Avukatlık ücreti, sözleşmeye dayanıyorsa müvekkile karşı ilamsız takiple, karşı tarafa yüklenmişse ilamlı takiple istenir; karşı vekâlet ücreti Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca avukata aittir. Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilirse 1 yıl içinde itirazın iptali davası açılabilir.
Avukatlık ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164/1 uyarınca avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağ veya değerdir. Uygulamada iki ayrı alacak söz konusudur: müvekkille yapılan sözleşmeden doğan ücret ve dava sonunda karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti.
Sözleşme ücreti müvekkilin borcudur ve müvekkile karşı takip edilir. Karşı vekâlet ücreti ise kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenir ve m.164/5 uyarınca avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
Bu ayrım, takip yolunu, muhatabı ve sunulacak belgeyi belirler. Yanlış yol seçilmesi, itiraz ve dava aşamasında zaman kaybına yol açar.
Avukatlık sözleşmesi m.163 uyarınca serbestçe düzenlenir; belli bir hukuki yardımı ve meblağı ya da değeri kapsamalıdır. Yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır.
Dava değerinin belli bir yüzdesi ücret olarak kararlaştırılabilir; ancak bu oran yüzde yirmi beşi aşamaz (m.164/2). Avukatlık asgari ücret tarifesi altında ücret kararlaştırılamaz; tavanı aşan sözleşmeler tavan miktarında geçerlidir (m.163/2).
Ücret kararlaştırılmamışsa, yazılı sözleşme yoksa veya tartışmalıysa, değeri parayla ölçülebilen işlerde tarifenin altında kalmamak koşuluyla davanın kazanılan bölümü için müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında ücret belirlenir (m.164/4).
Sözleşme ücreti genellikle ilamsız takiple istenir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir ve itirazla takip durur (İİK m.62).
Takip, imzası ikrar edilen veya noterce onaylanan borç ikrarını içeren bir belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68). Adi yazılı sözleşmede imza inkâr edilmişse itirazın geçici kaldırılması yolu gündeme gelir (İİK m.68/a).
Aksi hâlde alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açar; itirazın haksızlığına karar verilirse borçlu yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir (İİK m.67).
Mahkeme kararıyla karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti ilamlı takiple istenir. İcra emriyle borçluya 7 gün içinde ödeme yapması, aksi hâlde cebri icraya geçileceği bildirilir (İİK m.32).
Bu ücret avukata ait olduğundan, uygulamada avukat, ilamda müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretini kendi adına takibe koyabilmektedir. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hüküm kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı ise tartışmalı olduğundan takipten önce güncel içtihat kontrol edilmelidir.
Müvekkil ilamı kendisi icraya koyarsa, icra dairesi ilamda adı yazılı avukata icra emriyle aynı zamanda bir bildiri tebliğ eder; bu bildiri tebliğ edilmedikçe icranın sonraki safhalarına geçilemez (m.166/3).
Avukat, m.166/1 uyarınca müvekkil tarafından verilen veya onun adına aldığı para ve diğer kıymetleri, ücret ve gider ödenene kadar alacağı oranında elinde tutabilir. Bu, uygulamada “hapis hakkı” olarak anılır.
Kendi çalışmasıyla müvekkilin kazandığı mallar ve ilam gereğince tahsil edilecek para üzerinde avukatın diğer alacaklılara göre rüçhan hakkı vardır; sıra, vekâletnamenin düzenlenme tarihine göre belirlenir (m.166/2).
İş sahibi birden çok ise her biri ücretten müteselsilen sorumludur; taraflar arasında sulh veya başka bir yolla anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinden müteselsil borçlu sayılır (m.165).
Müvekkil avukatı azlederse m.174/2 uyarınca ücretin tamamı ödenir; ancak azil avukatın kusur veya ihmaline dayanıyorsa ücret ödenmez. Haklı bir sebep olmadan işi takipten vazgeçen avukat ise hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri verir.
Anlaşmaya göre peşin ödenmesi gereken ücret ödenmezse avukat işe başlamak zorunda değildir ve bundan doğan sorumluluk iş sahibine aittir (m.174/3).
Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar TBK m.147/5 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Ücret alacağının takibinde bu sürenin başlangıç anı, işin sona erdiği veya ücretin muaccel olduğu tarihe göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava değerinin yüzdesi olarak kararlaştırılan ücret yüzde yirmi beşi aşamaz (Avukatlık Kanunu m.164/2).
Evet. Yazılı olmayan anlaşmalar genel hükümlere göre ispatlanır (m.163); ücret belirlenmemişse m.164/4’teki yüzde on ile yüzde yirmi aralığı uygulanır.
Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti avukata aittir ve müvekkilin borcu için haczedilemez (m.164/5).
Ödeme emrine tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz edilir (İİK m.62).
Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67).
Evet, ücretin tamamı ödenir; ancak azil avukatın kusur veya ihmaline dayanıyorsa ücret ödenmez (m.174).
Avukat, müvekkil adına aldığı parayı ücret ve gider ödenene kadar alacağı oranında elinde tutabilir (m.166/1).
Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147/5).
Sulh veya anlaşmayla sonuçlanıp takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinden müteselsilen sorumludur (m.165).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, rehinle güvence.
Devamını oku ›MakaleKambiyo senedine dayalı haciz yolunda borçlunun alacaklının.
Devamını oku ›MakaleTakip kesinleştikten sonra borç ödenmiş veya süre verilmişse.
Devamını oku ›