Teminat senedi, bir borcun ya da bir işin ifasını güvenceye almak için verilen ve çoğunlukla bono (emre yazılı senet) biçiminde düzenlenen senettir; şekil unsurlarını taşıyorsa kambiyo senetlerine özgü takibe konabilir. Borçlu, senedin teminat için verildiğini ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine bildirmelidir (İİK m.168).
Teminat senedi, kira, iş, bayilik veya kredi ilişkisi gibi bir temel ilişkiden doğabilecek borçların güvencesi olarak verilir. Kanunda “teminat senedi” adıyla ayrı bir senet türü düzenlenmemiştir; senet genellikle bono olarak düzenlenir ve bu durumda TTK m.778 yollamasıyla poliçeye ilişkin ciro, ödeme, def’i ve zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Teminat senedinin asıl özelliği, taraflar arasında senet bedelinin koşulsuz ödeneceği değil, yalnız temel ilişkide bir borç doğarsa ve o miktarla sınırlı olarak tahsil edileceği yönündeki anlaşmadır. Bu anlaşma senet metnine yazılabileceği gibi ayrı bir sözleşmede de yer alabilir.
Uygulamada sık görülen bir durum, senedin tutar veya vade kısmı boş bırakılarak verilmesidir. TTK m.680’e göre eksik bırakılan senet anlaşmaya aykırı doldurulursa bu iddia kural olarak hamile karşı ileri sürülemez; ancak hamil senedi kötüniyetle veya ağır kusurla edinmişse durum değişir.
Bono unsurlarını taşıyan bir teminat senedi, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konabilir. Bu takipte ödeme emrine göre borçlu borcu 10 gün içinde ödemeli; senedin kambiyo vasfına, imzaya veya borca ilişkin itirazlarını ise 5 gün içinde icra mahkemesine bildirmelidir (İİK m.168).
Borca itiraz satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz (İİK m.169). Mahkeme, itiraz dilekçesine eklenen belgelerden borçlunun haklı olduğu kanısına varırsa takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK m.169/a).
Senet kambiyo senedi niteliği taşımıyorsa, örneğin zorunlu unsurlardan biri eksikse, alacaklı genel haciz yoluyla ilamsız takip yapabilir. Bu takipte borçlu 7 günlük süre içinde icra dairesine itiraz ederek takibi durdurabilir (İİK m.62).
İcra mahkemesi, borca itirazı ancak borcun olmadığı veya sona erdiği resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlanırsa kabul eder (İİK m.169/a). Bu nedenle “senet teminattı” savunması tanık beyanıyla icra mahkemesinde kural olarak ispatlanamaz.
En güçlü delil, senedin üzerine “teminat senedidir” gibi bir kaydın yazılması ya da senedin hangi sözleşmenin teminatı olduğunu gösteren, alacaklının imzasını taşıyan bir sözleşme veya tutanaktır. Uygulamada senet üzerindeki teminat kaydının senedin kambiyo niteliğini tek başına ortadan kaldırmadığı, ancak borçlunun teminat savunmasını kolaylaştırdığı kabul edilmektedir.
Teminat savunması kabul edilse bile bu, borcun hiç olmadığı anlamına gelmez. Alacaklı, temel ilişkiden doğan gerçek alacağını genel hükümlere göre dava yoluyla isteme hakkını korur (İİK m.169/a).
TTK m.687 uyarınca senetten dolayı takip edilen kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasındaki kişisel ilişkilere dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil senedi edinirken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Bu hüküm bonolara TTK m.778 ile uygulanır.
Buna göre “senet teminattı, borç doğmadı” savunması, senedi doğrudan teslim aldığınız kişiye karşı ileri sürülebilir. Senet iyiniyetli bir üçüncü kişiye ciro edilmişse aynı savunma kural olarak o hamile karşı dinlenmez.
Bu risk nedeniyle teminat senedi verirken senedin ciro edilmesini yasaklayan bir kayıt konulması veya teminat amacının açıkça yazılması, uyuşmazlık hâlinde borçlunun konumunu güçlendirir.
İİK m.72 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Takipten sonra açılan davada takip tedbirle durdurulamaz; ancak borçlu yüzde on beşten az olmayan teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Borç ödenmişse dava istirdat davası olarak sürer; takipte ödenen para için ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açılabilir.
Teminat altına alınan temel ilişki borç doğmadan sona ermişse, borçlu senedin kendisine iadesini de talep edebilir. Senet iade edilmeden ilişkiyi kapatmak, ileride takip riskini açık bırakır.
Senet veren taraf, senedin hangi sözleşmenin teminatı olduğunu senet üzerine veya alacaklının imzasını taşıyan ayrı bir belgeye yazdırmalıdır. Tutar ve vade kısmı boş senet vermekten kaçınılmalı, verilen senedin fotokopisi saklanmalıdır.
Temel ilişki sona erdiğinde senedin iadesi yazılı olarak istenmeli, iade tutanakla belgelenmelidir. Ödeme emri tebliğ edilirse 5 günlük süre kaçırılmamalı; itiraz dilekçesine teminat ilişkisini gösteren belgeler eklenmelidir.
Senet alan taraf ise teminat senedinin yalnız gerçekten doğan alacak kadar tahsil edilebileceğini gözetmelidir. Doğmamış bir borç için senedi takibe koymak, icra mahkemesinde yüzde yirmiden az olmayan tazminat sorumluluğu doğurabilir (İİK m.169/a).
Şekil yönünden fark yoktur; fark, taraflar arasında senedin yalnız doğacak borç için güvence olduğu yönündeki anlaşmadadır. Bono unsurlarını taşıyorsa bono hükümlerine tabidir (TTK m.778).
Evet, bono unsurlarını taşıyorsa kambiyo senetlerine özgü takibe konabilir; borçlu teminat savunmasını itirazla ileri sürer (İİK m.168).
Kambiyo senedine dayalı takipte borca ve imzaya itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gündür (İİK m.168).
İcra mahkemesinde kural olarak hayır; resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge gerekir (İİK m.169/a). Genel mahkemedeki menfi tespit davasında ispat genel hükümlere tabidir.
İyiniyetli hamile karşı kural olarak yapılamaz; hamil bile bile borçlunun zararına hareket ettiyse yapılabilir (TTK m.687).
Anlaşmaya aykırı doldurma, senedi kötüniyetle veya ağır kusurla edinmemiş hamile karşı ileri sürülemez (TTK m.680).
Takipten önce açılan davada alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takip durdurulabilir (İİK m.72).
Bono düzenleyenine karşı senetten doğan istemler vadeden itibaren 3 yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.749 ve m.778).
Evet. Temel ilişki borç doğmadan sona ermişse senedin iadesi istenebilir; iade edilmezse menfi tespit davası gündeme gelir (İİK m.72).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Fatura ve cari hesap alacağında ilamsız takip, 8 günlük fatura.
Devamını oku ›MakaleBorçlunun icra takibi öncesinde veya sırasında açtığı menfi tespit.
Devamını oku ›MakaleBonoyla genel haciz yoluyla takipte 7 günlük itiraz, itirazın.
Devamını oku ›