İdare; Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarını gecikmeksizin uygulamak zorundadır ve bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez (2577 sayılı İYUK m.28). Süresinde uygulanmayan karar için idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; kararı uygulamayan kamu görevlisinin ceza sorumluluğu da ayrıca gündeme gelebilir.
İYUK m.28'e göre idare, kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez (2577 sayılı İYUK m.28/1). Kural yalnız iptal kararları için değil, yürütmenin durdurulması kararları için de geçerlidir.
Bu yükümlülüğün anayasal dayanağı açıktır: yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez (Anayasa m.138/4).
İdarenin kararın istinaf veya temyiz aşamasında olduğunu ileri sürmesi kural olarak uygulamayı ertelemez; kanun yoluna başvurulmuş olması kararların yürütülmesini durdurmaz. Kararın yürütülmesi ancak istinaf veya temyiz merciince teminat karşılığında durdurulabilir; kararın bozulması ise yürütmeyi kendiliğinden durdurur (İYUK m.52).
2/7/2026 tarihli 7588 sayılı Kanun İYUK m.28/1'e yeni bir cümle ekledi. Buna göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarının personeli ve adayları, bu kurumların akademi ve okullarındaki öğrenciler ve adayları ile Millî İstihbarat Teşkilatı personeli hakkında belirli davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran kararlar uyarınca kurulacak işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir (İYUK m.28/1).
Kapsama giren davalar; terör örgütleriyle eylem birliği, yardım, propaganda veya iltisak gerekçesiyle kamu görevine alınmama, görevden veya meslekten çıkarılma ya da sözleşme feshi işlemleri, 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesine dayanan işlemler ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesine dayanan işlemlerle ilgili davalardır. Güvenlik soruşturmasına ilişkin dava süreci için güvenlik soruşturması ve atamanın iptali yazımıza bakılabilir.
Karar uygulamasına ilişkin daha önceki bir sınırlama Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir: belirli üst düzey görevlerdeki atama kararlarının iki yıl içinde başka bir kadroya atanma yoluyla yerine getirilmesini öngören 2014 düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli, E.2014/149, K.2014/151 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (İYUK m.28).
Belli bir paranın ödenmesine hükmedilen davalarda bu tutar ile her türlü davada hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı olarak bildireceği banka hesabına, bildirim tarihinden itibaren 30 günlük süre içinde yatırılır. Bu sürede ödeme yapılmazsa karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur (İYUK m.28/2).
Tazminat ve vergi davalarında idare, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında faiz öder. Ancak kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasındaki süre için faiz işlemez (İYUK m.28/6). Bu nedenle hesap bildiriminin gecikmeden ve yazılı olarak yapılması faiz kaybını önler.
Vergi uyuşmazlıklarında ise kararın idareye tebliğinden sonra, karara göre tespit edilecek vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir (İYUK m.28/5).
Evet. Mahkeme kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine Danıştayda ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3). Kararların süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde de tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir (İYUK m.28/4).
Bu düzen Anayasa ile uyumludur: kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129). Tazminat davasının usulü için tam yargı davası yazımıza bakılabilir.
Kararı uygulamayan kamu görevlisinin durumu ceza hukuku yönünden ayrıca değerlendirilebilir. Görevinin gereklerine aykırı hareket ederek ya da görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine neden olan kamu görevlisi görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılır (5237 sayılı TCK m.257). Memurların görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda 4483 sayılı Kanun uygulanır (4483 sayılı Kanun m.2); ayrıntı için kamu görevlisi hakkında soruşturma izni yazımıza bakılabilir.
İdarenin iptal edilen işlemi, mahkemenin hukuka aykırı bulduğu aynı sebeplere dayanarak yeniden kurması, kararın sonuçlarını ortadan kaldırmaya yöneldiğinde mahkeme kararlarının hiçbir suretle değiştirilemeyeceği kuralıyla bağdaşmaz (Anayasa m.138/4). Böyle yeni bir işlem de bağımsız bir idari işlem olduğundan, yazılı bildirimden itibaren 60 gün içinde ayrıca iptal davasına konu edilebilir (İYUK m.7).
Kararın gereğinin yerine getirilmesi idareden yazılı olarak da istenebilir. Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi içinde idari yargıya başvurulabilir (İYUK m.10).
İptal kararının ardından, bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlar için kararın tebliğinden veya icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir (İYUK m.12). Başvuru ve tebliğ tarihlerinin belgelenmesi, hem 30 günlük uygulama süresinin hem de dava sürelerinin ispatı için gereklidir.
Evet. İstinaf veya temyiz yoluna başvurulması kararın yürütülmesini durdurmaz; yürütme ancak üst mercice teminat karşılığında durdurulabilir (2577 sayılı İYUK m.52).
Kararın idareye tebliğinden başlar (İYUK m.28/1).
Banka hesabının idareye yazılı bildiriminden itibaren 30 gün içinde ödenir; ödenmezse karar genel hükümlere göre icra edilir (İYUK m.28/2).
Hayır. Tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir (İYUK m.28/4; Anayasa m.129).
Evet. Tazminat ve vergi davalarında tebliğ ile ödeme arasındaki süre için tecil faizi oranında faiz ödenir; hesap numarasının bildirimine kadar geçen süre için faiz işlemez (İYUK m.28/6).
Evet. Süre, esasa ilişkin kararlar kadar yürütmenin durdurulması kararları için de geçerlidir (İYUK m.28/1).
Kapsamdaki kurumlarda göreve iade sonucunu doğuran kararlar, 2026'da eklenen hükümle nihai kararın kesinleşmesinden sonra yerine getirilir (İYUK m.28/1).
Kararın idareye tebliğ tarihi, banka hesabının bildirildiği tarih ve idareye yapılan yazılı başvurular; 30 günlük süre, faiz ve tazminat hesabının temelini oluşturur. Bu belgelerin örneklerini saklamak gerekir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
İdari eylemden doğan zararlarda dava öncesi idareye başvuru zorunludur: öğrenmeden itibaren 1…
Devamını oku ›MakaleHakları ihlal eden işleme karşı iptal ve tam yargı davası birlikte açılabilir; önce iptal…
Devamını oku ›Makale4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni: yetkili merciler, ön inceleme, 30 günlük karar…
Devamını oku ›