Borçlu, ödeme emrindeki borcun tamamına değil yalnız bir kısmına itiraz etmek istiyorsa, bunu tebliğden itibaren 7 gün içinde yapmalı ve itiraz ettiği kısmın cihetini ve miktarını açıkça göstermelidir (İİK m.62). Miktar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır; kabul edilen kısım için takip devam eder (İİK m.66).
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazını dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.62). Bu süre kısmi itiraz için de aynıdır.
Kısmi itiraz, borçlunun borcun varlığını tamamen inkâr etmediği; ancak asıl alacağın bir bölümüne, işlemiş faize, faiz oranına veya takip giderlerine karşı çıktığı durumlarda kullanılır. Örneğin borçlu asıl alacağı kabul edip faizin başlangıç tarihine veya oranına itiraz edebilir.
Ödeme emrinde de borcun tamamına veya bir kısmına yönelik itirazın aynı 7 günlük süre içinde bildirilmesi gerektiği ihtar edilir (İİK m.60). Süre, ödeme emrinin tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
İİK m.62 uyarınca borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği kısmın cihetini ve miktarını açıkça göstermek zorundadır; aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Bu, kısmi itirazın en kritik şekil şartıdır.
“Borcun bir kısmına itiraz ediyorum” veya “fazla talep edilmiştir” gibi belirsiz ifadeler, kanunun aradığı açıklığı karşılamaz. Bu durumda takip, sanki hiç itiraz edilmemiş gibi borcun tamamı için kesinleşme riski taşır.
Doğru yöntem, itiraz dilekçesinde kabul edilen ve itiraz edilen kalemleri ayrı ayrı yazmaktır: asıl alacağın ne kadarına, faizin hangi dönemine veya hangi oranına itiraz edildiği rakam ve gerekçeyle belirtilmelidir.
Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; ancak borçlu yalnız bir kısma itiraz etmişse takibe kabul ettiği miktar için devam olunur (İİK m.66). İtiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşmiş olur.
Bu nedenle kısmi itiraz eden borçlu, kabul ettiği kısım için haciz dahil cebri icra işlemleriyle karşılaşabilir. Kabul edilen tutarı ödemek, bu kısım için haciz riskini ortadan kaldırmanın en pratik yoludur.
İtiraz edilen kısım ise alacaklı itirazın iptali davası açana veya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyene kadar durur. Takibin iki parçaya ayrılması, tahsilat ve faiz hesabında dikkat gerektirir.
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67). Bu dava, yalnız itiraz edilen kısım için açılır.
Alacaklının elinde imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylı borç ikrarı içeren bir senet ya da resmi bir belge varsa, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin olarak kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68). Bu süre geçerse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz.
İtirazın iptali süresi kaçırılsa bile alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (İİK m.67). Borçlu açısından ise ödediği fakat borçlu olmadığı kısım için menfi tespit veya istirdat davası imkânı bulunur (İİK m.72).
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazı haksız bulunursa, alacaklının talebiyle hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilir (İİK m.67). Tazminat, itiraz edilen ve haksız çıkan kısım üzerinden hesaplanır.
Kısmi itirazın en önemli avantajı burada ortaya çıkar: borçlu gerçekten borçlu olduğu kısmı kabul ederek o kısım için inkâr tazminatı riskini azaltır. Tamamen haksız bir tam itiraz, tazminatın tüm alacak üzerinden istenmesine yol açabilir.
Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da, borçlunun talebiyle aynı oranda tazminata mahkûm edilebilir (İİK m.67). İcra inkâr tazminatının tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
Önce ödeme emrinin tebliğ tarihini tespit edin ve 7 günlük sürenin son gününü not edin. Ardından ödeme emrindeki asıl alacak, faiz ve gider kalemlerini tek tek karşılaştırarak hangi kalemin hangi tutarına katıldığınızı belirleyin.
İtiraz dilekçesinde “şu tutarı kabul ediyorum, şu tutara şu gerekçeyle itiraz ediyorum” şeklinde net bir ayrım yapın. Senet altındaki imzaya da itirazınız varsa bunu ayrıca ve açıkça yazın; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır (İİK m.62). Yurt içindeki tebligat adresinizi de itirazla birlikte bildirin.
Kabul ettiğiniz kısmı mümkünse ödeyin; aksi hâlde bu kısım için haciz gelebileceğini unutmayın. İtiraz belgesini icra dairesinden alıp saklayın.
Genel haciz yolunda itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür; kısmi itiraz da bu süre içinde yapılmalıdır (İİK m.62).
İtiraz edilen kısmın ciheti ve miktarı açıkça gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır (İİK m.62).
Evet. Asıl alacağı kabul edip işlemiş faizin tutarına, oranına veya başlangıç tarihine itiraz edebilirsiniz; itiraz edilen faiz miktarını açıkça göstermeniz gerekir.
Evet. Takibe kabul edilen miktar için devam olunur; bu kısım için haciz dahil cebri icra işlemleri yapılabilir (İİK m.66).
Evet. İtiraz dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilebilir; sözlü itirazda da miktarın açıkça tutanağa geçirilmesi gerekir (İİK m.62).
İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılabilir (İİK m.67).
İtiraz edilen kısım için itiraz haksız bulunursa, hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata karar verilebilir (İİK m.67).
Evet. Bu durumda o daire masrafı alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir (İİK m.62).
Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir (İİK m.72).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Fatura ve cari hesap alacağında ilamsız takip, 8 günlük fatura.
Devamını oku ›MakaleKredi veya kredi kartı borcu için banka icra takibi başlatınca ne.
Devamını oku ›MakaleKMH borcunda bankanın icra takibi, hesap özetine 1 ay içinde itiraz,.
Devamını oku ›