Doğum sürecinde ortaya çıkan her olumsuz sonuç tıbbi hata değildir; sorumluluk, tıbbın kabul edilmiş standartlarından ayrılan bir davranışın zarara yol açmasıyla doğar. Hekimin özen ölçüsü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.506/3 uyarınca benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınarak belirlenir; kuruluş ise m.66 kapsamında ayrıca sorumludur.
Komplikasyon, tıbbın kurallarına uygun davranılmasına rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçtur. Tıbbi hata ise standarttan sapmadır. Ayrım, izlem sıklığı, müdahale zamanlaması ve alternatiflerin değerlendirilmesi üzerinden yapılır.
Komplikasyonun kendisi sorumluluk doğurmasa da, komplikasyonun zamanında fark edilmemesi veya yönetilmemesi ayrı bir kusur türü olarak değerlendirilir. Uygulamada uyuşmazlıkların önemli bölümü bu ikinci noktada yoğunlaşır.
Doğum eyleminin izlenmesine ilişkin kayıtların düzenli ve okunabilir tutulması, bu ayrımın yapılabilmesinin ön koşuludur.
1219 sayılı Kanun m.70, yapılacak her nevi ameliye için hastanın muvafakatinin alınmasını zorunlu kılar ve büyük cerrahi müdahalelerde bu muvafakatin yazılı olmasını arar. Sezaryen bu kapsamda değerlendirilir.
21/7/2025 tarihli değişiklikle muvafakatin elektronik ortamda alınabilmesine imkân tanınmıştır; muvafakat, kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgelerle veya biyometrik yöntemlerle alınabilir. Gebenin ifade edemeyecek durumda olması hâlinde muvafakat şartı aranmayan istisna saklıdır.
Aydınlatma; doğum şekli seçeneklerini, her birinin anne ve bebek yönünden risklerini ve karar için kalan süreyi kapsamalıdır. Eylemin ilerlemiş aşamasında alınan imza, iradenin serbestçe oluştuğunu göstermeyebilir.
Hekim ile hasta arasındaki ilişki kural olarak vekâlet hükümlerine tabidir. 6098 sayılı Kanun m.506/2 sadakat ve özenle yürütme borcunu, m.506/3 ise özenin basiretli vekil ölçüsüne göre belirleneceğini düzenler.
Sağlık kuruluşu, m.66/1 uyarınca çalışanının işin görülmesi sırasında verdiği zarardan sorumludur. m.66/3 ise işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunun ispat edilmemesi hâlinde kuruluşu sorumlu tutar. Nöbet düzeni, ekip yeterliliği ve kan ürünlerine erişim bu kapsamda değerlendirilir.
Sözleşmeye aykırılığa dayanılması hâlinde m.112 gereği borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zarardan sorumludur.
Doğum sırasındaki kusurlu davranış sonucunda anne veya bebekte yaralanma meydana gelmişse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89 uygulanır. Birinci fıkra bakımından ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları, duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, yaşamı tehlikeye sokan bir durum, iyileşme olanağı bulunmayan hastalık ya da bitkisel hayata girme gibi ağır sonuçlar için cezanın artırılmasını öngörür.
3359 sayılı Kanun Ek m.18 uyarınca, muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve soruşturma izni Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir; kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Doğum eylemi izlem çizelgesi, kardiyotokografi kayıtları, anestezi ve ameliyat notları, hemşire gözlem formları, sevk evrakı ve epikriz temel delillerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 elektronik ortamdaki verileri de belge saymaktadır.
Talep edilebilecek kalemler arasında tedavi ve bakım giderleri, sürekli bakım ihtiyacından doğan zararlar, çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan kayıplar ve manevi tazminat bulunur. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25, kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırıda tespit, önleme ve tazminat istemlerini ayrıca güvence altına alır.
Haksız fiile dayanılması hâlinde 6098 sayılı Kanun m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıllık süre işler. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa bu süre uygulanır.
Bebek yönünden doğan istemler bakımından küçüğün ergin olmasına kadar geçen sürede zamanaşımının işleyişi ayrıca değerlendirilir. Kamu hastanesinde gerçekleşen olaylarda uyuşmazlık idari yargıda tam yargı davası olarak görülür; özel kuruluşlarda ise genel mahkemeler veya tüketici yargılaması gündeme gelir.
Komplikasyon, kurallara uygun davranılmasına rağmen ortaya çıkabilen sonuçtur; tıbbi hata ise standarttan sapmadır. Komplikasyonun zamanında fark edilmemesi veya yönetilmemesi ayrıca kusur oluşturabilir.
1219 sayılı Kanun m.70, büyük cerrahi müdahaleler için muvafakatin yazılı olmasını arar. 2025 değişikliğiyle muvafakat elektronik ortamda da alınabilir; ifade edemeyecek durumda olan hastada istisna saklıdır.
Evet. 6098 sayılı Kanun m.66/1 uyarınca adam çalıştıran, çalışanının işin görülmesi sırasında verdiği zarardan sorumludur. m.66/3 ise işletme çalışma düzeninin elverişliliğini ispat yükünü kuruluşa yükler.
Doğum eylemi izlem çizelgesi, kardiyotokografi kayıtları, anestezi ve ameliyat notları, hemşire gözlem formları ile epikriz talep edilmelidir. Bu belgeler 6100 sayılı Kanun m.199 anlamında delildir.
Yaralama sonucu doğmuşsa 5237 sayılı Kanun m.89 uygulanır. 3359 sayılı Kanun Ek m.18 uyarınca soruşturma izni Mesleki Sorumluluk Kurulundan alınır ve kurul kararına Ankara Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilebilir.
Tıbbi hata, hasta hakları ve sağlık mevzuatına ilişkin süreçlerde değerlendirme için bize ulaşın.
Tıbbi hataya dayalı tazminat davasında usul ve deliller.
Devamını oku ›MakaleKusur ve illiyet bağının tespitinde bilirkişi raporu.
Devamını oku ›MakaleEnfeksiyon kontrolü ve işletme çalışma düzeni savunması.
Devamını oku ›