Kamu veya özel sağlık kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının, mesleğin icrası kapsamındaki muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yürütülen soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir ve Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesine göre, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları hakkında, mesleğin icrası kapsamındaki tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Bu düzenleme, soruşturmanın doğrudan genel hükümlere göre yürütülmesini engeller. Cumhuriyet savcısı, izin alınmadan soruşturma işlemlerine devam edemez; iznin verilmemesi hâlinde kovuşturmaya geçilemez.
Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Kurul, Sağlık Bakanı tarafından belirlenen bir bakan yardımcısı, dört genel müdür veya yardımcısı ile biri dâhilî diğeri cerrahi branştan iki hekim olmak üzere yedi üyeden oluşur ve başkanı bakan yardımcısıdır.
Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve aynı çoğunlukla karar alır; oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Özel sağlık kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcıları ön inceleme yapmak üzere görevlendirilebilir.
Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki süreler, sağlık meslek mensupları bakımından iki kat olarak uygulanır. Bu nedenle ön inceleme ve karar aşaması genel usule göre daha uzun sürebilir.
Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar, soruşturmanın devam edip etmeyeceğini belirler.
Tıbbi uygulama sonucu ölüm meydana gelmişse, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Bu suç için kanun iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörmüştür.
Yaralanma söz konusu ise 89. maddedeki taksirle yaralama suçu değerlendirilir. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 70. maddesine göre hekimler, yapacakları her tür işlem için hastanın; hasta küçük veya kısıtlı ise veli ya da vasisinin öncelikle muvafakatini alır. Büyük cerrahi müdahaleler için bu muvafakatin yazılı olması gerekir; kanunda öngörülen koşullarla muvafakatin elektronik ortamda alınması da mümkündür.
Rızanın geçerli olabilmesi için hastanın işlemin niteliği, olası riskleri ve alternatifleri hakkında bilgilendirilmiş olması aranır. Aydınlatma yükümlülüğüne aykırılık, tıbbi uygulamanın hukuka uygunluğunu etkileyebilir ve ayrıca hukuki sorumluluk bakımından değerlendirilir.
Tıbbi uygulama nedeniyle açılan tazminat davası ile ceza soruşturması ayrı süreçlerdir. Ceza soruşturmasında kusurun bulunmadığı sonucuna varılması, hukuki sorumluluğun her hâlde ortadan kalktığı anlamına gelmez; ceza hukukundaki kusur ile sorumluluk hukukundaki özen yükümlülüğünün ölçütleri aynı değildir.
3359 sayılı Kanun'un Ek 18. maddesine göre kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından, idare tarafından ödenen tazminattan dolayı ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir.
Mesleğin icrası kapsamındaki tıbbi işlem ve uygulamalara ilişkin ceza soruşturmalarında önce soruşturma izni gerekir. İzin verilmedikçe kovuşturma aşamasına geçilemez.
İhbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılabilir. Başsavcılık, izin usulüne tabi olduğunu tespit ederse dosyayı ilgili mercie gönderir.
2547 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar Ek 18. maddenin kapsamı dışındadır. Vakıf üniversitelerinde görev yapanlar ise kapsam içindedir.
Hayır. Mesleki Sorumluluk Kurulu kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Ceza yargılamasındaki tespitler hukuk davasında delil olarak değerlendirilebilir; ancak kusurun hukuki sorumluluk bakımından ayrıca incelenmesi gerekir.
Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.