Boşanma sonrası çocuğun velayeti, üstün yararı gözetilerek belirlenir. Velayet, sonradan değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir.
Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi, temsili ve mallarının yönetimini kapsayan hak ve yükümlülükler bütünüdür. Boşanma veya ayrılık hâlinde hâkim, velayeti hangi tarafa bırakacağına çocuğun üstün yararını esas alarak karar verir (TMK m.182).
Değerlendirmede çocuğun yaşı, sağlığı, eğitim ihtiyaçları, ebeveynlerin ekonomik ve sosyal durumu ile çocukla kurdukları bağ dikkate alınır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve gerektiğinde uzmandan sosyal inceleme raporu istenir.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması düzenlenir (TMK m.323). Bu hak, çocuğun her iki ebeveynle bağını sürdürebilmesi için tanınır ve kural olarak engellenemez.
Kişisel ilişkinin kapsamı; hafta sonları, dini ve resmî bayramlar ile yaz tatili gözetilerek belirlenir. Şartların değişmesi hâlinde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir.
Velayet, kesin hükümle belirlense de değişmez değildir. Velayet hakkının kötüye kullanılması, çocuğun yararına aykırı davranışlar, ebeveynin ölümü veya bakımın gereği gibi sağlanamaması hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir (TMK m.183).
Bu davada da ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme, değişen koşulları ve çocuğun mevcut durumunu inceleyerek karar verir.
Velayete ilişkin taleplerde görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 sayılı Kanun m.4). Velayet, boşanma davası içinde talep edilebileceği gibi bağımsız bir dava konusu da yapılabilir. Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Bu kural velayet talebi bakımından da uygulanır. Yetki itirazının ilk itirazlar arasında ve süresinde ileri sürülmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
Boşanmadan bağımsız açılan velayetin değiştirilmesi davalarında ise genel yetki kuralı uygulanır ve davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Uygulamada çocuğun yerleşim yeri ile davalının yerleşim yeri çoğu zaman örtüştüğünden tartışma azdır; ancak bunların ayrıldığı hâllerde yetki itirazının süresinde ileri sürülüp sürülmediği önem kazanır. Velayet kamu düzenine ilişkin sayıldığından mahkeme çocuğun yararını resen araştırır ve taraf taleplerinin ötesine geçen tedbirler alabilir. Bu kapsamda uzman görüşü alınması, çocuğun dinlenmesi ve gerekli görülen kurumlardan bilgi istenmesi mümkündür.
Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve özellikle çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır (TMK m.169). Bu kapsamda velayetin geçici olarak hangi tarafta kalacağı, kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ve tedbir nafakası belirlenir. Geçici kararlar yargılama sonunda verilecek hükmü bağlamaz; koşullar değiştikçe yeniden düzenlenebilir. Bu esneklik, çocuğun değişen ihtiyaçlarına uyum sağlanmasını amaçlar. Talep hâlinde bu kararlar, yargılamanın her aşamasında yeniden değerlendirilerek değiştirilebilir veya tamamen kaldırılabilir.
Çocuğun yurt dışına çıkarılması, okul değişikliği veya sağlık kararları gibi konularda uyuşmazlık çıkması hâlinde ihtiyati tedbir istenebilir (6100 sayılı Kanun m.389). Tedbir talebinin dayandığı somut olguların ve yaklaşan zararın açıklanması gerekir. Ayrıca velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin, çocuğun eğitimi ve sağlığı hakkında bilgi alma hakkı bulunur; bu bilgilerin verilmemesi hâlinde mahkemeden gerekli düzenlemenin yapılması istenebilir. Bu talepler bağımsız olarak da ileri sürülebilir. Tedbir taleplerinin ayrı bir dilekçeyle ve gecikmeksizin ileri sürülmesi, kararın zamanında alınmasını kolaylaştırır.
Otomatik bir kural yoktur. Küçük yaştaki çocuklarda anne bakımına ağırlık verilse de hâkim her olayda çocuğun üstün yararını değerlendirerek karar verir.
İdrak çağındaki (genellikle sekiz yaş ve üzeri) çocuğun görüşü alınır; ancak bu görüş tek başına bağlayıcı değildir, üstün yarar bütünüyle değerlendirilir.
Evet. Koşulların değişmesi veya velayetin kötüye kullanılması hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi hassas süreçlerde haklarınızı titizlikle koruyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak durumunuzu değerlendirip yol haritanızı birlikte çıkaralım.
Velayetin Değiştirilmesi Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇocukla Kişisel İlişki Kurulması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleNafaka Türleri ve Hesabı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTedbir Nafakası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEvlilik Dışı Çocuğun Soyadı ve Velayeti hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇekişmeli Boşanma Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›