Faktoring, işletmenin mal veya hizmet satışından doğan vadeli alacaklarını faktoring şirketine devrederek erken finansman sağlamasıdır; faktoring şirketi fatura ile belgelenemeyen alacakları devralamaz (6361 sayılı Kanun m.9). Alacağın devri yazılı şekilde yapılmadıkça geçersizdir (TBK m.184).
Faktoring işleminde satıcı işletme, alıcısından olan vadeli alacağını faktoring şirketine devreder; şirket de alacak tutarından iskonto ve komisyon düşerek ödemeyi peşin yapar veya alacağın tahsilini üstlenir. Faktoring şirketleri 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında faaliyet gösterir.
6361 m.9 uyarınca şirket ana faaliyet konusu dışında faaliyette bulunamaz ve kanundaki sınırlı istisnalar dışında nakdi kredi kullandıramaz. Bu nedenle faktoring, bir kredi değil, alacak devrine dayalı bir finansman yöntemidir.
İşlemin hukuki temeli alacağın temlikidir; bu nedenle faktoring sözleşmesinde 6361 sayılı Kanunun özel hükümleri yanında Türk Borçlar Kanununun alacağın devrine ilişkin hükümleri de uygulanır.
6361 m.9/2 uyarınca faktoring şirketi, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devralamaz veya tahsilini üstlenemez. Kurulca belirlenen usulle belgelenemeyen, ileride doğacak alacaklar için de aynı kural geçerlidir.
Bu kural, gerçek bir ticari işleme dayanmayan “hatır senetleri” ile faktoring yapılmasını önlemeyi amaçlar. Fatura, 6361 m.3 uyarınca Vergi Usul Kanununa göre düzenlenen fatura ve fatura yerine geçen belgeleri ifade eder.
Aynı kanun, aynı faturaya dayalı olarak birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplamının fatura tutarını aşamayacağını düzenler. Böylece aynı alacağın mükerrer finansmana konu edilmesi engellenir.
TBK m.184 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır; alacağın devri sözü verme ise şekle bağlı değildir. Faktoring sözleşmesi ile her bir fatura için düzenlenen temlikname bu şekil şartını karşılamalıdır.
TBK m.183 uyarınca alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacağını devredebilir. Satış sözleşmesinde devir yasağı varsa bu durum devri engelleyebilir; ancak borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan kişiye bu yasağı ileri süremez.
Bu nedenle satıcı işletmenin, alıcısıyla yaptığı sözleşmede temlik yasağı bulunup bulunmadığını faktoring başvurusundan önce kontrol etmesi gerekir.
TBK m.186 uyarınca devir borçluya bildirilmemişse borçlu önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur. Faktoring şirketinin temliki borçluya bildirmesi bu nedenle önemlidir; bildirimden sonra yapılan ödemeler faktoring şirketine yapılmalıdır.
TBK m.188 uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Örneğin teslim edilmeyen veya ayıplı mal savunması faktoring şirketine karşı da ileri sürülebilir.
Ancak alacak bir kambiyo senedinin cirosu yoluyla devredilmişse durum farklıdır: 6361 m.9/3 uyarınca senet borçlusu, düzenleyen veya önceki hamillerle arasındaki kişisel def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki şirket senedi edinirken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
TBK m.191 uyarınca alacak bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğundan sorumlu olur. Faktoringde alacak bedel karşılığında devredildiğinden bu hüküm önem taşır.
Uygulamada sözleşmeler rücu hakkı olan ve rücu hakkı olmayan faktoring olarak ayrılır. Rücu hakkı olan faktoringde borçlu ödemezse faktoring şirketi satıcıya başvurur; rücusuz faktoringde ise borçlunun ödeme gücüne ilişkin risk kural olarak şirkette kalır. Bu ayrım sözleşme hükümlerine göre belirlenir.
Rücusuz faktoringde bile satıcı, alacağın gerçekten var olduğundan sorumludur. Fatura düzenlenmiş ancak mal teslim edilmemişse veya alacak iade nedeniyle ortadan kalkmışsa şirket satıcıya başvurabilir.
Rücu hükmünü okuyun: Sözleşmenin rücu hakkı olan mı yoksa rücusuz mu olduğunu ve hangi durumlarda şirketin size başvurabileceğini açıkça belirleyin.
Temlik yasağını kontrol edin: Alıcınızla yaptığınız satış sözleşmesinde alacağın devrini yasaklayan bir hüküm varsa, devir alıcıya karşı sorun yaratabilir (TBK m.183).
Belgeleri eksiksiz tutun: Fatura, sevk irsaliyesi ve teslim belgeleri alacağın varlığının kanıtıdır. Alıcıya temlik bildiriminin yapıldığını gösteren belgeyi saklayın; bildirim yapılmadan alıcının size yaptığı ödemeler ayrıca faktoring şirketine aktarılmalıdır.
Hayır, alacak devrine dayalı bir finansman yöntemidir; faktoring şirketleri kanundaki sınırlı istisnalar dışında nakdi kredi kullandıramaz (6361 m.9).
Hayır, fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar devralınamaz (6361 m.9/2).
Hayır, alacağın devri yazılı şekilde yapılmalıdır (TBK m.184).
Kural olarak hayır; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel değilse rıza aranmaz (TBK m.183).
Devir kendisine bildirilmemişse iyiniyetle yaptığı ödemeyle borcundan kurtulur (TBK m.186).
Evet, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana da ileri sürebilir (TBK m.188).
Evet, ciro yoluyla devirde kişisel def’iler kural olarak faktoring şirketine ileri sürülemez (6361 m.9/3).
Bedel karşılığı devirde devreden alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumludur; ayrıntı sözleşmedeki rücu hükmüne göre belirlenir (TBK m.191).
Kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz (6361 m.9/2).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Kambiyo senetlerinde def'i kavramı, mutlak ve nispi def'iler ayrımı,.
Devamını oku ›MakaleTicari işletmenin devri, malvarlığı unsurlarının tek sözleşmeyle.
Devamını oku ›MakaleHamiline yazılı pay senedinin devri, devralanın Merkezi Kayıt.
Devamını oku ›