Hastane enfeksiyonu her hâlde tazminat sorumluluğu doğurmaz; belirleyici olan, kuruluşun enfeksiyon kontrol yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.66/3 uyarınca bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.
Her invaziv işlem belirli bir enfeksiyon riski taşır. Bu riskin gerçekleşmesi tek başına kusur göstergesi değildir. Sorumluluk, sterilizasyon, izolasyon, el hijyeni, cihaz bakımı ve personel eğitimi gibi önlemlerdeki eksikliklerden doğar.
Ayrım pratikte üç soruda toplanır: enfeksiyon kontrol programı fiilen uygulanmış mıdır, sürveyans kayıtları düzenli tutulmuş mudur ve etken mikroorganizma kuruluş kaynaklı mıdır. Bu soruların yanıtı kusur değerlendirmesini belirler.
Hastanın altta yatan hastalıkları ve bağışıklık durumu, zararın kapsamı ile illiyet bağının değerlendirilmesinde dikkate alınır.
6098 sayılı Kanun m.66/1, adam çalıştıranın, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler. İkinci fıkra, seçme, talimat verme, gözetim ve denetimde gerekli özenin gösterildiğinin ispatı hâlinde sorumluluğun kalkacağını öngörür.
Üçüncü fıkra ise sağlık kuruluşları bakımından belirleyicidir: işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğu ispat edilmedikçe, faaliyet dolayısıyla sebep olunan zarar giderilmelidir. İspat yükü kuruluşun üzerindedir.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir.
Hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki ilişki sözleşmeye dayanır. 6098 sayılı Kanun m.112, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlü olduğunu belirtir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.13, taraflarca kararlaştırılmış ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan hizmeti ayıplı sayar. Hijyen ve enfeksiyon kontrolü, sağlık hizmetinin objektif olarak taşıması gereken asgari özelliklerindendir.
m.15 uyarınca ayıplı hizmette tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, ücretsiz onarım, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini seçebilir ve bunlarla birlikte tazminat da isteyebilir.
Kamu sağlık kuruluşlarında ortaya çıkan enfeksiyonlar, hizmet kusuru esasına göre değerlendirilir ve uyuşmazlık idari yargıda tam yargı davası biçiminde görülür. Hizmetin geç, kötü veya hiç işlememesi kusurun görünüm biçimleridir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek m.18, kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarına idare tarafından ödenen tazminattan dolayı rücu edilip edilmeyeceğine Mesleki Sorumluluk Kurulunun bir yıl içinde karar vereceğini düzenler.
Aynı maddeye 21/2/2024 tarihinde eklenen fıkra, idarenin ödediği tazminat bakımından zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan sağlık meslek mensubunun yerine geçerek talebini sigorta şirketine yöneltmesini öngörür.
Enfeksiyon kontrol komitesi tutanakları, sürveyans verileri, kültür ve antibiyogram sonuçları, sterilizasyon kayıtları ile ameliyat notları temel delillerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 elektronik ortamdaki verileri de belge saymaktadır.
Bu kayıtların çoğu davalı kuruluşun elindedir. Bu nedenle dava açılmadan önce delil tespiti istenmesi ve tıbbi kayıtların eksiksiz talep edilmesi önem taşır.
Haksız fiile dayalı istemlerde 6098 sayılı Kanun m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıllık süre uygulanır. Sözleşmeye aykırılığa dayanılması hâlinde süreler farklılaşabilir.
Hastane enfeksiyonu yalnızca hastaları değil sağlık çalışanlarını da etkiler. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4, işverenin mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri almasını, organizasyonu yapmasını ve risk değerlendirmesi yapmasını veya yaptırmasını emreder.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınmasının işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını; dördüncü fıkrası ise iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetinin çalışanlara yansıtılamayacağını belirtir.
Hayır. Belirleyici olan, kuruluşun enfeksiyon kontrol yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir. 6098 sayılı Kanun m.66/3 uyarınca çalışma düzeninin elverişli olduğunu ispat yükü kuruluştadır.
Zarar ve enfeksiyonun varlığı hasta tarafından ortaya konur; ancak işletme çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat yükü kuruluşa aittir. Sözleşmeye dayanılırsa m.112 gereği kusursuzluğu ispat da borçludadır.
Enfeksiyon kontrol komitesi tutanakları, sürveyans kayıtları, kültür ve antibiyogram sonuçları, sterilizasyon ve cihaz bakım kayıtları ile ameliyat notları talep edilmelidir.
Hizmet kusuru esasına dayalı tam yargı davası idari yargıda açılır. Personele rücu bakımından 3359 sayılı Kanun Ek m.18 uyarınca Mesleki Sorumluluk Kurulu bir yıl içinde karar verir.
Ek tedavi giderleri, uzayan iyileşme süresine bağlı kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan zararlar ve manevi tazminat istenebilir. Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir.
Tıbbi hata, hasta hakları ve sağlık mevzuatına ilişkin süreçlerde değerlendirme için bize ulaşın.
Kuruluşun kendi kusuru ve çalışanının fiilinden sorumluluğu.
Devamını oku ›MakaleAyıplı cihaz, bakım eksikliği ve tehlike sorumluluğu.
Devamını oku ›MakaleKusur ve illiyet bağının tespitinde bilirkişi raporunun rolü.
Devamını oku ›