Darp (adli) raporu, yaralanmanın niteliğini ve ağırlığını belgeleyen tıbbi rapordur ve kasten yaralama suçunda cezanın belirlenmesinde temel delildir (TCK m.86, 87). Yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek düzeydeyse soruşturma şikâyete bağlıdır ve şikâyet, fail öğrenildikten sonra 6 ay içinde yapılmalıdır (TCK m.73).
TCK m.86 uyarınca kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak cezanın hangi fıkraya göre belirleneceği, büyük ölçüde yaralanmanın tıbbi niteliğine bağlıdır.
Rapor; yaranın yerini, boyutunu, türünü, yaşamı tehlikeye sokup sokmadığını, basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğini ve kemik kırığı olup olmadığını tespit eder. Savcılık ve mahkeme bu tespitlere göre suçun şikâyete bağlı olup olmadığını ve cezanın artırılıp artırılmayacağını belirler.
Olaydan günler sonra alınan rapor, yaralanmanın olayla bağlantısı konusunda tartışma doğurabilir. Bu nedenle muayenenin olaydan hemen sonra yapılması, delilin güvenilirliği açısından belirleyicidir.
Uygulamada en yaygın yol, olaydan hemen sonra karakola veya jandarmaya başvurup şikâyette bulunmaktır; kolluk, mağduru adli muayene için bir hastaneye sevk eder. Doğrudan devlet hastanesi veya üniversite hastanesi acil servisine başvurmak da mümkündür; bu durumda hekim olayı adli vaka olarak kayda alır.
Muayenede olayın nasıl gerçekleştiği, darbelerin nereye ve neyle vurulduğu hekime açıkça anlatılmalıdır. Görünmeyen ağrılar, baş dönmesi veya bulantı gibi şikâyetler de belirtilmelidir; gerekirse röntgen veya tomografi istenir.
İlk rapor çoğu zaman “kesin rapor” niteliğinde değildir. Kırık, iç organ yaralanması veya kalıcı iz şüphesi varsa tedavi sonrası kesin rapor düzenlenir; savcılık bu aşamada Adli Tıp Kurumundan da görüş isteyebilir.
TCK m.86/2 uyarınca kasten yaralamanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Suç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Basit tıbbi müdahale kavramı, pansuman, soğuk uygulama veya ağrı kesici gibi hafif tedavilerle geçen yaralanmaları ifade eder. Bu değerlendirme hekime aittir ve rapora açıkça yazılır.
Önemli bir istisna vardır: yaralama üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı, kendini savunamayacak kişiye karşı ya da silahla işlenmişse şikâyet aranmaz ve ceza artırılır (TCK m.86/3). Bu hâllerde rapor hafif olsa bile soruşturma kendiliğinden yürür.
TCK m.87 uyarınca yaralama; duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflamaya, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize veya yaşamı tehlikeye sokan duruma neden olmuşsa ceza bir kat artırılır. Organ işlevinin yitirilmesi veya yüzün sürekli değişikliği gibi daha ağır sonuçlarda ceza iki kat artırılır.
Kemik kırığı veya çıkık hâlinde ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır (TCK m.87/3). Bu nedenle raporda kırığın derecesinin belirtilmesi önemlidir.
“Yüzde sabit iz” gibi tespitler çoğu zaman iyileşme süreci tamamlandıktan sonra yapılabilir. Mağdurun kontrol muayenelerine gitmesi ve kesin raporun alınmasını takip etmesi gerekir.
TCK m.73 uyarınca şikâyete bağlı suçlarda yetkili kişi 6 ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar ve dava zamanaşımı süresini geçemez.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen kasten yaralamada bu süre kritik önemdedir. Rapor alınmış olsa bile şikâyet süresinde yapılmazsa dava açılamaz. Şikâyete bağlı suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi de davayı düşürür (TCK m.73/4).
Şikâyete bağlı olmayan ağır yaralama hâllerinde ise savcılık, suçu öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır. Ancak mağdurun olayı bildirmesi ve raporunu dosyaya sunması soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi için yine önemlidir.
Muayeneyi ertelemeyin ve yaraları muayeneden önce kapatmayın; yaraların fotoğraflarını tarih bilgisiyle çekin. Kıyafetlerde kan veya yırtık varsa bunları yıkamadan saklayın.
Olay yerinde kamera varsa kayıtların silinmemesi için kolluktan veya savcılıktan hızla talepte bulunun. Tanıkların adını ve iletişim bilgilerini not edin; hastane kayıtlarının bir örneğini isteyin.
Raporda eksik veya hatalı tespit olduğunu düşünüyorsanız savcılıktan yeniden muayene veya Adli Tıp Kurumundan görüş alınmasını talep edebilirsiniz. Tedavi giderleri ve iş göremezlik için ayrıca tazminat talebi gündeme gelebilir.
Şart değildir; doğrudan hastane acil servisine başvurulabilir ve hekim olayı adli vaka olarak kaydeder. Uygulamada kolluk sevkiyle rapor alınması da yaygındır.
Kanunda belirli bir gün sayısı yoktur; ancak bulguların kaybolmaması ve olayla bağlantının kurulabilmesi için olaydan hemen sonra alınmalıdır.
Yaralanmanın hafif olduğunu ve suçun kural olarak şikâyete bağlı olduğunu gösterir (TCK m.86/2).
Şikâyete bağlı suçlarda fiil ve faili öğrenmeden itibaren 6 aydır (TCK m.73).
Eşe karşı kasten yaralamada şikâyet aranmaz; soruşturma kendiliğinden yürür ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez (TCK m.86/3).
Evet, kemik kırığı veya çıkıkta ceza, hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır (TCK m.87/3).
Yüzde sabit iz tespit edilirse ceza bir kat artırılır (TCK m.87/1).
Rapor bir delildir; eksik veya hatalı bulunursa savcılıktan ya da mahkemeden yeniden inceleme veya Adli Tıp görüşü istenebilir.
Evet. Her iki taraf da rapor alabilir; karşılıklı yaralamada her tarafın durumu ayrı ayrı değerlendirilir.
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
İhale sürecindeki hukuka aykırılıklarda önce idareye şikâyet, sonra.
Devamını oku ›MakaleGüveni kötüye kullanma suçu: güvenle teslim edilen mal üzerinde.
Devamını oku ›MakaleŞikâyete bağlı suçlarda 6 aylık şikâyet süresi, sürenin fiil ve.
Devamını oku ›