Güvence Hesabı, zorunlu sigortası bulunmayan ya da sorumlusu belirlenemeyen kazalarda zarar görenlere ödeme yapmak üzere kurulmuş bir güvence mekanizmasıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi Hesaba başvurulabilecek beş hâli sayar ve ödemenin, ilgili zorunlu sigorta için geçerli teminat tutarıyla sınırlı olduğunu belirtir. Hesap kural olarak bedensel zararları karşılar; eşya zararlarının karşılanması ancak Cumhurbaşkanı kararına bağlıdır.
Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulur. Hesabın amacı, zorunlu sorumluluk sigortalarının koruma işlevinin fiilen boşa çıktığı hâllerde zarar görenin tazminatsız kalmasını önlemektir.
Hesap, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile mülga Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş zorunlu sigortaları kapsar. Bu nedenle her sigorta uyuşmazlığı Hesabın konusuna girmez; talebin zorunlu bir sigortaya dayanması gerekir.
Hesabın gelirleri, zorunlu sigortalar için tahsil edilen toplam primlerin yüzde biri oranında sigorta şirketlerince ödenen katılma payları ile sigorta ettirenlerden safi primlerin yüzde ikisi oranında tahsil edilen paylardan oluşur. Böylece sistem, sigorta havuzunun kendi kaynaklarıyla finanse edilir.
Kanun m.14/2 uyarınca Hesaba başvurulabilecek ilk hâl, sigortalının tespit edilememesidir. Kaçan ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı kazalarda zarar gören, bedensel zararları için doğrudan Hesaba yönelebilir.
İkinci hâl, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlardır. Üçüncü hâl, sigorta şirketinin mali bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflasıdır; bu durumda Hesap hem maddi hem bedensel zararlardan sorumludur.
Dördüncü hâl, çalınmış veya gasbedilmiş bir aracın karıştığı kazada işletenin Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sorumlu tutulmadığı durumlardır. Beşinci hâl ise Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemelerdir. Bu sayım sınırlıdır; kanunda yer almayan bir sebeple Hesaba başvurulamaz.
Başvuru, Güvence Hesabına doğrudan yazılı olarak yapılır. Dilekçede kaza tarihi, yeri, zarar görenin kimlik ve iletişim bilgileri ile talep edilen tazminat kalemleri açıkça belirtilir. Eksik belgeyle yapılan başvurular tamamlanıncaya kadar sonuçlandırılmaz.
Uygulamada kaza tespit tutanağı, trafik ve olay yeri inceleme raporları, ceza soruşturması evrakı, hastane epikrizleri, sürekli sakatlık hâlinde kalıcı maluliyet raporu, ölüm hâlinde veraset ilamı ve nüfus kayıt örneği ile gelir durumunu gösteren belgeler istenir. Belgelerin eksiksiz sunulması, ödeme süresini doğrudan etkiler.
Hesabın ödemesi, ilgili zorunlu sigorta için rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan teminat limitiyle sınırlıdır. Limiti aşan zarar bakımından zarar görenin, sorumlulara karşı genel hükümlere göre dava açma hakkı saklı kalır.
Hesap kural olarak bedensel zararları karşılar. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı, sürekli sakatlık hâlinde iş gücü kaybı tazminatı ve tedavi giderleri bu kapsamdadır. Eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına ise Cumhurbaşkanı karar vermeye yetkilidir.
Trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan sağlık hizmeti bedelleri bakımından özel bir düzen vardır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesi uyarınca bu bedeller, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır; sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı, belirlenen tutarı Kuruma aktarmakla bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinden kurtulur.
Hesabın ödeme yaptığı hâllerde, gerek ilgililere gerekse Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna rücu edilmesi mümkündür. Rücuya ilişkin esaslar Kanun m.14/7 uyarınca yönetmelikle düzenlenir. Bu nedenle sigortasız araç işleteni, Hesabın ödemesiyle sorumluluktan kurtulmaz.
Başvurunun reddedilmesi veya kısmen karşılanması hâlinde zarar gören, Güvence Hesabına karşı dava açabilir. Uyuşmazlık, kural olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru imkânı da ayrıca değerlendirilir.
Zamanaşımı bakımından 2918 sayılı Kanun’un 109. maddesi esas alınır. Maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil cezayı gerektiriyor ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de uygulanır.
Ölümlü ve yaralamalı kazalarda ceza zamanaşımının uygulanması, sürenin önemli ölçüde uzamasına yol açar. Bu nedenle geç fark edilen maluliyet hâllerinde dahi başvuru hakkının devam edip etmediği ayrıca incelenmelidir.
Kazaya karışan aracın sigortalı olup olmadığı, poliçe sorgusu ile netleştirilmelidir. Poliçesi bulunan bir araç varken Hesaba yapılan başvuru, sigortacıya yönlendirilmek üzere reddedilir ve zaman kaybına yol açar.
Bedensel zarar iddiasında maluliyet oranının usulüne uygun bir sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi belirleyicidir. Rapor tarihinin ve dayandığı mevzuatın, kaza tarihiyle uyumlu olması gerekir.
Talep edilen kalemlerin bedensel zarar niteliği taşıyıp taşımadığı önceden ayrıştırılmalıdır. Araçta oluşan hasar ve değer kaybı gibi eşya zararları, kural olarak Hesabın kapsamı dışındadır ve sorumlulara karşı genel hükümlere göre istenir.
Kural olarak bedensel zararları karşılar. Sigorta şirketinin ruhsat iptali veya iflası hâlinde maddi zararlar da kapsama girer. Eşya zararlarının karşılanmasına ise 5684 sayılı Kanun m.14/2 uyarınca Cumhurbaşkanı karar vermeye yetkilidir.
Evet. Sigortalının tespit edilememesi, 5684 sayılı Kanun m.14/2-a uyarınca Hesaba başvuru sebeplerinden biridir. Bu hâlde kişiye gelen bedensel zararlar Hesaptan karşılanır.
Evet. Ödeme, ilgili zorunlu sigorta için rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan teminat tutarıyla sınırlıdır. Limiti aşan kısım için sorumlulara karşı genel hükümlere göre dava açılabilir.
Evet. 5684 sayılı Kanun m.14/7 uyarınca Hesaptan yapılacak ödemeler ile ilgililere ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yapılacak rücuya ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir. Sigortasız araç işleteni bu yolla sorumlu tutulabilir.
2918 sayılı Kanun m.109 uyarınca zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır.
Rücu, tazminat ve sigorta başvurularınızda süreç yönetimi için bize ulaşın.
İşletenin kusursuz sorumluluğu ve tazminat kalemleri.
Devamını oku ›MakaleSağlık hizmeti bedellerinin karşılanma usulü ve sınırları.
Devamını oku ›Makaleİki yıllık ve on yıllık sürelerin işleyişi ile ceza zamanaşımı.
Devamını oku ›