Güveni kötüye kullanma, başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere kendisine teslim edilen malın, bu güvene aykırı biçimde kullanılmasıdır.
Suç; failin zilyetliğine bir güven ilişkisi çerçevesinde bırakılan malı, mülkiyetindeymiş gibi tasarruf etmesi veya teslim amacını inkâr etmesiyle oluşur.
Suçun; meslek ve sanat gereği güven ilişkisi kapsamında ya da ticari faaliyet sebebiyle işlenmesi cezayı artırır.
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şekli şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır; şikâyet süresi altı aydır.
Güveni kötüye kullanmada mal, bir güven ilişkisi çerçevesinde failin zilyetliğine (fiilî hâkimiyetine) bırakılmış olmalıdır. Failin malı mülkiyetindeymiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi veya teslim amacını inkâr etmesi suçu oluşturur.
Suçun; meslek ve sanat gereği ya da ticari veya hizmet ilişkisi kapsamında kendisine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi cezayı artırır. İşçi-işveren ve vekâlet ilişkilerinde sık gündeme gelir.
Suçun temel şekli şikâyete bağlı olup uzlaştırma kapsamındadır. Taraflar arasında hukuki bir uyuşmazlık (alacak-borç) bulunması, fiilin suç değil özel hukuk sorunu olarak değerlendirilmesini gerektirebilir.
Güveni kötüye kullanma suçunda yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Suçun temel şekli şikâyete bağlı olduğundan, mağdur veya suçtan zarar gören fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve geçirilmesi hâlinde soruşturma yapılamaz. Buna karşılık meslek ve sanat, ticaret ya da hizmet ilişkisi kapsamında işlenen nitelikli hâl şikâyete bağlı değildir; savcılık kendiliğinden soruşturma başlatır. Şikâyetin dilekçeyle ya da tutanağa geçirilen sözlü beyanla yapılabileceği, sürenin ise her mağdur bakımından ayrı ayrı işlediği gözetilmelidir.
Dava zamanaşımı, suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre belirlenir ve kural olarak suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Nitelikli hâlde ceza üst sınırının yüksek olması, zamanaşımı süresini de uzatır. Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçlarda davanın düşmesine yol açar; ancak nitelikli hâl bakımından tek başına bu sonucu doğurmaz. Yer bakımından yetki suçun işlendiği yer mahkemesine aittir; malın teslim edildiği ve amaç dışı kullanıldığı yer bu değerlendirmede esas alınır. Uzlaştırma kapsamındaki hâllerde dosyanın soruşturma sırasında uzlaştırma bürosuna gönderilmesi de atlanmaması gereken zorunlu bir aşamadır.
Güveni kötüye kullanmayı hırsızlıktan ayıran ölçüt, zilyetliğin nasıl kurulduğudur. Hırsızlıkta fail, malı zilyedinin rızası olmaksızın bulunduğu yerden alır; güveni kötüye kullanmada ise mal, rızaya dayanan bir güven ilişkisi çerçevesinde faile zaten teslim edilmiştir. Dolandırıcılıkta malın teslimi hileli davranışlarla sağlanmış, yani rıza baştan sakatlanmıştır; güveni kötüye kullanmada teslim geçerli ve dürüst bir ilişkiye dayanır, suç kastının sonradan ortaya çıkması esastır. Bu ayrım, aynı olayda hangi suç tipinin uygulanacağını ve dolayısıyla şikâyet süresi ile zamanaşımını doğrudan etkilediğinden nitelendirmenin baştan doğru yapılması gerekir.
Kamu görevlisinin görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen malı mal edinmesi zimmet suçunu oluşturur ve ayrı hükümlere tabidir. Şirket ortakları ile yöneticiler arasındaki uyuşmazlıklarda ise fiilin suç mu yoksa yalnızca özel hukuk sorunu mu olduğu tartışılır. Taraflar arasında hesap ilişkisi bulunması, ödenmemiş bir alacağın varlığı ya da malın iade edilmemesinin sözleşmeye dayanan bir gerekçesinin olması hâlinde, olayın hukuki uyuşmazlık kabul edilerek beraat kararı verilmesi mümkündür. Bu nedenle soruşturma aşamasında ticari defterler, sözleşmeler ve hesap mutabakatları gibi belgelerin dosyaya kazandırılması, nitelendirme bakımından belirleyici olur.
Güveni kötüye kullanma, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilen başkasına ait mal üzerinde, devir amacı dışında tasarrufta bulunmak ya da devir olgusunu inkâr etmektir. Suç 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.155'te düzenlenmiştir ve temel şekli şikâyete bağlıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde şikâyet süresi altı aydır ve süre, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.155/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Suçun bu şekli aynı zamanda uzlaştırma kapsamındadır.
Suçun; meslek ve sanat gereği, ticaret veya hizmet ilişkisi kapsamında ya da başkasının mallarını yönetme yetkisi çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza artırılır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.155/2'de düzenlenen bu nitelikli hâl, işçi-işveren ve vekâlet ilişkilerinde sıkça gündeme gelir.
İster şüpheli/sanık ister mağdur olun, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkili savunma ve takip için CMY Hukuk & Danışmanlık yanınızda. Dosyanızı değerlendirelim, vakit kaybetmeden bize ulaşın.
6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakalePatent ve faydalı model kavramları, tescil süreci ve patent davaları.
Devamını oku ›MakaleKazanç elde etmek amacıyla mutat meslek ve uğraş halinde faizle ödünç para vermenin TCK m.241 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile patent, faydalı model ve tasarım hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleKamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen mal üzerinde zimmetine geçirme fiilinin TCK m.247 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›