Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15 uyarınca hastaya; hastalığın muhtemel sebepleri ve seyri, tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede ve nasıl yapılacağı, diğer tanı-tedavi seçenekleri ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar, reddetme hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlar ve ilaçların önemli özellikleri hakkında bilgi verilir; rıza, kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesidir.
Geçerli bir onam iki aşamadan oluşur: önce usulüne uygun bilgilendirme (aydınlatma), sonra bu bilgilendirmeye dayanan serbest rıza. Bilgilendirilmeden alınan imza, hukuken aydınlatılmış onam değildir.
Bilgilendirme, müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından yapılmalıdır; broşür veya form vermek, sözlü ve anlaşılır açıklamanın yerine geçmez.
Aydınlatma, müdahaleden makul süre önce yapılmalıdır; ameliyathane kapısında alınan imzalar, hastanın serbest iradesini sakatlayabilir.
Onam süreci, hasta ile hekim arasındaki güven ilişkisinin hukuki güvencesidir; yalnız dava riskine karşı değil, tedavi uyumu için de önemlidir.
Yönetmeliğin 15 inci maddesi kapsamı sayar: hastalığın muhtemel sebepleri ve seyri; müdahalenin kim tarafından, nerede, ne şekilde yapılacağı ve tahmini süresi; diğer tanı-tedavi seçenekleri ile fayda ve riskleri; muhtemel komplikasyonlar; ret hâlindeki fayda ve riskler; ilaçların önemli özellikleri; yaşam tarzı önerileri.
Riskin nadir görülmesi, açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; ağır sonuç doğurabilecek riskler, düşük olasılıklı olsa da açıklanmalıdır.
Bilgilendirme, hastanın eğitim ve kavrayış düzeyine uygun, tıbbi terimlerden arındırılmış bir dille yapılmalıdır.
Uyuşmazlığa yol açması muhtemel müdahalelerde, 15 inci maddedeki bilgileri içeren rıza formu hazırlanır; bilgiler sözlü aktarılır, form iki nüsha imzalanır ve bir nüshası hastanın dosyasına konur.
Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekim ve sağlık kuruluşundadır; matbu, genel ve okunmadan imzalatılan formlar, ispat değeri yönünden yetersiz bulunmaktadır.
Formun tarihi, saat kaydı ve bilgilendiren hekimin imzası tam olmalıdır; boş bırakılan alanlar aleyhe yorumlanır.
Rıza, müdahalenin gerektirdiği sürecin devamı olan zorunlu rutin işlemleri de kapsar; ancak tıbbi müdahale, verilen rızanın sınırları içinde kalmalıdır.
Müdahale sırasında işlemin genişletilmesi gereği doğarsa; rıza dışına çıkmak ancak zorunluluk hâlinde mümkündür. Acil durumda, rıza alınamıyorsa gerekli müdahale yapılır ve durum kayıt altına alınır; yakınlar bilgilendirilir.
Rızanın kapsamı dışına çıkılan her işlem, ayrı bir aydınlatma ve rıza konusudur.
Aydınlatılmamış veya rızasız müdahale, tıbben kusursuz uygulanmış olsa bile hukuka aykırıdır: komplikasyon gerçekleşirse zarar hekime yükletilebilir ve manevi tazminat gündeme gelir.
Onam eksikliği, ceza hukuku yönünden de değerlendirilebilir; disiplin sorumluluğu ayrıca işler.
Estetik gibi zorunlu olmayan müdahalelerde aydınlatma yükümlülüğü en geniş biçimde uygulanır; en küçük risk dahi açıklanmalıdır.
Küçükler ve ayırt etme gücü bulunmayanlar adına rıza, veli veya vasiden alınır; bilgilendirme, hastanın anlayabileceği ölçüde kendisine de yapılır.
Bilinci kapalı hastada acil müdahale rızaya bağlı değildir; bilinç açıldıktan sonraki müdahaleler için rıza usulü yeniden işletilir.
Tıbbi araştırmalarda rıza daha sıkı kurallara tabidir: Bakanlık izni ve gönüllünün rızası olmadan hiç kimse araştırma konusu yapılamaz.
Hastalığın seyri, müdahalenin şekli ve süresi, alternatifler ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar, ret hâlinin sonuçları ve ilaç özellikleri açıklanmalıdır.
Tek başına yetmez; sözlü ve anlaşılır bilgilendirme şarttır. Matbu ve genel formların ispat değeri zayıftır.
Müdahale hukuka aykırı hâle gelir; tıbben kusursuz olsa bile gerçekleşen komplikasyonun sorumluluğu hekime yükletilebilir.
Bilinci kapalı hastada gerekli müdahale rıza aranmadan yapılır, durum kayda geçirilir ve yakınlar bilgilendirilir.
Evet; müdahale öncesinde her zaman geri alınabilir. Başlamış süreçte geri alma, tıbbi gereklere göre değerlendirilir.
Malpraktis, hasta hakları ve tazminat süreçlerinde destek için bize ulaşın.