Hayır; boşanma kararı verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2) ve eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerindeki hakkı yalnız bu tarihte mevcut edinilmiş malları kapsar (TMK m.236/1). Dava açıldıktan sonra kazanılan gelir ve bu gelirle alınan mal o eşte kalır; dava tarihinde mevcut olan mallar ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235/1).
Eşler arasında mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçilmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202). Bu rejim, edinilmiş mallar ile her eşin kişisel mallarını kapsar (TMK m.218). Mahkemece evliliğin boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi, kararın kesinleştiği gün değil dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2).
Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m.118). Boşanma davası birkaç yıl sürse bile mal rejimi geriye doğru, bu tarihe göre tasfiye edilir. Kural, uzun süren davalarda eşlerin dava sırasında elde ettikleri değerlerin birbirine geçmesini önler.
Bu sonuç ancak boşanma kararı verilirse doğar. Dava reddedilir veya davadan feragat edilirse mal rejimi sona ermez ve dava sırasında alınan mallar edinilmiş mal niteliğini korur. Eşlerden birinin ölümü hâlinde ise mal rejimi ölümle sona erer (TMK m.225/1).
Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir; çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri bunlar arasındadır (TMK m.219). Rejim dava tarihinde sona erdiğinden, bu tarihten sonra alınan maaş, prim ve kira geliri ile bu gelirlerle satın alınan ev veya araç diğer eşin katılma alacağına konu olmaz.
Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır (TMK m.228/1). Örneğin dava açıldıktan altı ay sonra o tarihten sonraki maaşıyla araç alan eşin aracı tasfiyeye girmez. Buna karşılık araç dava tarihinden önce biriktirilmiş edinilmiş parayla alınmışsa, dava tarihinde mevcut olan bu birikim hesaba katılır; malın sonradan alınması dava tarihindeki birikimin tasfiyeye girmesini engellemez.
Dava tarihinden sonra eşlerden birine kalan miras veya yapılan bağış zaten kişisel maldır (TMK m.220); bu değerler hangi tarihte elde edilirse edilsin paylaşılmaz. Kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı için mal rejimi tasfiyesi yazısına bakılabilir.
Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235/1). Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.09.2014 tarihli kararında da katılma alacağı hesabında tasfiye tarihinin dava tarihi değil, tasfiyeye ilişkin davanın karar tarihi olduğu vurgulanmıştır.
Bu nedenle dava tarihinden önce alınmış bir evin dava sürerken kazandığı değer artışı da hesaba yansır. Mal, dava tarihindeki durumuna göre nitelendirilir; değeri ise karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerine göre belirlenir. Her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1).
Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m.231). Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edildiğinden (TMK m.222/3), bir malın davadan sonra veya kişisel parayla alındığını ileri süren eş bunu tapu, banka ve fatura kayıtlarıyla belgelemelidir.
Dava tarihinden önce krediyle alınmış bir ev veya araçta taksitler çoğu zaman dava sırasında da ödenmeye devam eder. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden sonraki ödemelerin ödeyen eşin kişisel borcu olduğunu ve katılma alacağı hesabında bu kısmın düşülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Kararda benimsenen yönteme göre malın karar tarihine en yakın sürüm değeri bulunur; dava tarihinden sonra kalan kredi borcunun toplam krediye oranı bu değerle çarpılır ve çıkan tutar sürüm değerinden düşülür. Kalan kısmın yarısı katılma alacağı olarak belirlenir. Böylece dava açıldıktan sonra taksitleri tek başına ödeyen eşin bu ödemeleri diğer eşle paylaşılmamış olur.
Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine katkıda bulunulmuşsa denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır (TMK m.230/3). Konut kredisi ve ortak borçlara ilişkin diğer ayrıntılar boşanmada konut kredisi ve ortak borçlar yazısında ele alınmıştır.
Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince herhangi bir tarihte diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229). Eklenecek değerler malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m.235/2). Konu edinilmiş mallara eklenecek değerler yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.
Dava açılınca hâkim, eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Ayrıca ailenin ekonomik varlığının korunması gerektiriyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi kaldırılırsa bu durum tapu kütüğüne şerh edilir (TMK m.199).
Tasfiye talebi uygulamada çoğu zaman boşanma davasından ayrı bir davada ileri sürülür. Dava açılırken dava tarihindeki banka bakiyeleri, tapu ve araç kayıtları ile kredi ödeme planları kayıt altına alınmalıdır; çünkü hem malın niteliği hem de borç hesabı bu tarihe göre yapılır.
Hayır; boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinde sona erdiğinden sonradan kendi geliriyle alınan ev katılma alacağına konu olmaz (TMK m.225/2).
Hayır; dava tarihinden sonraki çalışma gelirleri edinilmiş mal hesabına girmez (TMK m.219, m.225/2).
Boşanma kararı verilmediği için mal rejimi sona ermez ve bu mal kural olarak edinilmiş mal niteliğini korur (TMK m.225/2).
Hayır; dava tarihinde mevcut edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235/1).
Yargıtay uygulamasında dava tarihinden sonraki ödemeler ödeyen eşin kişisel borcu sayılır ve katılma alacağı hesabında düşülür.
Son bir yıl içindeki rızasız karşılıksız kazandırmalar ile mal rejimi süresince katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler (bunlarda bir yıl sınırı yoktur) edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229).
Evet; eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirlediği mallar üzerindeki tasarrufu bu eşin rızasına bağlayabilir; taşınmazda bu durumu re'sen tapuya şerh ettirir (TMK m.199).
Dava tarihi, malların edinilme tarihleri ve kredi ödeme planları birlikte incelenerek katılma alacağının kapsamı belirlenebilir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak…
Devamını oku ›MakaleEdinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye hesabı, kişisel mal ayrımı, artık değer ve katılma…
Devamını oku ›Makale4721 sayılı TMK kapsamında boşanma davası süresince alınabilecek geçici önlemler: barınma,…
Devamını oku ›