İşçi, izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına 2 iş günü, bir ay içinde 2 defa tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda 3 iş günü işe gelmezse işveren sözleşmeyi bildirimsiz feshedebilir (İş K. m.25/II-g). Bu hak, devamsızlığın öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü içinde kullanılmalıdır (İş K. m.26).
İş Kanunu m.25/II-g uyarınca işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü veya bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi, işverene bildirimsiz fesih hakkı verir.
Kanundaki “bir ay” ifadesinin nasıl hesaplanacağı tartışmalıdır: bir görüş takvim ayını, diğer görüş ilk devamsızlık gününden başlayan bir aylık dönemi esas alır. Bu nedenle devamsızlık günlerinin tarihleriyle birlikte ayrı ayrı kayda geçirilmesi önemlidir.
Yarım gün işe gelmeme veya geç gelme, kural olarak tam iş günü devamsızlık sayılmaz. Bu davranışlar m.25/II-g yerine, koşulları varsa geçerli fesih sebebi olarak değerlendirilebilir.
Kanun yalnız izinsiz ve haklı sebebe dayanmayan devamsızlığı fesih sebebi saymıştır (İş K. m.25/II-g). Hastalık raporu, ani ve belgelenebilir bir aile olayı veya kanuni izin kullanımı gibi hâllerde devamsızlık haklı sebebe dayanır.
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir ve bu nedenle çalışmadığı için sözleşmesi feshedilemez (İş K. m.34). Bu durumda işe gelmemek devamsızlık sayılmaz.
Hastalık hâllerinde ayrıca İş K. m.25/I uygulanır: işçinin kendi kastı veya düzensiz yaşayışından doğmayan hastalıklarda işverenin bildirimsiz fesih hakkı, bildirim sürelerinin altı hafta aşılmasından sonra doğar.
İş K. m.26 uyarınca ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hâllere dayanan fesih yetkisi, işverenin durumu öğrendiği günden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz.
Devamsızlık m.25/II kapsamında düzenlendiğinden bu hak düşürücü süreye tabidir. Kesintisiz devam eden devamsızlıkta sürenin, devamsızlığın sona erdiği veya işverenin durumu kesin olarak öğrendiği tarihten başlatılması uygulamada tartışılır; güvenli yol, fesih kararının kısa sürede verilmesidir.
Altı iş günlük süre kaçırılırsa aynı devamsızlığa dayanarak haklı fesih yapılamaz. Bu durumda yapılan fesih haksız sayılabilir ve işçi kıdem ile ihbar tazminatına hak kazanabilir.
Kıdem tazminatı, işveren tarafından İş K. m.25/II’ye karşılık gelen ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hâlleri dışında yapılan fesihlerde ödenir (1475 sayılı Kanun m.14). Devamsızlık bu bent kapsamında olduğundan, fesih haklıysa kıdem tazminatı ödenmez.
Fesih bildirim süresi beklenmeksizin yapıldığından ihbar tazminatı da ödenmez (İş K. m.25). Buna karşılık işçinin ödenmemiş ücreti, fazla mesaisi ve kullanılmamış yıllık izin ücreti gibi alacakları fesih türünden bağımsız olarak ödenmelidir.
İşçi, feshin kanundaki sebeplere uymadığını ileri sürerek yargı yoluna başvurabilir (İş K. m.25 son fıkra). İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır (İş K. m.20).
Davranış veya verim nedeniyle geçerli fesihte işçinin savunmasının alınması zorunludur; ancak İş K. m.19, işverenin m.25/II şartlarına uygun fesih hakkını bu zorunluluğun dışında tutar. Yine de savunma istenmesi, devamsızlığın haklı sebebe dayanıp dayanmadığının anlaşılması için yararlıdır.
Devamsızlığın ispatı işverene aittir. Uygulamada her devamsızlık günü için iki tanıklı devamsızlık tutanağı düzenlenmesi, puantaj kayıtları ve işçiye gönderilen yazılı işe davet ihtarı delil olarak kullanılır.
Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve devamsızlık günleri tarihleriyle belirtilmelidir. Fesih sebebinin açıkça yazılması, olası bir davada işverenin sonradan başka bir sebep ileri sürmesinin önüne geçer.
İşverenin en sık hatası, devamsızlık tutanaklarını geriye dönük ve toplu düzenlemesidir. Tutanakların her gün için ayrı düzenlenmemesi, ispat değerini zayıflatır.
İkinci hata, işçinin rapor veya mazeretini araştırmadan fesih yapmaktır. Devamsızlık haklı bir sebebe dayanıyorsa fesih haksız sayılır ve kıdem ile ihbar tazminatı gündeme gelir.
İşçi açısından ise en sık hata, ücret gecikmesi gibi haklı sebeplerle işe gitmemeyi yazılı olarak bildirmemektir. İş görmekten kaçınma hakkı kullanılıyorsa, bunun işverene yazılı olarak ve gerekçesiyle bildirilmesi ispat kolaylığı sağlar (İş K. m.34).
İzinsiz ve haklı sebep olmadan ardı ardına 2 iş günü veya bir ayda 3 iş günü devamsızlık bildirimsiz fesih sebebidir (İş K. m.25/II-g).
Fesih haklıysa kıdem tazminatı ödenmez (1475 sayılı Kanun m.14).
Haklı fesihte bildirim süresi beklenmediğinden ihbar tazminatı ödenmez (İş K. m.25).
Öğrendiği günden itibaren altı iş günü içinde (İş K. m.26).
Ücret yirmi gün içinde ödenmemişse iş görmekten kaçınabilirsiniz ve bu nedenle sözleşmeniz feshedilemez (İş K. m.34).
m.25/II’ye uygun haklı fesihte savunma zorunlu değildir (İş K. m.19); ancak alınması önerilir.
Hayır, haklı sebebe dayanan devamsızlık fesih sebebi değildir (İş K. m.25/II-g).
Evet, feshin kanundaki sebebe uymadığını ileri sürerek yargı yoluna başvurabilirsiniz (İş K. m.25).
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır (İş K. m.20).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İşverenin haklı nedenle derhal feshi, ahlak ve iyi niyet kurallarına.
Devamını oku ›MakaleHaklı, geçerli ve haksız fesih ayrımı: kıdem ile ihbar tazminatı.
Devamını oku ›Makaleİşçinin devamsızlığı, izinsiz ve haklı sebep olmaksızın işe gelmeme.
Devamını oku ›