Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Hizmet Tespiti Davası

Sigortasız ya da eksik bildirilerek çalıştırılan işçi, çalışmasının tespiti için hizmet tespiti davası açabilir. Bu dava, emeklilik ve sosyal güvenlik hakları için kritik öneme sahiptir.

Davanın Amacı

Hizmet tespiti davası, işçinin gerçekte çalıştığı ancak Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmeyen sürelerinin tespitini sağlar. Tespit edilen süreler emeklilik hesabına dahil olur.

Süre

Dava, kural olarak hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Ancak Kurumun çalışmadan haberdar olduğu hallerde bu süre uygulanmayabilir.

İspat

Çalışmanın varlığı; işyeri kayıtları, tanık beyanları, ücret ödemelerine ilişkin belgeler ve diğer delillerle ispatlanır. SGK davaya dahil edilir.

Kamu Düzeni ve Resen Araştırma

Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkindir; bu nedenle mahkeme yalnızca tarafların sunduğu delillerle yetinmez, gerçek çalışmayı ortaya çıkarmak için resen (kendiliğinden) araştırma yapar. Komşu işyeri kayıtları, müfettiş raporları ve tanıklar değerlendirilir.

Hak Düşürücü Süre ve İstisnaları

Kuruma bildirilmeyen çalışmanın tespiti davası, kural olarak hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Ancak çalışmanın müfettiş raporu veya resmî belgeyle saptandığı hâllerde bu süre uygulanmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hizmet tespiti davaları, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 uyarınca iş mahkemesinde görülür. İş mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Davada işveren ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumunun da yer alması gerekir; Kurumun davadan haberdar edilmemesi bozma sebebi oluşturur. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme görevsizliği yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir ve dosyayı görevli mahkemeye gönderir. İşverenin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması hâlinde ise davanın kime yöneltileceği ayrıca belirlenmeli, gerekirse mirasçılar veya külli halef taraf gösterilmelidir.

Yetki bakımından aynı Kanunun m.6 hükmü uygulanır; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir. Bu yetki kuralına aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir; taraflar aksini kararlaştıramaz. İşyerinin sonradan taşınmış olması, işin fiilen yapıldığı yer mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmaz ve bu yer bakımından dava açılabilir. Uygulamada işin yapıldığı yer mahkemesinin seçilmesi, tanıkların dinlenmesi ve kayıtların toplanması yönünden kolaylık sağlar.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Sık yapılan hataların başında, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada yer almaması ve husumetin yalnızca işverene yöneltilmesi gelir. Bir diğer hata, tespiti istenen çalışma döneminin dilekçede net biçimde belirtilmemesidir; başlangıç ve bitiş tarihleri ile çalışılan işyeri açıkça yazılmalıdır. İşyerinin faaliyet gösterdiği dönemde komşu işyerlerinde çalışanların tanık olarak bildirilmemesi de ispatı zayıflatır; mahkeme bu kişilerin beyanına uygulamada özel bir ağırlık tanır. Yalnızca akrabaların tanık gösterilmesi ise beyanların değerlendirilmesinde ihtiyatlı bir yaklaşımı beraberinde getirir.

Kayıt dışı çalışmanın belgelerle desteklenmemesi bir başka eksikliktir. Ücret ödemelerine ilişkin banka kayıtları, işyeri giriş kartları, servis listeleri, sipariş ve teslimat belgeleri ile resmî kurum kayıtları delil olarak sunulabilir. Ayrıca hak düşürücü sürenin işlemediği hâllerin dilekçede gerekçesiyle açıklanmaması, davanın süre yönünden reddine yol açabilir. İşverenin sonradan verdiği kabul beyanının tek başına yeterli sayılacağı düşüncesi de yanlıştır; mahkeme bu beyanla bağlı olmaksızın kendiliğinden araştırma yapar. İşyeri sicil dosyasının ve müfettiş raporlarının Kurumdan istenmemesi de dosyanın eksik incelenmesine neden olur.

Emsal KararYargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca getirilen delillerle yetinilmeyerek resen araştırma yapılması gerektiğini; kural olarak beş yıllık hak düşürücü sürenin uygulanacağını belirtmiştir.Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2020/9977 E., 2021/9701 K.

Sıkça Sorulan Sorular

Sigortasız çalıştığımı nasıl ispat edebilirim?

Sigortasız veya eksik bildirilen çalışma, hizmet tespiti davasıyla ispatlanır. Davada işyeri kayıtları, bordrolar, ücret ödemesine ilişkin belgeler, müfettiş raporları, komşu işyeri kayıtları ve tanık beyanları değerlendirilir. Dava kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme yalnızca tarafların sunduğu delillerle yetinmez, gerçek çalışmayı ortaya çıkarmak için resen araştırma yapar.

Hizmet tespiti davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?

Dava kural olarak, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Bu hak düşürücü süre 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.86'da düzenlenmiştir. Çalışmanın müfettiş raporu veya resmî bir belgeyle saptandığı, yani Kurumun çalışmadan haberdar olduğu hâllerde bu süre uygulanmaz.

Hizmet tespiti davası kime karşı açılır ve sonucu nedir?

Dava, çalışmanın geçtiği işyerinin işverenine karşı açılır; Sosyal Güvenlik Kurumu da davada yer alır ve verilen karar Kuruma karşı sonuç doğurur. Tespit edilen süreler sigortalılık başlangıcına ve emeklilik hesabına dahil edilir. Bu nedenle dava, emeklilik ve sosyal güvenlik hakları bakımından belirleyici öneme sahiptir.

İşçi ve işveren haklarınızda yanınızdayız

Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar