m.10 uyarınca teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıdadır.
Evet. Tüketici mevzuatı uygulanmasa da TBK m.219 uyarınca satıcı, bildirdiği niteliklerin bulunmamasından ve değeri önemli ölçüde azaltan ayıplardan, bunları bilmese dahi sorumludur.
6502 sayılı Kanun m.11 uyarınca satılanı geri vermeye hazır olduğunuzu bildirerek sözleşmeden dönebilirsiniz. Bu hâlde ödenen bedelin tümü derhâl iade edilir.
Ayıplı mal ve hizmet, iade, onarım ve bedel indirimi talepleri ile banka ve kredi işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda; tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.