İYUK m. 45 uyarınca vergi mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir; konusu kanundaki parasal sınırı geçmeyen davalarda karar kesindir. Temyiz ise m. 46'da sayılan hâllerde ve üst parasal sınırı aşan davalarda, otuz gün içinde Danıştaya yapılır.
Vergi mahkemesi kararına karşı istinaf; kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılır.
Konusu kanundaki parasal sınırı (her yıl güncellenir) geçmeyen vergi davalarında karar kesindir; istinafa gidilemez. Sınır hesabında dava konusu tutar esas alınır.
İvedi yargılama usulüne tabi işlerde istinaf yolu kapalıdır; bu istisna vergi davalarında dar bir alanda uygulanır.
Bölge idare mahkemesi; kararı hukuka uygun bulursa istinafı reddeder, bulmazsa kaldırıp işin esası hakkında yeniden karar verir.
2026 değişikliğiyle (7589 sayılı Kanun), belirli usul aykırılıklarında — görevsiz mahkemece karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi, bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulması, duruşmasız karar gibi — dosyanın ilk derece mahkemesine kesin olarak geri gönderilmesi kuralları netleştirilmiştir.
İstinafta yeni delil ileri sürülmesi sınırlıdır; ilk derece dosyasının eksiksiz kurulması bu nedenle belirleyicidir.
İYUK m. 46 uyarınca; konusu üst parasal sınırı aşan vergi davaları ile düzenleyici işlemlere karşı davalar gibi sayılı işlerde bölge idare mahkemesi kararları, tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir.
2026 eklemesiyle: bölge idare mahkemesinin, ilk derece kararını kaldırıp yeniden verdiği kararlar da kural olarak temyize açılmıştır; ancak tek hâkimle görülen davalar ve sayılı istisnalar bu imkânın dışındadır.
Temyizde inceleme hukuka uygunlukla sınırlıdır; Danıştay, maddi vakıa denetimi yapmaz.
İstinaf ve temyiz, temyizin şekil ve usulüne tabidir; başvuru kural olarak kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
Vergi davalarının özelliği hatırlanmalıdır: dava açılması tahsilatı durdurur; ancak mükellef aleyhine sonuçlanan kararla birlikte, yargı kararına göre hesaplanan vergi için ödeme süreci başlar. Kanun yolunda yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir.
Teminat karşılığı yürütmenin durdurulması istenebilir; teminatın türü ve tutarı kararda gösterilir.
Başvuru dilekçesi, kararı veren vergi mahkemesine verilir; hitap yanlış olsa bile dosya ilgili mercie gönderilir. Sebeplerin somut yazılması, incelemenin kapsamını belirler.
En sık hatalar: parasal sınır analizi yapılmadan kesin karara karşı başvuru; sürenin gerekçeli kararın değil kısa kararın tebliğinden hesaplanması; harç ve posta eksiklerinin süresinde tamamlanmaması.
Katılma yoluyla başvuru imkânı idari yargıda da tanınmıştır; cevap dilekçesi aşaması kaçırılmamalıdır.
Süreç boyunca tüm tebliğ tarihlerinin ve dilekçe kayıtlarının düzenli bir takvimde izlenmesi, hak kaybını önleyen en basit tedbirdir.
Dava açılırken kanun yolu planı da yapılmalıdır: dava konusu tutar, istinaf ve temyiz sınırlarıyla karşılaştırılmalı; sınır altı işlerde ilk derece aşaması tek şans olarak görülmelidir.
Aynı tarhiyattan doğan vergi ve ceza kalemlerinin ayrı ihbarnamelerle bölünmesi, sınır hesabını etkileyebilir; birleştirme talepleri stratejik değerlendirilmelidir.
Kesin kararlarda olağan yol kapalıdır; ancak koşulları varsa yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına temyiz istisnai imkânlardır.
İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren 30 gündür; başvuru bölge idare mahkemesine yapılır.
Hayır; konusu kanundaki parasal sınırı geçmeyen davalarda vergi mahkemesi kararı kesindir. Sınır her yıl güncellenir.
Üst parasal sınırı aşan davalar ve İYUK m. 46'da sayılan işlerde; süre, tebliğden itibaren 30 gündür.
Kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması kanun yolu merciinden ayrıca istenmelidir.
Kararı veren vergi mahkemesine; dosya, bölge idare mahkemesine veya Danıştaya oradan gönderilir.
İtiraz, uzlaşma ve vergi davası süreçlerinde destek için bize ulaşın.