Paylı mülkiyette her paydaş, diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde maldan yararlanabilir; taşınmazı diğerlerini dışlayarak tek başına kullanan paydaş, kötüniyetli zilyet gibi haksız kullanım tazminatı (ecrimisil) ödemekle yükümlü olabilir (TMK m.693, m.995). Uygulamada paydaşlar arası ecrimisil için kural olarak diğer paydaşın kullanımdan men edilmiş olması aranır ve talep geriye dönük 5 yılla sınırlı tutulur.
Paylı mülkiyette birden çok kişi, bölünmemiş bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir ve paylar aksi belirlenmedikçe eşit sayılır (TMK m.688). Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir (TMK m.693).
Ecrimisil, bir malın hak sahibinin izni olmadan kullanılması karşılığında istenen haksız işgal tazminatıdır. Kanunda bu adla ayrı bir madde yoktur; dayanağı, iyiniyetli olmayan zilyedin hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünler karşılığında tazminat ödemekle yükümlü olduğunu düzenleyen TMK m.995 ile genel hükümlerdir.
Paydaşlar arasındaki uyuşmazlığın özelliği, kullanan kişinin de malın maliki olmasıdır. Paydaş kendi payı oranında kullanım hakkına sahip olduğundan, ecrimisil ancak payını aşan ve diğer paydaşların hakkını zedeleyen kullanım için gündeme gelir.
Yargıtay uygulamasında paydaşlar arası ecrimisil, kural olarak davacı paydaşın maldan yararlanmasının engellenmiş, yani intifadan men edilmiş olmasına bağlanır. Bunun tipik yolu, taşınmazı kullanan paydaşa ihtarname göndererek kullanıma ortak olma veya bedel ödeme talebinin bildirilmesidir; ihtar tarihinden sonraki dönem için ecrimisil istenebilir.
Uygulamada bazı durumlarda ayrıca intifadan men aranmaz: taşınmazın kiraya verilip kira gelirinin tek paydaşça alınması, paydaşın taşınmazın niteliğini değiştirmesi (örneğin arsaya yapı yapması), taşınmazın doğal ürün veren bir yer olması veya paydaşlar arasında daha önce bir paylaşım düzeni kurulmuş olması bu istisnalar arasında sayılır. Bu istisnaların kapsamı somut olaya göre tartışmalı olabilir.
Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirleyebilir; bu belirleme kullanımın zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi şeklinde de olabilir (TMK m.693/2). Paydaşlar da oybirliğiyle kullanım düzeni kurabilir ve taşınmazlarda noterce onaylı anlaşma tapuya şerh verilebilir (TMK m.689).
Ecrimisil, taşınmazın haksız kullanıldığı dönemdeki emsal kira bedeli veya ürün getirisi esas alınarak ve davacının payı oranında hesaplanır. Kötüniyetli zilyet, elde ettiği ürünlerin yanında elde etmeyi ihmal ettiği ürünler için de tazminat öder (TMK m.995).
Hesap genellikle bilirkişi incelemesiyle yapılır: taşınmazın niteliği, konumu ve benzer yerlerin kira bedelleri dönem dönem belirlenir. Uygulamada ilk dönem için emsal kira bedeli tespit edildikten sonra sonraki yıllar için değer artışının gözetilmesi yoluna gidilir.
Kullanan paydaşın yaptığı giderler de hesaba etki edebilir. İyiniyetli olmayan zilyet yalnız hak sahibi için de zorunlu olan giderlerin karşılanmasını isteyebilir (TMK m.995/2); paylı malın vergi ve yönetim giderleri ise aksine hüküm yoksa paydaşlarca payları oranında karşılanır ve fazla ödeyen paydaş diğerlerine rücu edebilir (TMK m.694).
Ecrimisil için kanunda özel bir zamanaşımı süresi yoktur. Yargıtay uygulamasında, kira bedelleri gibi dönemsel edimlere ilişkin beş yıllık zamanaşımı süresi kıyasen uygulanır ve ecrimisil dava tarihinden geriye doğru beş yılla sınırlı olarak istenebilir (TBK m.147/1).
