Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm sonuçlarında uzlaşarak evlilik birliğini hızlı ve onurlu biçimde sona erdirmesidir. Doğru hazırlanmış bir protokol ve usulüne uygun yürütülen tek celselik yargılama ile süreç çoğu zaman birkaç haftada tamamlanır. Bu yazıda anlaşmalı boşanmanın şartlarını, protokolde yer alması gereken hususları ve Yargıtay'ın aradığı kriterleri ele alıyoruz.
TMK m.166/3'e göre anlaşmalı boşanma için üç temel şart aranır: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbest olduğuna kanaat getirmesidir.
Bir yıllık süre dolmadan anlaşmalı boşanma mümkün değildir; bu durumda çekişmeli boşanma yoluna gidilir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini koruyacak biçimde protokolde değişiklik yapılmasını da isteyebilir; bu değişiklik taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmedilir.
Protokol, boşanmanın tüm sonuçlarını açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlemelidir. Eksik bir protokol, ileride yeni davaların açılmasına yol açar.
Protokolde bulunması gerekenler: tarafların boşanma iradesi; velayet ve çocukla kişisel ilişki (görüşme) düzeni; çocuk için iştirak nafakası; eşler arası yoksulluk nafakası (varsa miktarı, yoksa karşılıklı feragat); maddi-manevi tazminat durumu; mal paylaşımı ve ev eşyaları; varsa ziynet eşyaları konusundaki anlaşma.
Eşler ortak bir dilekçe ve imzalı protokolle Aile Mahkemesine başvurur. Mahkeme duruşmada her iki eşi de bizzat dinler; iradelerinin özgür olduğunu ve protokolü kabul ettiklerini tutanağa geçirir.
Hâkim protokolü uygun bulursa boşanmaya karar verir. Anlaşmalı boşanma, tek celsede sonuçlanabilen en hızlı boşanma yoludur. Karar kesinleştikten sonra nüfusa işlenir.
Anlaşmalı boşanma; kısa sürmesi, kusur tartışması içermemesi, tarafların özel hayatını yıpratmaması ve maliyetinin düşük olması nedeniyle tercih edilir.
Ayrıca tarafların geleceğe yönelik ilişkilerini (özellikle ortak çocuk varsa) daha az zedeler. Buna karşılık, dengesiz veya eksik hazırlanmış bir protokol uzun vadede mağduriyet doğurabilir.
Protokolde feragat edilen hakların geri alınması çoğu zaman mümkün olmaz; bu nedenle nafaka ve tazminattan feragat gibi maddeler iyi değerlendirilmelidir.
Velayet ve nafaka çocuğun menfaatine ilişkin olduğundan koşullar değişirse sonradan dava konusu yapılabilir. Mal paylaşımının protokolde net düzenlenmesi, ileride katılma alacağı davalarının önüne geçer. Protokolün bir avukat denetiminden geçmesi hak kayıplarını önler.
Dava genellikle tek duruşmada karara bağlanır. Kararın yazılması, tebliği ve kesinleşmesi (istinaf süresinin geçmesi veya feragat) için ek süre gerekir; uygulamada birkaç hafta içinde kesinleşebilir.
Hayır. TMK m.166/3 en az bir yıllık evlilik şartı arar. Bir yıl dolmamışsa ancak çekişmeli boşanma davası açılabilir.
Anlaşmalı boşanmada hâkimin her iki eşi de bizzat dinlemesi şarttır. Taraflardan biri gelmez ya da iradesini teyit etmezse anlaşmalı boşanmaya karar verilemez; dava çekişmeliye dönüşebilir.
Çocuğa ilişkin iştirak nafakası ve eşin yoksulluk nafakası, koşulların değişmesi hâlinde artırım veya azaltım davasıyla yeniden düzenlenebilir.
Boşanma protokolünüzün haklarınızı koruyacak biçimde hazırlanmasını ve sürecin hızlı, sorunsuz tamamlanmasını istiyorsanız CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirip size özel bir yol haritası çıkaralım.
Evlat edinmede aranan yaş farkı, evlilik süresi ve rıza koşulları, küçüğün bakımına ilişkin şartlar ile mahkeme incelemesinin kapsamı ayrıntılı anlatılıyor.
Devamını oku ›MakaleBoşanan veya evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için öngörülen bekleme süresi ve bu sürenin kaldırılması davası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleGörüşme gün ve saatlerinin belirlenmesi.
Devamını oku ›MakaleKoşullar değiştiğinde nafakanın yeniden belirlenmesi.
Devamını oku ›MakaleEdinilmiş mallara katılma ve sözleşmeyle seçilen rejimler.
Devamını oku ›MakaleAile hukuku uyuşmazlıklarına genel bakış.
Devamını oku ›