Kira başlangıcında alınan depozito (güvence bedeli), sözleşme sona erdiğinde kural olarak kiracıya iade edilmelidir. İade konusunda sık sık uyuşmazlık yaşanır.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedeli, üç aylık kira bedelini aşamaz. Depozito, bankada kiracı adına vadeli hesapta tutulabilir.
Kira ilişkisi sona erdiğinde ve taşınmaz hasarsız teslim edildiğinde depozito iade edilir. Kiraya veren, dava veya takip açmadığını bildirirse banka depozitoyu kiracıya öder.
Kiracıdan kaynaklanan hasar veya ödenmeyen kira/aidat borçları varsa, bunlar belgelenmek kaydıyla depozitodan mahsup edilebilir.
Güvence bedeli para veya kıymetli evrak ise kiracı, bunu kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere bir bankaya yatırabilir. Banka, güvenceyi ancak iki tarafın onayı veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla öder.
Kiraya veren, kira ilişkisinin sona ermesini izleyen makul sürede dava veya icra takibi açmadığını bildirirse banka depozitoyu kiracıya iade eder. Kiracıdan kaynaklanan hasar ve ödenmemiş kira/aidat borçları belgelenmek kaydıyla depozitodan düşülebilir.
Uygulamada ilk adım, tahliye sırasında taşınmazın durumunu gösteren bir teslim tutanağının iki taraf imzasıyla düzenlenmesidir. Ardından kiraya verene yazılı bildirim ya da ihtarname gönderilerek güvence bedelinin iadesi istenir. Güvence bankada tutuluyorsa, Türk Borçlar Kanunu m.342/3 uyarınca kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı sözleşmeyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.
Anlaşma sağlanamazsa dava aşamasından önce arabuluculuk gündeme gelir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı saymıştır. Depozitonun iadesi talebi de kira ilişkisinden doğduğundan bu kapsamdadır. Aynı Kanunun m.18/A hükmü uyarınca, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmezse, mahkemece verilecek bir haftalık kesin süreye rağmen sunulmaması hâlinde dava usulden reddedilir.
Görev bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4/1-a belirleyicidir. Bu hükme göre sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalara bakar. Depozitonun iadesi bir kira alacağı uyuşmazlığı olduğundan görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkide ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6'daki genel kural uygulanır ve davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Zamanaşımı yönünden, kanunda özel bir süre öngörülmediği için Türk Borçlar Kanunu m.146'daki on yıllık genel zamanaşımı uygulanır; bu süre kural olarak alacağın muaccel olduğu, yani kira ilişkisinin sona erip iade borcunun doğduğu andan itibaren işlemeye başlar. Bununla birlikte arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur. Kesinti iddiasında bulunan kiraya verenin, hasar ve ödenmemiş borçları belgelemesi beklenir; bu nedenle tarafların ödeme belgelerini ve teslim tutanağını saklaması önemlidir.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedeli, üç aylık kira bedelini aşamaz. Bu sınır 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.342'de düzenlenmiştir. Güvence para veya kıymetli evrak olarak veriliyorsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere bunu bir bankaya yatırabilir. Sınırın üzerinde kararlaştırılan güvence, aşan kısım bakımından kiracıyı bağlamaz.
Depozito, kira ilişkisi sona erip taşınmaz hasarsız biçimde teslim edildiğinde iade edilir. Güvence bankaya yatırılmışsa ve kiraya veren, sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya icra takibine giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Bu usul Türk Borçlar Kanunu m.342'de düzenlenmiştir.
Kiraya veren, ancak kiracıdan kaynaklanan hasarlar ile ödenmemiş kira ve aidat borçlarını belgelemek kaydıyla depozitodan mahsup edebilir. Olağan kullanımdan doğan yıpranma kiracıya yüklenemez. Güvence bankada tutuluyorsa kesinti tek taraflı yapılamaz; tarafların rızası ya da kesinleşmiş mahkeme kararı veya icra takibi gerekir.
Kira tespiti, tahliye, depozito ve sözleşme süreçlerinde ister kiracı ister ev sahibi olun CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim, bize ulaşın.
Konut ve çatı işyeri kiralarında kiraya verenin hapis hakkını hangi eşyalar üzerinde kullanabildiği ve sınırları incelenir.
Devamını oku ›MakaleKira tespit davalarında mahkemenin uygun kira bedelini belirlerken emsal taşınmazların kira değerlerini nasıl araştırdığı anlatılır.
Devamını oku ›MakaleTasarım tanımı, tescilli/tescilsiz tasarım ve tasarım davaları.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile patent, faydalı model ve tasarım hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleSMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›