Yayaya çarpan motorlu aracın işleteni, kusuru olmasa bile doğan zarardan sorumludur ve bu sorumluluk zorunlu trafik sigortasıyla güvence altındadır (KTK m.85, 91). Yaralanan yaya dava açmadan önce sigortaya yazılı başvurmalı; sigorta 15 gün içinde cevap vermezse dava veya tahkim yolu açılır (KTK m.97).
Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olursa aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK m.85).
Bu sorumluluk kusura dayanmaz; işleten, sürücünün ve aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Yani araç sahibi “aracı ben kullanmıyordum” diyerek kural olarak sorumluluktan kurtulamaz.
İşletenin bu sorumluluğunu karşılamak için zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur (KTK m.91). Yaya bu nedenle tazminat talebini işletenin yanında doğrudan sigorta şirketine de yöneltebilir.
İşleten, kendisinin veya sürücünün kusuru ve araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olmaksızın kazanın zarar görenin ağır kusurundan ya da mücbir sebepten kaynaklandığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur (KTK m.86).
Kurtuluş için yayanın kusurunun “ağır” olması ve sürücünün hiç kusurunun bulunmaması gerekir. Sürücünün hız, dikkat veya geçiş önceliği bakımından küçük bir kusuru bile varsa işleten sorumluluktan tamamen kurtulamaz.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten, yayanın kusurunun bulunduğunu ispat ederse hâkim tazminatı durum ve koşullara göre indirebilir. Uygulamada kusur oranları bilirkişi raporuyla belirlenir ve tazminat bu orana göre hesaplanır.
Yayalar taşıt yolunun karşısına kural olarak yaya ve okul geçitleri ile kavşak giriş ve çıkışlarından geçmelidir; ancak yaklaşık yüz metre mesafede geçit veya kavşak yoksa, trafiğe engel olmadan ve kendi güvenliklerini sağlayarak en kısa doğrultuda geçebilirler (KTK m.68).
Yaya yolu, banket veya uygun alan varsa yayaların burada yürümesi gerekir. Her iki yanında yaya yolu ve banket bulunmayan iki yönlü karayollarında yayalar taşıt yolunun sol kenarını izlemek zorundadır.
Sürücüler de ışıklı işaret veya görevli bulunmayan yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak ve geçen ya da geçmek üzere olan yayalara durarak ilk geçiş hakkı vermek zorundadır (KTK m.74). Bu kurallara uyulup uyulmadığı kusur dağılımını doğrudan etkiler.
Bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır (TBK m.54).
Ölüm hâlinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalanların kayıpları istenebilir (TBK m.53). Destek tazminatı, ölen kişinin bakımına katkıda bulunduğu eş, çocuk ve diğer yakınlar için hesaplanır.
Bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde zarar görene, ağır bedensel zarar veya ölümde ise yakınlarına da uygun bir miktar manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56). Zorunlu trafik sigortası genel şartları uyarınca manevi tazminat bu sigortanın teminatı dışında tutulduğundan, bu talep uygulamada işleten ve sürücüye yöneltilir.
Zarar gören, zorunlu sigorta sınırları içinde dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapmak zorundadır; sigorta 15 gün içinde cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (KTK m.97).
Sigortacı, hak sahibinin genel şartlarda belirlenen belgeleri kendisine ulaştırdığı tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta sınırları içindeki tutarı ödemek zorundadır (KTK m.99).
Aracı tespit edilemeyen (kaçan), sigortasız ya da çalıntı bir araç yayaya çarparsa bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m.14). Hesap, zorunlu sigortanın geçerli teminat tutarlarına kadar ödeme yapar.
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır (KTK m.109).
Zamanaşımı işletene karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Yaralanmalı kazalarda genellikle taksirle yaralama soruşturması başladığından ceza zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Kazadan hemen sonra kaza tespit tutanağının ve olay yeri fotoğraflarının alınması, tanık bilgilerinin kaydedilmesi, kamera kayıtlarının silinmeden istenmesi ve tüm tedavi belgelerinin saklanması gerekir. Sigortaya başvuru dilekçesine bu belgeler ile maluliyet raporu eklenmelidir.
Evet, işleten kusura dayanmayan bir sorumlulukla sorumludur; ancak yayanın ağır kusuru ve sürücünün tam kusursuzluğu ispat edilirse kurtulabilir (KTK m.85, 86).
Sürücünün de kusuru varsa işleten sorumluluktan kurtulamaz; hâkim yayanın kusuruna göre tazminatı indirebilir (KTK m.86).
Yüz metre kadar mesafede geçit veya kavşak yoksa, trafiğe engel olmadan ve güvenliği sağlayarak en kısa doğrultuda geçilebilir (KTK m.68).
Hayır, sigorta sınırları içindeki talepler için önce yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97).
Başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir (KTK m.97).
Gerekli belgelerin ulaşmasından itibaren 8 iş günü içinde ödemelidir (KTK m.99).
Bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m.14).
Evet, zarar görene, ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlarına da manevi tazminat verilebilir (TBK m.56).
Maddi zararlarda öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde kazadan itibaren 10 yıldır; suç için daha uzun ceza zamanaşımı varsa o uygulanır (KTK m.109).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Kusur oranı; kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları.
Devamını oku ›Makaleİş kazasında işveren kusuru, güvenlik önlemlerine uyulup.
Devamını oku ›MakaleÖlümlü trafik kazasında destekten yoksun kalanlar maddi.
Devamını oku ›