Yemin, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklarda başvurulan kesin delildir. Bir vakıayı ispat yükü altında olan taraf, başka delili yoksa karşı tarafa yemin teklif edebilir. Yeminin eda edilmesi veya edilmemesi hâkimi bağlar; bu yönüyle yemin, takdiri delil olan tanık beyanından ayrılır.
Yemin, ispat yükü kendisinde olan tarafın diğer delilleri tükendiğinde başvurduğu son çaredir; delil listesinde yemin deliline dayanılmış olması gerekir.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konularda (kamu düzenine ilişkin hususlar) yemin teklif edilemez.
Yemin, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak somut bir vakıaya ilişkin olmalıdır; hukuki nitelendirme yemine konu edilemez.
Yeminin metni mahkemece belirlenir ve taraflara okunur; vakıanın açık ve tek anlamlı biçimde ifade edilmesi gerekir.
Yemin teklif edilen taraf yemini eda ederse, yemin konusu vakıa ispatlanmış sayılır ve teklif eden aleyhine sonuç doğar.
Yemin edilmesinden kaçınılırsa vakıa, teklif eden lehine ispatlanmış sayılır. Bu kesinlik nedeniyle yemin teklifi dikkatle değerlendirilmelidir.
Yemin, kesin delillerdendir; usulüne uygun eda edilen yemin, hâkimi bağlar ve aksi başka delille ispatlanamaz. Bu nedenle yemin teklifi son çare niteliğinde bir ispat aracıdır ve dikkatle kullanılmalıdır.
Yemin ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda ve ispat yükü kendisine düşen tarafın karşı tarafa teklifiyle gündeme gelir. Kamu düzenine ilişkin konularda yemin teklif edilemez.
Kendisine yemin teklif edilen taraf yemini ya eda eder, ya reddeder, ya da karşı tarafa iade eder. Yemin iade edilebilecek hâllerde iade hakkı kullanılmazsa bu hak düşer.
Yemin için davet edilen tarafın mazeretsiz gelmemesi veya gelip de yemin etmemesi hâlinde, yemin konusu vakıa ikrar edilmiş sayılır. Bu ağır sonuç nedeniyle yemin davetiyesinde bu husus açıkça ihtar edilir.
Yemin teklif eden taraf, karşı taraf yemini eda etmeden önce teklifinden dönebilir; eda edildikten sonra dönüş mümkün değildir.
Yemin daveti usulüne uygun tebliğ edilmeli; mazeretsiz gelmeme kaçınma sonucunu doğurabileceğinden tebligat titizlikle incelenmelidir.
Yemin edecek taraf, duruşmada hâkimin huzurunda ve kanunda öngörülen metne uygun biçimde yemin eder. Hastalık veya benzeri engeller nedeniyle mahkemeye gelemeyecek durumdaki kişinin bulunduğu yerde yemini alınabilir.
Tüzel kişiler adına yemin, yetkili organ veya temsilci tarafından eda edilir. Birden fazla kişinin taraf olduğu davalarda yeminin kimlere teklif edileceği ayrıca değerlendirilir.
Yalan yere yemin, ceza hukuku bakımından suç oluşturur ve mahkûmiyet hâlinde yargılamanın iadesi sebebidir.
HMK m. 375 uyarınca lehine karar verilen tarafın karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin ikrar veya yazılı delille sabit olması, yargılamanın iadesi sebeplerindendir.
Yemin teklifi, dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılabilir; teklif edilen vakıanın açık ve tek tek belirtilmesi gerekir. Genel ve soyut ifadelerle yemin teklif edilemez.
Senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hâllerde de yemin delili kural olarak kullanılabilir; ancak senede karşı senetle ispat kuralının uygulandığı durumlarda sınırlamalar gündeme gelir.
Karşı tarafın yemini eda etme ihtimali gerçekçi biçimde değerlendirilmeli; eda hâlinde dava kaybedilecektir.
Yemin, delil listesinde açıkça dayanılmadıysa sonradan ileri sürülmesi tartışmalıdır; liste hazırlanırken yemin deliline de yer verilmelidir.
Tüzel kişilerde yeminin kim tarafından eda edileceği (yetkili temsilci) önceden belirlenmelidir.
Evet; eda edilmesi veya edilmemesi hâkimi bağlar, takdir yetkisi bulunmaz.
Hayır; yalnız tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda mümkündür.
Vakıa, yemin teklif eden taraf lehine ispatlanmış sayılır.
Karşı taraf yemini eda etmeden önce teklif geri alınabilir; edadan sonra mümkün değildir.
Suç oluşturur; ikrar veya yazılı delille sabit olursa yargılamanın iadesi sebebidir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.