Sürücü belgesi olmayan kişinin motorlu araç kullanması ve buna izin verilmesi yasaktır (KTK m.36); ancak sigorta sözleşmesinden doğan bu tür savunmalar zarar görene karşı ileri sürülemez (KTK m.95). Trafik sigortacısı zarar görene öder, sonra ödediğini sigorta ettirene rücu edebilir; zarar görenin sigortaya yazılı başvurusuna 15 gün içinde cevap verilmelidir (KTK m.97).
Motorlu araçların sürücü belgesi sahibi olmayan kişilerce karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır (KTK m.36).
Kanun hem ehliyetsiz kullanan sürücüye hem de aracın sürülmesine izin veren işletene idari yaptırım öngörür. Sürücü belgesi geçici olarak geri alınmış veya iptal edilmiş olduğu hâlde araç kullanmak da ayrıca yaptırıma bağlanmıştır; güncel para cezası tutarları Kanunda sık değiştirildiğinden resmî metinden kontrol edilmelidir.
Bu yasak, kazadan doğan hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Aksine aracını ehliyetsiz bir kişiye veren işleten, hem idari yaptırımla hem de doğan zararın tazminiyle karşılaşabilir.
Motorlu aracın işletilmesi ölüm, yaralanma veya eşya zararına sebep olursa işleten ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur; işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85).
Dolayısıyla araç sahibi “aracı ben kullanmıyordum, sürücünün ehliyeti yoktu” diyerek zarar görene karşı kurtulamaz. Zarar gören, ehliyetsiz sürücüye haksız fiil hükümlerine göre, işletene ve trafik sigortacısına ise KTK hükümlerine göre başvurabilir.
Zarar görenin sigortaya karşı hakkı özellikle önemlidir: Sigortacı, sigorta sınırları içindeki tutarı gerekli belgelerin ulaşmasından itibaren 8 iş günü içinde ödemek zorundadır (KTK m.99).
Sigorta sözleşmesinden veya ilgili kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünü kaldıran ya da azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez (KTK m.95).
Bu nedenle trafik sigortacısı, sürücünün ehliyetsiz olduğunu gerekçe göstererek zarar gören üçüncü kişiye ödeme yapmaktan kaçınamaz. Ehliyetsizlik, sigortacı ile sigorta ettiren arasındaki iç ilişkide sonuç doğurur.
Ödemede bulunan sigortacı, sözleşmeye ve ilgili kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir (KTK m.95). Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kişinin aracı kullanmasını rücu sebepleri arasında düzenler.
Ehliyetsizlik hukuka aykırı bir durumdur; ancak tazminat sorumluluğunda belirleyici olan, kazanın meydana gelmesindeki kusur ve illiyet bağıdır. İşleten, zarar görenin kusurunu ispat ederse hâkim tazminatı durum ve şartlara göre indirebilir (KTK m.86).
Yargıtay uygulamasında ehliyetsizliğin kazayla nedensellik bağı kurulmadan kendiliğinden tam kusur sayılmadığı, kusur oranının kazanın oluş şekline göre bilirkişi raporuyla belirlendiği görülmektedir. Buna karşılık sigortacının rücu davasında ehliyetsizlik ile zarar arasındaki ilişkinin nasıl değerlendirileceği tartışmalıdır ve dosya özelinde incelenmelidir.
Ehliyetsiz sürücü aynı zamanda aracın sahibi ise sigortacı ödediği tutarı doğrudan ona rücu edebilir. Aracı başkasına ait olan ehliyetsiz sürücü ise hem işletenin hem de sigortacının kendisine yönelteceği talepler bakımından haksız fiil sorumluluğu taşır.
Zarar gören, sigorta sınırları içinde dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmalı; sigortacı 15 gün içinde cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (KTK m.97).
Maddi zarar talepleri, zararın ve yükümlünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır (KTK m.109).
Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden itibaren 2 yılda zamanaşımına uğrar (KTK m.109). Sigortacının araç sahibine rücu talebi de bu süreye tabidir.
Zarar görenseniz, sürücünün ehliyetsiz olması sizin tazminat hakkınızı zayıflatmaz. Kaza tespit tutanağını, hastane kayıtlarını ve hasar belgelerini toplayarak doğrudan trafik sigortacısına yazılı başvuru yapın.
Araç sahibiyseniz ve aracınızı ehliyetsiz bir kişiye verdiyseniz, sigortacının ödediği tutarı sizden rücu yoluyla isteyebileceğini unutmayın. Rücu davasında kusur oranı, sigorta limitleri ve ödemenin gerçekten gerekli olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir.
Sık yapılan hata, sigortacının “ehliyetsizlik” gerekçesiyle verdiği ret cevabını kesin kabul etmektir. Zarar gören üçüncü kişiye karşı bu savunma ileri sürülemediğinden, ret cevabına karşı dava veya tahkim yoluna gidilebilir.
Evet, sigortacı zarar görene öder; ehliyetsizlik zarar görene karşı ileri sürülemez (KTK m.95).
Sözleşme ve kanun hükümlerine göre azaltma veya kaldırma sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir (KTK m.95).
Evet, işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur ve izin vermek yasaktır (KTK m.36, 85).
Uygulamada kusur, kazanın oluş şekline ve illiyet bağına göre belirlenir; ehliyetsizlik tek başına tam kusur sayılmayabilir.
Hayır, sigorta sınırları içindeki talepler için önce yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97).
Belgelerin ulaşmasından itibaren 8 iş günü içinde ödemelidir (KTK m.99).
Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kazadan itibaren 10 yıldır (KTK m.109).
Ödemenin tamamlanması ve rücu edilecek kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıldır (KTK m.109).
Belgesi geri alınmışken araç kullanmak da yasaktır; zarar görene karşı sonuç aynıdır (KTK m.36, 95).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Zorunlu trafik sigortasında dava öncesi sigortacıya yazılı başvuru.
Devamını oku ›MakaleSigorta bedeli sigorta değerinden azsa, kısmi zararda sigortacı.
Devamını oku ›MakaleYayaya çarpan araçta işletenin sorumluluğu, yaya kusurunun etkisi,.
Devamını oku ›