Kaza sonrası onarılan aracın piyasa değerinde kalan azalmanın tazmini: kimden, nasıl ve hangi sürede istenir.
Trafik kazasında hasar gören bir araç onarılsa bile, kayıtlarda hasar kaydı bulunması ve onarım görmüş olması nedeniyle ikinci el piyasasında hasarsız emsallerine göre daha düşük bedelle alıcı bulur. Onarım masrafından ayrı olarak ortaya çıkan bu azalma değer kaybıdır.
Hukuki niteliği itibarıyla değer kaybı, aracın malvarlığında meydana gelen fiilî azalmadır; yani maddi zararın bir kalemidir. Dayanağını TBK m. 49 ile birlikte, motorlu araç kazaları bakımından 2918 sayılı KTK m. 85'te bulur. Onarım bedelinin ödenmiş olması değer kaybı talebini ortadan kaldırmaz.
Talep, kazada kusurlu olan tarafa yöneltilir. KTK m. 85/1 uyarınca kusurlu aracın sürücüsü, işleteni ve varsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur. Kusur oranı paylaşılmışsa talep de bu oranda karşılanır.
Ayrıca kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına doğrudan başvurulabilir; değer kaybı bu poliçenin maddi teminatı kapsamındadır. Kendi kasko poliçesinden değer kaybı istenebilmesi ise poliçede bu teminatın bulunmasına bağlıdır; kasko kural olarak onarım bedelini karşılar.
Sigortaya karşı talepte KTK m. 97 uygulanır: dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması gerekir. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir.
Başvuruya eklenmesi gerekenler: kaza tespit tutanağı, ruhsat ve ehliyet fotokopisi, hasar fotoğrafları, onarım faturası veya ekspertiz raporu, aracın kilometre ve donanım bilgileri ile banka hesap bilgileri. Tahkim yolu, düşük tutarlı değer kaybı talepleri için pratikte en hızlı seçenektir.
Değer kaybı, aracın kaza öncesi hasarsız piyasa değeri ile onarım sonrası hasarlı piyasa değeri arasındaki farktır. Hesapta gözetilen unsurlar: aracın marka, model ve yaşı, kilometresi, önceki hasar kayıtları, hasarın niteliği (kaporta, şase, motor), değişen ve onarılan parçalar ile piyasa emsal fiyatları.
Talep, tarafların kusur oranıyla orantılı olarak karşılanır; kusuru %30 olan zarar gören, değer kaybının %70'ini isteyebilir. Şasesi zarar görmüş ya da ağır hasar kaydı oluşmuş araçlarda kayıp oranı belirgin biçimde yükselir. Uyuşmazlık hâlinde tutar bilirkişi veya sigorta eksper raporuyla belirlenir.
KTK m. 109 uyarınca talep, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.
Uygulamada en sık yapılan hatalar şunlardır: onarım faturasının saklanmaması, hasar fotoğraflarının çekilmemesi, sigortaya yazılı başvuru yapılmadan dava açılması (dava şartı eksikliği), ibraname niteliğindeki belgelerin okunmadan imzalanması ve iki yıllık sürenin kaçırılması. Kaza tespit tutanağının kusur bakımından doğru düzenlendiğinden emin olunmalıdır.
Evet. Onarım bedelinin ödenmiş olması değer kaybı talebini ortadan kaldırmaz; değer kaybı, hasar kaydı ve onarım nedeniyle piyasa değerinde kalan azalmayı karşılayan ayrı bir maddi zarar kalemidir.
Kusurlu aracın sürücüsü, işleteni ve varsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müteselsilen sorumludur (KTK m. 85/1). Ayrıca kusurlu aracın zorunlu trafik sigortacısına doğrudan başvurulabilir.
Hayır. Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur (KTK m. 97); bu bir dava şartıdır.
Kusur oranınız kadar indirim yapılır. Örneğin kusurunuz %30 ise değer kaybının %70'ini talep edebilirsiniz. Tam kusurlu olan taraf değer kaybı isteyemez.
Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m. 109). Kaza suç oluşturuyor ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.
Marka, patent ve tasarım haklarınızın korunmasında hukuki destek için bize ulaşın.