Paydaşlar arası ecrimisilde ayrıca intifadan men tarihi önemlidir: süre beş yıl olsa bile ecrimisil kural olarak men tarihinden, örneğin ihtarnamenin tebliğinden itibaren istenebilir. Bu nedenle ihtarname ne kadar erken gönderilirse talep edilebilecek dönem o kadar genişler.
Zamanaşımı dava açılması veya icra takibi yapılmasıyla kesilir (TBK m.154). Uzun süredir devam eden kullanımlarda dava açmayı geciktirmek, en eski dönemlere ilişkin alacağın kaybına yol açar.
Ecrimisil davası bir malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan, kanunda aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). Ortaklığın giderilmesi davaları ise sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4/1-b); iki dava aynı taşınmazla ilgili olsa da farklı mahkemelerde görülür.
Davada paydaşlık ilişkisi tapu kaydıyla, haksız kullanım ve intifadan men ise ihtarname, tanık, keşif ve fotoğraflarla ispatlanır. Mahkeme genellikle mahallinde keşif yaparak taşınmazın kim tarafından ve hangi dönemde kullanıldığını belirler.
Ecrimisil sorunu sürekli tekrarlanıyorsa kalıcı çözüm olarak her paydaş, hukuki bir işlem veya malın sürekli amaca özgülenmesi gibi engeller yoksa malın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m.698). Taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B).
En yaygın hata, ihtarname göndermeden yıllar sonra geriye dönük ecrimisil istemektir. İntifadan men şartı aranan durumlarda ihtardan önceki dönem için talep reddedilebilir; bu nedenle kullanım fark edildiğinde noter kanalıyla ihtar gönderilmelidir.
İkinci hata, payı aşmayan kullanım için ecrimisil istemektir. Örneğin iki paydaşlı bir arsanın yarısından azını kullanan paydaşın kullanımı kendi payı sınırında kalabilir; dava öncesinde kullanılan alan ve pay oranı karşılaştırılmalıdır.
Üçüncü hata, beş yıllık sınırı gözetmemektir. Dava tarihinden geriye doğru beş yılı aşan dönemler için talep, zamanaşımı itirazıyla karşılaşır (TBK m.147).
Kural olarak kullanımınız engellenmişse, özellikle ihtarname ile bildirimden sonraki dönem için isteyebilirsiniz (TMK m.693, m.995).
Uygulamada intifadan men aranır ve ihtarname bunun en yaygın ispat aracıdır; kira gelirinin tek başına alınması gibi hâllerde aranmayabilir.
Uygulamada dava tarihinden geriye doğru beş yıl; dönemsel edimlere ilişkin beş yıllık süre kıyasen uygulanır (TBK m.147).
Emsal kira bedeli üzerinden, davacının payı oranında ve genellikle bilirkişi incelemesiyle.
Asliye hukuk mahkemesinde (HMK m.2).
Diğer paydaşlar payları oranında kira gelirini isteyebilir; bu durumda uygulamada ayrıca intifadan men aranmaz.
Paylı malın giderleri paylar oranında karşılanır; fazla ödeyen paydaş diğerlerine rücu edebilir (TMK m.694).
Evet. Uyuşmazlıkta hâkim kullanım şeklini belirleyebilir; zaman veya yer itibarıyla bölüşüm de mümkündür (TMK m.693/2).
Ortaklığın giderilmesi istenebilir (TMK m.698); bu davadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Doğum tarihinin düzeltilmesi, yerleşim yeri asliye hukuk.
Devamını oku ›MakaleAd değiştirme davasında haklı sebep, görevli asliye hukuk mahkemesi,.
Devamını oku ›MakalePaylaşma önce aynen bölme, mümkün değilse satış yoluyla yapılır..
Devamını oku ›