Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Devre Tatil ve Tüketici Hakları

Devre tatil sözleşmeleri, tüketicinin baskı altında imzalayabildiği işlemler olduğundan özel koruyucu hükümlere tabidir. Cayma hakkı bu alanda kritik öneme sahiptir.

Devre Tatil Sözleşmesi Nedir?

Devre tatil sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmedir (TKHK m.50). Tüketicinin korunması için özel kurallar öngörülmüştür.

Devre tatil, çoğunlukla kişisel hak doğuran bir sözleşme ilişkisidir ve tüketici mevzuatına tabidir.

Ön Bilgilendirme ve Cayma Hakkı

Tüketici, devre tatil sözleşmesinden on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilir. Satıcı, sözleşme öncesi ön bilgilendirme yapmak ve sözleşmeyi yazılı düzenlemekle yükümlüdür.

Ön bilgilendirme yapılmaması, cayma süresini tüketici lehine etkiler.

Ön Ödeme Yasağı

Cayma hakkı süresi içinde tüketiciden herhangi bir ad altında ödeme yapması veya borç altına girmesi istenemez. Bu yasak, tüketicinin cayma hakkını serbestçe kullanabilmesini güvence altına alır.

Devre tatil sözleşmesiyle sağlanan hakkın şahsi veya ayni olması, kanun hükümlerinin uygulanmasını engellemez; ancak Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki devre mülk hakkı hariç, tüketicilerle mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil sözleşmesi kurulamaz (TKHK m.50/2).

Görevli Mahkeme ve Tüketici Hakem Heyeti

Devre tatil sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar (6502 sayılı Kanun m.73). Yetkili mahkeme, tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi olabileceği gibi genel kurallara göre davalının yerleşim yeri mahkemesi de olabilir. Tüketiciye tanınan bu seçimlik yetki, hak aramayı kolaylaştırma amacı taşır ve aksi yöndeki sözleşme hükümleriyle daraltılamaz. Tüketici mahkemelerinde açılan davaların harçtan bağışık tutulmasına ilişkin özel düzenleme de başvuru maliyetini azaltır.

Uyuşmazlığın değeri, her yıl yeniden belirlenen parasal sınırın altında kalıyorsa başvurunun tüketici hakem heyetine yapılması gerekir (6502 sayılı Kanun m.68). Hakem heyeti kararları tarafları bağlar ve icra edilebilir niteliktedir; karara karşı süresi içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir ve mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar ise doğrudan tüketici mahkemesinde görülür. Başvurunun yanlış mercie yapılması zaman kaybına yol açtığından, talep tutarı ve uyuşmazlığın kapsamı baştan doğru belirlenmelidir. Başvuru tarihinin belgelenmesi, sonraki aşamalarda süre tartışmalarını önler.

Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A). Bu koşul yerine getirilmeden açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir ve yeniden dava açılması gerekir. Buna karşılık tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar ve ihtiyati tedbir talepleri arabuluculuk zorunluluğunun dışında tutulmuştur. Karşı taraf görüşmeye katılmazsa süreç tamamlanmış sayılır ve dava yolu açılır; katılmayan taraf yargılama gideri bakımından olumsuz sonuçla karşılaşabilir; ancak bu yaptırım tüketici aleyhine uygulanmaz (6502 sayılı Kanun m.73/A/2).

Devre tatilde arabuluculuk; cayma bildiriminin geçerliliği, ödenen bedelin iadesi ve ön bilgilendirme eksikliği gibi başlıkların hızla ele alınmasına imkân verir. Görüşmelere sözleşme, ödeme belgeleri, cayma bildirimi ve tebligata ilişkin kayıtlarla katılmak gerekir; kredi kullanılmışsa bağlı kredi ilişkisine dair belgeler de sunulmalıdır. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge, koşulları varsa ilam niteliğinde sayılır ve doğrudan icraya konulabilir. Anlaşma olmazsa, son tutanak eklenerek süresi içinde tüketici mahkemesinde dava açılır. Dava dilekçesine son tutanağın eklenmemesi, davanın usulden reddine yol açabilir.

Mevzuat DayanağıDevre tatil sözleşmeleri 6502 sayılı TKHK m.50 ve Devre Tatil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. On dört günlük cayma hakkı, ön bilgilendirme yükümlülüğü ve cayma süresi içinde ön ödeme yasağı bu mevzuatta yer alır. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki devre mülk hariç, tüketicilerle mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil sözleşmesi kurulamaz (m.50/2).

Sıkça Sorulan Sorular

Devre tatilde cayma hakkı var mı?

Evet. Tüketici, devre tatil sözleşmesinden on dört gün içinde gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilir.

Cayma süresinde ödeme istenebilir mi?

Hayır. Cayma hakkı süresi içinde tüketiciden hiçbir ad altında ödeme veya borçlanma istenemez.

Devre tatil ile devre mülk aynı mı?

Hayır. Devre mülk, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kurulan ve mülkiyet payına bağlı ayni bir haktır; devre tatil ise kural olarak sözleşmesel bir ilişkidir. Devre mülk dışında tüketicilerle mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil sözleşmesi kurulamaz (TKHK m.50/2).

Tüketici haklarınızı sonuna kadar kullanın

Ayıplı mal ve hizmet, cayma hakkı, kredi ve abonelik uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinizi CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yürütüyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar