Aldatma, evlilik birliğinin temelini oluşturan sadakat yükümlülüğünün ağır bir ihlalidir ve kişilik haklarına saldırı oluşturabilir. Bu durumda kusurlu eşten boşanma davasıyla birlikte manevi tazminat talep edilmesi mümkündür.
Evlilik birliğiyle eşler sadakat gösterme, birlikte yaşama ve birbirine yardımcı olma yükümlülüğü altına girer (TMK m.185). Aldatma, bu sadakat yükümlülüğünün açık biçimde çiğnenmesi anlamına gelir ve zina özel boşanma sebebi olarak da düzenlenmiştir (TMK m.161).
Sadakatsizlik yalnızca boşanma sebebi değil, aynı zamanda diğer eşin onur ve saygınlığına yönelik bir saldırıdır. Bu nedenle boşanmaya yol açan olaylar, manevi tazminatın da hukuki temelini oluşturur.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan kusursuz veya daha az kusurlu taraf, manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174/2). Tazminata hükmedilebilmesi için karşı tarafın kusurlu, talep edenin ise kusursuz ya da daha az kusurlu olması aranır.
Hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını ve saldırının niteliğini dikkate alarak uygun bir miktar belirler. Manevi tazminat, çekilen elem ve üzüntünün bir ölçüde giderilmesini amaçlar; zenginleşme aracı değildir.
Aldatan eşe karşı dava TMK m.174/2 çerçevesinde açılırken, birlikte olunan üçüncü kişiye karşı talep TBK m.58 kapsamında kişilik hakkı ihlaline dayandırılır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik yaklaşımında, üçüncü kişinin kural olarak evlilik birliğinin tarafı olmadığı ve sadakat yükümlülüğünün yalnızca eşler arasında geçerli olduğu vurgulanmaktadır.
Bu içtihadî çizgi nedeniyle üçüncü kişiye karşı açılan manevi tazminat davaları çoğu zaman reddedilmekte; sorumluluğun esas olarak sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe ait olduğu kabul edilmektedir. Somut olayın özellikleri değerlendirmeyi etkileyebileceğinden hukuki destek almak yerinde olur.
Manevi tazminatın kanuni dayanağı TMK m.174'ün ikinci fıkrasıdır: boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Hüküm üç unsuru birlikte arar.
Birinci unsur, zararın boşanmaya sebep olan olaylardan doğmuş olmasıdır; evlilik dışında kalan ve boşanmayla ilgisi bulunmayan olaylar bu maddeye değil genel hükümlere göre değerlendirilir. İkinci unsur, talep edenin kişilik hakkının saldırıya uğramış olmasıdır. Üçüncü unsur ise karşı tarafın kusurudur; kusursuz eşten bu madde uyarınca manevi tazminat istenemez.
Maddenin birinci fıkrasındaki maddi tazminattan farkı da buradadır. Maddi tazminatta mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir; ölçüt menfaat zedelenmesidir. Manevi tazminatta ise ölçüt kişilik hakkına yönelen saldırıdır ve talep edenin daha az kusurlu olması değil, karşı tarafın kusurlu olması aranır.
Kesin bir tutar yoktur; hâkim tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile kusurun ağırlığını dikkate alarak hakkaniyete uygun bir miktar belirler.
Tanık beyanı, mesaj kayıtları, fotoğraf gibi hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispat mümkündür; hukuka aykırı yollarla toplanan deliller değerlendirmede sorun yaratabilir.
İstenebilir ancak Yargıtay yerleşik içtihadında üçüncü kişinin sadakat yükümlülüğünün tarafı olmadığını kabul ettiğinden bu davalar çoğunlukla reddedilmektedir.
TMK m.174'ün ikinci fıkrası, talep eden bakımından kusursuzluk değil kişilik hakkının saldırıya uğramış olmasını arar; ödemekle yükümlü tutulacak tarafın ise kusurlu olması gerekir. Maddi tazminatta ise talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması aranır.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.
Boşanmada Emeklilik İkramiyesinin Paylaşımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleVelayetin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleUluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKadının Evlilikte Önceki Soyadını Kullanması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanma davasında arabuluculuk, aile hukukunun kendine özgü nitelikleri nedeniyle sınırlıdır; hangi uyuşmazlıklarda başvurulabileceği ele alınıyor.
Devamını oku ›MakaleAna-babanın çocuğa ait mallar üzerindeki yönetim yetkisi, sınırları ve hesap verme yükümlülüğü TMK hükümlerine göre anlatılır.
Devamını oku ›