Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması 7315 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır; güvenlik soruşturması ise Kanun’un 3. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan görevler bakımından arşiv araştırmasıyla birlikte yürütülür. Soruşturma sonucuna dayanılarak atamanın yapılmaması veya iptali işlemine karşı, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uzun süre 4045 sayılı Kanun ve buna dayanan düzenlemeler çerçevesinde yürütülmüştür. 7315 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 14. maddesiyle mevzuatta bu Kanun’a yapılan atıfların yeni Kanun’a yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Bu değişikliğin arka planında Anayasa Mahkemesi’nin denetimi vardır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (A) bendine 2016 yılında eklenen ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının yapılmış olmasını memuriyete girişte genel şart sayan hüküm, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
İptal kararının ardından konunun kanunla ve ölçütleri gösterilerek düzenlenmesi gereği doğmuş; 7315 sayılı Kanun bu boşluğu doldurmak üzere kabul edilmiştir. Bu nedenle bugün yapılan işlemlerin dayanağı 7315 sayılı Kanun ve buna dayanan yönetmeliktir.
7315 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası, arşiv araştırmasının statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılacağını belirtir. Arşiv araştırması bu bakımdan genel kuraldır.
İkinci fıkra, güvenlik soruşturmasının da birlikte yapılacağı görevleri sayar: gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler ve üst kademe kamu yöneticileri.
Ayrıca özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilenler bu kapsamdadır. Kapsam dışı bir görev için güvenlik soruşturması yapılması, işlemin yetki ve sebep unsurunu tartışmalı hâle getirir.
Kanun’un 4. maddesi arşiv araştırmasının konusunu sayar: adli sicil kaydı, kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığı, hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararları ile 5271 sayılı Kanun’un belirli hükümleri kapsamında alınan kararlar ve devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalardaki olgular ile kamu görevinden çıkarma bulunup bulunmadığı.
Güvenlik soruşturması, 5. maddeye göre bunlara ilave olarak görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği ile terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığını kapsar.
Kanun metninde geçen olgusal veri kavramı belirleyicidir. Yorum içeren, dedikoduya veya soyut değerlendirmeye dayanan bilgiler işleme esas alınamaz. 7. maddenin ikinci fıkrası da, uygunluğun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal verilerin Değerlendirme Komisyonuna iletileceğini belirtir.
Kanun’un 7. maddesi, elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurum bünyesinde Değerlendirme Komisyonu kurulmasını öngörür. Komisyon, maddede gösterilen yöneticinin başkanlığında teftiş, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dâhil en az beş kişiden ve tek sayıda oluşur.
Komisyon, kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur. Bu hüküm, yargısal denetimin etkinliği bakımından önemli bir güvencedir.
Nihai işlem, atamaya yetkili amir tarafından tesis edilir. Komisyon değerlendirmesinin gerekçesiz olması, olgusal veri bulunmaksızın kanaate dayanması veya görevle ilgisi kurulmayan bir veriye dayanılması, işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırılığı iddiasının temelini oluşturur.
Atamanın yapılmaması veya iptali işlemi bir idari işlemdir. 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca dava açma süresi altmış gündür ve süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Dilekçede işlemin dayandığı somut olgunun görevle ilgisi tartışılmalıdır.
Kanun’un 8. maddesi, kişinin istihbari faaliyetlere konu olmayan kişisel verileri hakkında bilgilendirilmesi, bunlara erişmesi, düzeltilmesi ve silinmesi taleplerine ilişkin tedbirlerin alınacağını; verilerin doğru ve güncel olmasının esas olduğunu ve işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılacağını düzenler.
10. madde, elde edilen kişisel verilerin işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın sonunda silinip yok edileceğini; ancak işleme karşı dava açılması hâlinde karar kesinleşmeden silinemeyeceğini belirtir. Bu nedenle dava açıldığının kuruma bildirilmesi delillerin korunması bakımından önem taşır.
İşlemin hangi olgusal veriye dayandığının açıklanmaması, kişi hakkındaki soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmış olması, verinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin kurulmaması ve ölçülülük ilkesine aykırılık sıkça ileri sürülen iddialardır.
Aile bireylerine ilişkin verilere dayanılması hâlinde, cezaların şahsiliği ve kişisel verilerin amaçla bağlantılı kullanılması ilkeleri gündeme gelir. Bu iddialar somut belge ve tarihlerle desteklendiğinde denetim etkinleşir.
Hayır. 7315 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre arşiv araştırması ilk defa veya yeniden atanacaklar hakkında yapılır; güvenlik soruşturması ise yalnızca maddenin ikinci fıkrasında sayılan görevler bakımından arşiv araştırmasıyla birlikte yürütülür.
İşlem bir idari işlem olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması da istenebilir.
7315 sayılı Kanun’un 7. maddesi, Değerlendirme Komisyonunun değerlendirmelerinin mahkemeler tarafından istenildiğinde sunulacağını belirtir. 10. madde ise işleme karşı dava açılması hâlinde verilerin karar kesinleşmeden silinemeyeceğini düzenler.
7315 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca elde edilen kişisel veriler, işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın sonunda silinir ve yok edilir. Dava açılmışsa karar kesinleşmeden silme yapılamaz.
657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (A) bendine 2016 yılında eklenen güvenlik soruşturması şartı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Konu, sonradan çıkarılan 7315 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
İptal davası, tam yargı davası ve idari para cezalarına itiraz süreçlerinde bize ulaşın.
Atama işlemlerine karşı dava ve yürütmenin durdurulması.
Devamını oku ›Makaleİdari tedbir niteliğindeki kısıtlamalara karşı başvuru.
Devamını oku ›Makaleİdari işlemin iptali istemiyle açılan davanın esasları.
Devamını oku ›